Destekten Yoksun Kalma Paylarının Hesaplanması


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/11726
2019/4961
2019-04-17





Özet:

  • Eş, çocuklar ile anne ve babanın desteklenen olduğu durumlarda destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir miktarını kedisine bir miktarını eşine, bir miktarını çocuklarına bir miktarına da anne ve babasına ayıracağı kabul edilmektedir.
  • Eş ve çocuklar ile ana ve babaya pay verildiği durumda desteğe 2, eşe 2, çocuklar ile ana ve babaya 1’er pay verilerek bu payların desteğin tüm gelirine oranlanarak bulunacak sonuca göre destek tazminatları belirlenmelidir.
  • Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporunda müteveffanın aylık kazancının asgari ücret düzeyinde olması, eş ve 3 çocuğu olmasına göre anne ve babasına destek olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildikten sonra desteğe, eşe ve çocuklarına pay ayrılarak hesaplama yapılmıştır.
  • Yapılan bu hesaplama doğru değil eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir. Desteğin anne babasına da 1'er pay ayrılmak sureti ile hesap bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

K A R A R

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan ...'in dava dışı ....'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu iken gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davacı anne ve babası ile eş ve çocuklarının müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, aracın ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş tarafından tanzim edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla destekten yoksun kalma nedeniyle her bir davacı için 500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21/12/2015 havale tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunda davacılar için toplam 279.786,56 TL tazminat hesaplanmışsa da poliçede teminat limiti 268.000,00 TL olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat talebini toplam 268.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, müteveffanın gelirinin SGK kayıtları esas alınarak tespit edilmesini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile davacılara 268.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 3.000,00 TL'sini dava tarihi olan 13/01/2015 tarihinden itibaren, 265.000,00 TL'sini ıslah tarihi olan 21/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte, davalı ... AŞ.'den tahsili ile davacılara bilirkişi raporunda belirtilen paylar oranında ödenmesine, davacılar Abdulhamit ve Gülüzar yönünden açılan davanın reddine dair karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.

6100 sayılı HMK'nun 107/1. maddesinde "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar yada değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir" düzenlemesine yer verilmiştir.

Davacı taraf, davasını HMK'nun 107/1 maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açmış; destekten yoksun kalma tazminatının belirlendiği bilirkişi raporundan sonra, 21.12.2015 havale tarihli dilekçesi ile talebini artırmış ve bu bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı tarafından, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğu gibi, faiz açıkça talep edilmiştir. Bu durumda, 21.12.2015 havale tarihli bedel artırım dilekçesinin dava dilekçesinin devamı olduğu gözetilerek dava dilekçesinde talep edilen miktara dava tarihinden, ıslahla artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.

2-Davacılar vekilinin süresi içerisinde sunduğu ek temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Trafik kazası sonucu destek ölmeseydi hayatın olağan akışı içinde çocukların, eş ve çocuklarının yanında ana ve babaya destek olacakları varsayılmalıdır. Eş, çocuklar ile anne ve babanın desteklenen olduğu durumlarda destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir miktarını kedisine bir miktarını eşine, bir miktarını çocuklarına bir miktarına da anne ve babasına ayıracağı kabul edilmektedir.

Eş ve çocuklar ile ana ve babaya pay verildiği durumda desteğe 2, eşe 2, çocuklar ile ana ve babaya 1’er pay verilerek bu payların desteğin tüm gelirine oranlanarak bulunacak sonuca göre destek tazminatları belirlenmelidir. Örneğin eş ve iki çocukla birlikte ana ve babanın destekten yoksun kalma payları desteğe 2, eşe 2, çocuklar ile ana ve babanın her birine 1’er pay verildiğinde toplamı 8 pay olacaktır. Desteğin geliri 100 kabul edildiğinde 100/8x2=%25 pay eşin destek payı, 100/8x1= %12.5 her bir çocuk ile ana ve babanın destek pay oranlarına göre destek tazminatı hesaplanmalıdır. Destekten çıkan çocukların payları eş ve çocuklara dağıtılacak ana ve babaya verilmeyecektir. Ancak ana veya babadan biri destekten çıktığında çıkanın payı diğerine verilecektir.

Somut olayda mahkemece hükme esas alınan 12.10.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ve 09.11.2015 tarihli bilirkişi ek raporunda müteveffanın aylık kazancının asgari ücret düzeyinde olması, eş ve 3 çocuğu olmasına göre anne ve babasına destek olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildikten sonra desteğe, eşe ve çocuklarına pay ayrılarak hesaplama yapılmıştır. Yapılan bu hesaplama doğru değil eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.

O halde mahkemece; desteğin anne babasına da 1'er pay ayrılmak sureti ile hesap bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 17/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.