Trafik Kazası - Ödeme - İbraname


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/19920
2019/8605
2019-09-26





Özet:

  • Destek tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir.
  • Şayet ödenmesi gereken destek tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

 

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün süresi içinde davalı ...vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; 02/10/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, oluşan kazada murisin bir kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, kusurlu aracın kaza tarihinde davalı ... şirketi bünyesinde sigortalı olduğunu, açıklanan nedenlerle şimdilik ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan, ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilleri; davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacılar ... ve ...'un davalı ... aleyhine açmış oldukları maddi manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacı ...'un, ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'un, ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ......'un sigorta şirketi aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının kabulü ile 3.936,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ...'un sigorta şirketi aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 293,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı 2.190,00 TL olup, davacı ... yönü ile hükmedilen maddi tazminat miktarı 293,00 TL, olduğundan karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Açıklanan nedenlerle davacı ... yönü ile hükmedilen maddi tazminat miktarı kesin olduğundan davalı ... şirketi vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

KTK'nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.

Somut olayda; olay nedeniyle davalı ... şirketi tarafından davacılara poliçe hükümleri gereğince 15.12.2011 tarihinde ödeme yapılmış ve taraflar arasında aynı tarihli ibraname imzalanmıştır. Davalı ... şirketi davacılara ödeme yapılarak ibra edildiğini beyanla buna ilişkin ibra belgesini sunmuş, alınan ibraname dolayısıyla sorumluluklarının sona erdiği savunmasında bulunmuştur. Davacılar, ibranamenin düzenlendiği tarihten yaklaşık üç yıl sonra verilen tazminatı az bularak dava ikame etmiştir. Mahkeme, davalı ... şirketinin anılan savunması üzerinde durmamış, bilirkişi raporuna itibar ederek hüküm kurmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece bunun re'sen dikkate alınması gerekir.Eldeki davada dava tarihinin 26.03.2014 olmasına göre, KTK 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda değerlendirilmesi gerekmektedir.

3-Dosya kapsamından davalı tarafça davacılara 458,00TL ve 9.717,00TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda sadece davacılar için ödenen miktar güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edilmiş, ancak bilirkişi raporunda KTK 111. maddesine göre bir değerlendirme yapılmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez.

Bu durumda; destek tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken destek tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa davacı ... tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... yönü ile hükmedilen maddi tazminat miktarı kesin olduğundan davalı ...Ş. vekilinin temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye geri verilmesine 26/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.