Kasko Sigortası - İdareye Rücu - Hizmet Kusuru - Görev


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/10474
2019/4373
2019-04-09





Özet:

  • Davacı, davalıyı hizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir.
  • Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler.
  • Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un ilgili maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
  • Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur.
  • O halde mahkemece, davalı bakımından davanın yargı yolu caiz olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kara yolunda üzerinde düşen aydınlatma ve refüj yapma sorumluluğunu yerine getirmemesi nedeniyle meydana gelen kaza sonucu sigortalısına 14.920 TL ödediğini, ödenen bedelin tahsili için İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nde başlatılan takibe davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.662,85 TL üzerinden takibin devamı ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava kasko sigortasından kaynaklı ödenen bedelin rücusu istemine ilişkindir.

1-Davacı, davalı ...'nü hizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04/11/2015 tarih 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. O halde mahkemece, davalı bakımından davanın HMK 114/1-b. maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 09/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.