Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Bir infaz koruma memuru, sunduğu sağlık raporuyla ilgili çıkan tartışmada amirlerine karşı "Ablam hakim, eniştem savcı" diyerek tehditkar ifadeler kullandığı gerekçesiyle disiplin cezası almıştır.
Danıştay, soruşturmanın sadece memurun eylemlerine odaklandığını; tartışmanın başlangıcını, kurum sekreterinin tutumunu ve amirlerin olaya sonradan müdahil olma şeklini değerlendirmediği için incelemeyi "eksik" bulmuştur.
Sonuç olarak, disiplin olayının tüm yönleriyle ve tarafların karşılıklı tutumlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak yerel mahkemenin davanın reddine dair ısrar kararı bozulmuştur.
Dava konusu istem: Silivri ... No'lu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu'nun ... tarih ve... sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulu Başkanlığının ...tarih ve ... karar sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Dava dosyasının incelenmesinden; Silivri ... no'lu ... Tipi Kapalı Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken, 25/11/2013- 25/12/2013 tarihleri arasında bir aylık rapor aldığı, anılan raporun tek hekim imzası ile tanzim edildiği, ilgili sağlık kurulunun imzasının bulunduğu, sağlık kurulu raporunun istenilmesi üzerine, Kurum sekreteri ve infaz koruma memuru S.K.'nin odasına çıkarak raporu tanzim eden hastaneyi telefon marifetiyle aramasını istediği, bilahare anılan infaz koruma memuru ile tartışmaya başladığı, Kurum müdürü M.C. ve Kurum 2'nci müdürü Ş.K.'nin yaşanan tartışmaya müdahil olduğu, davacının Kurum müdürlerine yüksek sesle konuşarak el kol hareketleri yaptığı, tartışma mahallinden uzaklaştırılırken söylem ve eylemlerine devam ettiği, kurumun çay ocağı önünde kurum personeli tarafından telkinde bulunulduğu ve ağzının kapatılmaya çalışılmasına rağmen "ablam hakim eniştem savcı siz görürsünüz, kişilik haklarıma saygısızlık yapıyorsunuz" ifadelerinde bulunduğu, bunun üzerine davacı hakkında tutanak tutulduğu, hazırlanan tutanağa istinaden davacı hakkında başlatılan Disiplin Soruşturması sonucunda "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" fiili nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-l maddesi uyarınca ve geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabileceğine ilişkin hükmün, davacının henüz memur olduğu, ödül ve başarı belgesinin bulunmadığı nedeniyle tatbik edilmeyerek, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Bakırköy Adli yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu tarafından ... tarih ve ...karar sayılı işlemin tesis edildiği, anlan işleme karşı davacının 18/06/2014 tarihinde yazılı itirazda bulunması üzerine Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından ... tarih ve ... karar sayılı işlem ile itirazın reddine karar verildiği, anılan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı,
Olayda, davacının 06/01/2014 tarihli yazılı savunmasında; kurum müdürlerine yüksek sesle konuşarak el-kol hareketleri yaptığı, tartışma mahallinden uzaklaştırılırken söylem ve eylemlerine devam ettiği, " ablam hakim eniştem savcı siz görürsünüz, kişilik haklarıma saygısızlık yapıyorsunuz" atılı eylemi kabul etmediği, yasal hakkı olan şikayet hakkını kullanacağını ifade ettiği; ancak, 27/12/2013 tarihli olay tutanağı, soruşturma kapsamında alınan tanık ifadeleri ve 06/03/2014 tarih ve 2014/1001 sayılı soruşturma raporu içeriğinden "davacının, kurum müdürüne siz bana emir veremezsiniz, şuan siz terbiyesizlik yapıyorsunuz, ablam hakim eniştem savcı siz görürsünüz" şeklinde kurum müdürlerine yüksek sesle konuşarak el-kol hareketleri yapmak suretiyle atılı eylemin sübuta erdiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda; dosya kapsamında mevcut, disiplin soruşturması ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda, davacıya isnat olunan eylemin sübuta erdiği, davacı hakkında, geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir hükmünün; henüz memur olduğu, ödül ve başarı belgesinin bulunmadığı nedeniyle tatbik edilmeyerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-l maddesi uyarınca öngörülen "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası ile tecziye edilmesine ilişkin işleme vaki itirazın reddine ilişkin davaya konu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2021/2542, K:2023/1489 sayılı kararıyla;
Bakılan uyuşmazlıkta, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminde belirtildiği üzere; davacının kuruma verdiği sağlık raporunun üzerinde sağlık kurulunun imzasının olmaması ve tek hekim imzası olması nedeniyle kabul edilmeyen raporu veren hastaneyi araması için kurum sekreteri ile tartıştığı, ortamı sakinleştirmek ve tartışmayı bitirmek için araya giren kurum müdürüne hitaben el kol hareketleri yaparak "ablam hakim, eniştem savcı, sizi şikayet edeceğim, siz görürsünüz, kişilik haklarıma saygısızlık yapıyorsunuz" diyerek tehdit ettiği iddiası üzerine başlatılan disiplin soruşturması neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işleme yapılan itirazın reddine karar verildiğinin anlaşıldığı,
Soruşturma raporundaki ifadeler ve dosyadaki bilgi ve belgeler bir bütün halinde incelendiğinde; soruşturma her ne kadar davacının amirine karşı sergilediği tavır ve hareket ile sarf ettiği sözler üzerinden yürütülmüş ise de; davacı tarafından başlatıldığı iddia edilen tartışmanın öncesinde, davacının infaz koruma memuru H. B. tarafından kurum sekreterliğine yönlendirilerek sağlık raporundaki eksikliğin giderilmesinin istendiği, bu durumda davacının şahsi bir nedenle hastaneyi aramak istemediği, kurum sekreterinin ise kendisine şahsi telefonları bağlamayacağını belirtmesi üzerine durumu açıklamaya çalıştığının anlaşıldığı, davacı ile kurum sekreteri arasında çıkan tartışma sonrasında kurum müdürü M. C.'nin davacının aşağı kata indirildikten ve dolayısıyla kurum müdürünün makamından uzaklaştırıldıktan sonra olaya müdahil olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının iş arkadaşları tarafından sakinleştirilmek üzere ortamdan uzaklaştırıldığı düşünüldüğünde kurum müdürünün tartışmayı bitirme niyetinden söz edilemeyeceği, kaldı ki tartışmanın çok yönlü olduğu, davacının hem kurum sekreteri ile hem de kurum müdürleri ile münakaşaya girdiği halde yalnızca davacının eylemlerinin soruşturma kapsamında tek taraflı olarak değerlendirildiği, kurum sekreterinin ve kurum müdürlerinin davacıya olan tavır ve sözlerinin değerlendirilmediği, dava konusu olaya ilişkin davacının söz ve eylemlerinden başka araştırma yapılmadan sadece davacının fiilleri üzerinden karar verildiği anlaşıldığından, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılarak ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla;
Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararında; tartışmanın çok yönlü olduğu, davacının hem kurum sekreteri ile hem de kurum müdürleri ile münakaşaya girdiği halde yalnızca davacının eylemlerinin soruşturma kapsamında tek taraflı olarak değerlendirildiği, kurum sekreterinin ve kurum müdürlerinin davacıya olan tavır ve sözlerinin değerlendirilmediği, dava konusu olaya ilişkin davacının söz ve eylemlerinden başka araştırma yapılmadan sadece davacının fiilleri üzerinden karar verildiği, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak işlem tesis edildiği belirtilmişse de, kurum sekreterlerinin veya kurum müdürlerinin söz ve davranışlarının dava konusu soruşturmadan ayrı bir disiplin soruşturmasına konu olabileceği, kurum sekreterinin ve kurum müdürlerinin olaydaki tutumunun davacının gerçekleştirmiş olduğu eylemin cezalandırılmasına engel teşkil etmeyeceği, disiplin cezası uygulanması noktasında tarafların eylemlerinin birbirinden bağımsız olarak disiplin cezasına konu olabileceği gerekçesi eklenmek suretiyle, davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, disiplin hukukunda objektiflik ve tarafsızlığın temel ilkeler olduğu, tartışma yerini terk ettiği halde kurum müdürünün sonradan başka saiklerle olaya karışması karşısında; dava konusu disiplin soruşturmasında sarf etmediği sözlerin ağzından çıkmışcasına kayıt altına alınmasının disiplin soruşturmasının tek yanlı ve cezalandırma aracı olarak kullanıldığını gösterdiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Silivri ... No'lu ... Tipi Kapalı Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, 25/11/2013- 25/12/2013 tarihleri arasında bir aylık istirahat raporu aldığı, anılan raporun tek hekim imzası ile tanzim edildiği ve raporda, 25/12/2013 tarihinde davacıya kontrol muayenesi yapılacağının belirtildiği, davacının 26/12/2013 tarihinde göreve başladığı ve rapor asıllarını kuruma teslim ettiği sırada istirahat raporunda belirtildiği şekilde raporun son günü hastaneye kontrol muayenesine gittiği bilgisini içerir belgenin kendisinden istendiği, davacı tarafından kontrol muayenesine gittiğine ilişkin belgenin kuruma teslim edildiği sırada daha önce teslim ettiği istirahat raporunda sağlık kurulunun imzası olmadığı ve tek hekim tarafından imzalandığından sağlık kurulu tarafından imzalanmış raporun kendisinden istendiği, davacı tarafından hastaneyi arayarak fakslatabileceğinin belirtilmesi üzerine ilgili hastane ile görüşme yapmak üzere infaz ve koruma memuru H. B. tarafından kurum sekreterliğine yönlendirildiği, davacı kurum sekreteri ve infaz koruma memuru S. K'nın odasına çıkarak kurum sekreterinden raporu tanzim eden hastaneyi telefon marifetiyle aramasını istediği, kurum sekreteri tarafından şahsi telefonların bağlanmaması yönünde kurum müdürünün talimatı olduğunun davacıya iletilmesi üzerine davacı ile kurum sekreteri arasında tartışma yaşandığı, davacının kurum müdürünün odasına girmek istediği sekreter tarafından meşgul olduğunun ve görüşemeyeceğinin belirtildiği, tartışma esnasında kurum 2. müdürü Ş. A.'nın geldiği ve tartışmaya müdahil olduğu, ardından Kurum müdürünün odasından C. C.'nin çıktığı ve tartışmalara şahit olduğu, davacının Ş.A.'ya hitaben "benimle bu şekilde konuşamazsınız, saygısızlık yapıyorsunuz" dediği, C.C.'nin davacıyı uzaklaştırarak aşağı kata indirdiği, bu esnada Kurum müdürünün odasından çıkarak davacıya başmemurundan izin alıp almadığını sorduğu ve görev yerine gitmesini istediği, ardından kurum müdürü M.C. tarafından, davacının başmemurunun çağırılmasının istendiği ve başmemurdan davacının izin aldığının öğrenildiği, davacının çay ocağında oturduğu sırada Kurum Müdürü M.C.'nin de orada olduğu ve davacı ile sözlü tartışmaya devam ettiği, davacının "ablam hakim eniştem savcı siz görürsünüz" şeklinde ifadeler kullandığı, davacının arkadaşları tarafından sakinleştirilmeye çalışılması üzerine kurum müdürünün "bırakın konuşsun, ne dediğini bilecek yaşta" dediği, davacının çay ocağından çıkması üzerine Kurum Müdürünün davacıya "bu şekilde çalışamayız" dediği, davacının "evet, haklısınız çalışamayız" dediğinden bahisle davacı hakkında tutanak tutulmuş; müteakiben davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporu ile getirilen teklif doğrultusunda, davacının Bakırköy Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu'nun ...tarih ve ... sayılı kararıyla "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Anılan işleme karşı davacının 18/06/2014 tarihinde yaptığı itiraz, Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulu tarafından ... tarih ve ... karar sayılı işlem reddedilmiştir.
Bunun üzerine itirazın reddine ilişkin anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendinde; "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" eylemi, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında, disipline konu olayın tüm yönleriyle araştırılarak kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle, eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Ayrıca, takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması disiplin hukukunun temel ilkelerindendir.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacının kuruma verdiği sağlık raporunun üzerinde sağlık kurulunun imzasının olmaması ve tek hekim imzası olması nedeniyle kabul edilmeyen raporu veren hastaneyi araması için kurum sekreteri ile tartıştığı, ortamı sakinleştirmek ve tartışmayı bitirmek için araya giren kurum müdürüne hitaben el kol hareketleri yaparak "ablam hakim, eniştem savcı, sizi şikayet edeceğim, siz görürsünüz, kişilik haklarıma saygısızlık yapıyorsunuz" diyerek tehdit ettiği iddiası üzerine başlatılan disiplin soruşturması neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işleme yapılan itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Soruşturma raporundaki ifadeler ve dosyadaki bilgi ve belgeler bir bütün halinde incelendiğinde; soruşturma her ne kadar davacının amirine karşı sergilediği tavır ve hareket ile sarf ettiği sözler üzerinden yürütülmüş ise de; davacı tarafından başlatıldığı iddia edilen tartışmanın öncesinde, davacının infaz koruma memuru H.B. tarafından kurum sekreterliğine yönlendirilerek sağlık raporundaki eksikliğin giderilmesinin istendiği, bu durumda davacının şahsi bir nedenle hastaneyi aramak istemediği, kurum sekreterinin ise kendisine şahsi telefonları bağlamayacağını belirtmesi üzerine durumu açıklamaya çalıştığının anlaşıldığı, davacı ile kurum sekreteri arasında çıkan tartışma sonrasında kurum müdürü M.C.'nin davacının aşağı kata indirildikten ve dolayısıyla kurum müdürünün makamından uzaklaştırıldıktan sonra olaya müdahil olduğunun anlaşıldığı, tartışmanın çok yönlü olduğu, davacının hem kurum sekreteri ile hem de kurum müdürleri ile tartıştığı, kurum sekreterinin ve kurum müdürlerinin tavır ve sözlerinin değerlendirilerek olayın tüm unsurlarıyla bir bütünlük içerisinde ortaya konulmadığı, dava konusu olaya ilişkin davacının söz ve eylemlerinden başka araştırma yapılmadan sadece davacının fiilleri üzerinden karar verildiği sonucuna varılmıştır.
Bu duruma göre, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne;
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARARI YAZDIR
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun