Ticaret Sicilinden Terk - Tasfiye İşlemlerinin Tamamlanmaması


Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
2018/3625
2020/3183
2020-03-11





Özet:

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.
  • Ticaret Sicili Gazetesinde davalı şirketin tasfiyesinin kapatılmasına, tasfiye memurunun ibrasına ve şirketin ticaret sicil kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, davalı şirketin ticaret sicilindeki kaydının kapatılıp kapatılmadığı hakkında mahkemece bir araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
  • Mahkemece, tasfiye edilen davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edilip edilmediği hususunda araştırma yapılarak, terkin edilmiş ise; davacıya taraf ehliyeti bulunmayan adı geçen davalıya ihya için süre verilerek usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.

KARAR

Davacı, ... Orman İşletme Müdürlüğünce 14.05.2009 ve 03.11.2009 tarihinde yapılan açık artırmalı satışta 1463-1571-1180 nolu parti muhteviyatının davalıya ihale olduğunu, bu ihalenin kesinleşmesine müteakip verilen kanuni süreler içerisinde bedel ödenerek mal teslim alınmamış olduğundan ihalenin feshedilerek yatırılan teminatın şartname gereği irat kaydedildiğini, aynı emvallerin daha sonra yapılan ikinci ihalede daha düşük bir fiyata satıldığını, bunun neticesinde davalı tarafından imzalanarak kabul edilen satış şartnamesinin 14/A maddesi gereğince ilk ihaleye bedel yatırılması gereken son gün ile ikinci ihaleye bedel yatırılması gereken son gün tarihleri arasında geçen günler için hesaplanan ek zarar ve fiyat farkı olmak üzere idarenin toplam zararının bu partiler yönünden 6.045,56 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla idarenin zararı olan 5.461,34 TL'ye ikinci ihaleye göre bedel yatırılması gereken 01/12/2009 tarihinden itibaren, 584,22 TL'ye de 16/09/2009 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21/10/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 6.720,43 TL yükseltmiştir.

Davalı ... tasfiye edilmiş, davalı şirketin tasfiye müdürü olarak cevap dilekçesi vermiş; ... Kol. Şirketinin 02/09/2010 tarihinde tasfiye kararı aldığını ve bunun 25/05/2010 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, ticaret sicil gazetesinin 12/10/2012 tarih 8173 sayılı gazetenin sayfa 19 yayınlanarak şirket tasfiyesinin kapanmış bulunduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile; 6.720,43 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bu rakamın 538,85 TL'lik kısmının 25/08/2009 tarihinden, 6.181,58 TL'lik kısmının ise 02/12/2012 tarihinden itibaren reeskont faizi oranında ticari faiz işletilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davacı eldeki davada, iki ihale bedeli arasında idare aleyhine oluşan fark ile şartnamenin 14/A maddesinde hükme bağlanan ek zararı talep etmiş, mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunda ek zarar ve bedel farkı hesaplanmış ve mahkemece de bu bedele hükmedilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. 12 Ekim 2012 tarihli 8173 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde davalı şirketin tasfiyesinin kapatılmasına, tasfiye memurunun ibrasına ve şirketin ticaret sicil kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, davalı şirketin ticaret sicilindeki kaydının kapatılıp kapatılmadığı hakkında mahkemece bir araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.

O halde, mahkemece, tasfiye edilen davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edilip edilmediği hususunda araştırma yapılarak, terkin edilmiş ise; davacıya taraf ehliyeti bulunmayan adı geçen davalı ... ihya için süre verilerek usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, değinilen bu yön gözardı edilerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 83,40 TL harcın davalı-... Kollektif Şirketi'ne, 98,10 TL harcın dahili davalı ...'a iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.