Araç Değer Kaybının Hesaplanma Yöntemi


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/11236
2019/4760
2019-04-15





Özet:

  • Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın hesaplama yapılarak sağlanmıştır.
  • Bilirkişi raporunda belirtilen yöntemle değer kaybının tespit olunduğu rapora dayalı olarak hüküm kurulamaz.
  • Aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalı tarafın savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık konusunda uzman farklı bir bilirkişiden yeni bir rapor alınması ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.

-K A R A R-

Davacı vekili, 02.06.2011 tarihinde, müvekkilinin idaresindeki motorsiklet ile davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu müvekkilinin ağır derecede yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; davalı işleten Osman vekilinin süresinde açtığı karşı davasında aynı kaza nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan 8.000,00 TL'lik değer kaybının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline; davalı sürücü Şenay vekilinin süresinde açtığı karşı davasında aynı kaza nedeniyle müvekkilinin yaralanması ve psikolojisinin bozulması nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Taraf vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davanın kısmen kabulü ile 322,71 TL maddi tazminatın tüm davalılardan ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Osman ve Şenay'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davalı-karşı davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile 6.450,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline; davalı-karşı davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL’ye çıkarılmıştır.

Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden asıl davadaki vekalet ücretleri yönünden ve davalı-karşı davacı ...'ın karşı davasında lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden temyiz eden davacı-karşı davalı bakımından ayrı ayrı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.

2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve davacı-karşı davalı lehine hükmedilen manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Karşı dava (Osman'ın), trafik kazası sonucu meydana gelen araç değer kaybı masrafına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın hesaplama yapılarak sağlanmıştır. Bilirkişi raporunda belirtilen yöntemle değer kaybının tespit olunduğu rapora dayalı olarak hüküm kurulamaz.

Bu durumda mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalı tarafın savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık konusunda uzman farklı bir bilirkişiden yeni bir rapor alınması ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin asıl davadaki ve Şenay'ın karşı davasındaki hükümlerin ayrı ayrı kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya geri verilmesine, 15/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.