Plakası Tespit Edilemeyen Aracın Çarptığı Kazalarda İspat Yükü ve Hastane Kayıtlarının Delil Niteliği

31 Ocak 2026, 22:40 - 5

Plakası Tespit Edilemeyen Aracın Çarptığı Kazalarda İspat Yükü ve Hastane Kayıtlarının Delil Niteliği


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
2024/390
2026/151
2026-01-13





Özet:

  • Davacı, plakası belirlenemeyen bir aracın çarpıp kaçması sonucu yaralandığını belirterek tazminat talep etmiş; yerel mahkeme, kazanın polise 19 gün geç bildirilmesi nedeniyle "ispatlanamadığı" gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

  • İstinaf mahkemesi, kazanın gerçekleştiği gün tutulan hastane kayıtlarında "bisikletle giderken araç çarptığı" yönündeki beyanların ve adli raporun ispat için yeterli olduğunu, geç şikayetin davanın reddine tek başına gerekçe olamayacağını vurgulamıştır.

  • Dosyada %100 kusur ve %7 maluliyet raporu bulunduğu saptandığından, tazminat miktarının hesaplanması için eksik inceleme nedeniyle dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;10/06/2020 tarihinde plakasını bilmediği aracın arkadan çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını, kalıcı beden gücüne uğradığını, kaza nedeniyle ...nden 20/10/2021 tarihli ve %7 oranında rapor düzenlendiğini, kalıcı işgöremezlik tazminatının ihbar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kuruma gerektiği şekilde başvuru yapılmadığını, davacının tespit edilemeyen aracın varlığını ve zarara kusuru ile sebebiyet verdiğini somut delillerle ispatlaması gerektiğini, meydana gelen kaza ile ilgili olarak kaza tarihinde düzenlenen bir kaza tespit tutanağının bulunmadığını ve başvuran tarafından gerekli mercilere müracaatta bulunmadığını, kolluk kuvvetlerince düzenlenen olay tutanağında olayı gören bilen ve olay yerini gösterir kamera sisteminin olmadığını olay yerinde herhangi bir yerleşim yeri olmadığını, ...'nın sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararların teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesine, davanın usulden ve esastan reddine, ihbar talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; müvekkili hakkında ... tarafından 20/10/2021 tarih ve ... sayılı Adli Tıp Kurul Raporu ile % 7 oranında kalıcı iş göremezlik, 120 gün geçici iş göremezlik ve 40 gün geçici bakıma muhtaç olduğu hususunda rapor tanzim edildiğini, söz konusu kaza tarihi olan 10/06/2020 tarihinden itibaren 19 gün boyunca hiçbir merciye müracaatta bulunulmadığından dava ispat edilmediği için davanın reddedildiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin sağlıklı bir şekilde saptama yapmadığını,, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, araştırma yapmadan davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.

Davacı vekili olay tarihinde müvekkilinin bisikletle ilerlerken plakası tespit edilemeyen bir aracın çarparak müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu ileri sürmüş mahkemece davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Mahkemece davacının olaydan 19 gün sonra karakola şikayette bulunduğu gerekçesiyle davacınır iddiası inandırıcı bulunmamışsa da davacının olay tarihi olan 10.06.2020 tarihinde hastaneye başvurduğu ve aynı tarihli adli raporda davacının "bisikletle giderken sağ tarafından bir aracın çarptığını" belirttiği, hastane kayıtlarında da olayın trafik kazası olarak kaydedildiği anlaşılmış olup bu durumda davacının olayın oluşu ile igili iddiasını ispatladığı anlaşıldığı halde mahkemece aksi yönde kabulle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

Davacının 10.06.2020 tarihinde bisikleti ile ilerlerken plakası tespit edilemeyen otomobil cinsi bir aracın davacıya çarpıp kaçtığı, dosyada mevcut .... tarafından düzenlenen maluliyet raporuna göre davacıda %7 oranında kalıcı maluliyet meydana geldiği, raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, yine mahkemece keşfen alınan 27.07.2023 tarihli kusur raporuna göre kazada plakası tespit edilemeyen otomobil niteliğindeki araç sürücüsünün %100 oranda kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmış olup bu durumda mahkemece yapılması gereken, davacının tazminat talebi açısından dosya ehil bir aktüerya uzmanına tevdi edilerek TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması ve neticesine göre bir karar verilmesidir.

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE,

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/10/2023 tarih ve 2022/717 Esas, 2023/560 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,

Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,

İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

HMK'nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 13.01.2026

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları