ArabicAzerbaijaniEnglishFrenchGermanRussianSpanishTurkish

Avukatın Salt Arabulucuya Güvenmesi Sebebiyle Sehven Tutanağı İmzaladığı Yönündeki Beyanı İrade Sakatlığını İspatlamak için Yeterli Değildir

01 Mayıs 2023, 15:45 - 647

Avukatın Salt Arabulucuya Güvenmesi Sebebiyle Sehven Tutanağı İmzaladığı Yönündeki Beyanı İrade Sakatlığını İspatlamak için Yeterli Değildir


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2022/12050
2022/16346
2022-12-08





Özet:

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri sonrasında davacı vekilinin arabulucuya güvenerek arabuluculuk tutanağını dikkat etmeden sehven imzaladığını beyan ettiği, arabuluculuk tutanağı imzalanırken iradenin sakatlandığı hususunun ispatlanamadığı, davacı vekilince imza inkarı gibi somut içerikli ispata yarar iddia ve delile de dayanılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki asıl davada görülen alacak davasından dolayı yapılan ilk yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli kararı ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. 

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2020 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda alacak davası ve birleşen ihtiyari arabuluculuk tutanağı iptal davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Cumhuriyeti Devlet ... Yolları (...) bünyesinde faaliyet gösteren alt işveren nezdinde 2017-2018 yılları arasında saha formeni olarak çalıştığını, işveren tarafından ... akdinin haksız olarak feshedildiğini ... sürerek fazla çalışma ücreti, ... ... ve genel tatil, hafta tatili ve ... masrafı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; 02.11.2020 tarihli ve 2020/156959 numaralı ihtiyari arabulucuk tutanağını sehven imzaladıklarını ... sürerek arabulucuk tutanağının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... Taah. İnş. ve San. AŞ vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; yargı yoluna, göreve, taraf ve dava ehliyetine, davaya vekâlet yetkisine, müvekkili Şirketlere husumet yöneltilmesine, talep edilen faize ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının hafta tatili, fazla çalışma ve ... ... genel tatil ücreti taleplerinin haksız olduğunu, ücretinin 5.000,00 TL olmayıp bordroda görünen kadar olduğunu ve kendisine fazla çalışma yapılması hâlinde ödemelerin yapıldığını, ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkukları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 

3. Davalı ... Taah. İnş. ve San. AŞ vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacı vekilinin iradesinin sakatlandığını, arabuluculuk tutanağını imzalayan avukatın 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 31 inci maddesinde belirtilen esaslı yanılmalardan sözleşmenin niteliğinde yanılma, konuda yanılma, miktarda yanılmaya maruz kaldığının kabulünün mümkün olmadığını, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olduğunu ve bu hizmetin 6098 sayılı Kanun'un 506 ncı maddesinde düzenlenen vekilin ... borcuna göre çok daha kapsamlı olduğunu, davacı vekilinin; arabulucu avukata güvenerek arabuluculuk tutanağını dikkat etmeden sehven imzaladığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından arabuluculuk tutanağının sahteliği iddia edilmediği gibi irade fesadına dayalı iddiaların da somut ve kesin delillerle ortaya konulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabuluculuk tutanağı içeriğinde asıl dava dosyasına konu edilen bir kısım alacak kalemlerinin bulunduğu, davacının arabuluculuk tutanağını imzalarken iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığına ve 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı hareket edildiğine yönelik herhangi bir somut bilgi ve belgenin olmadığı, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; asıl dava dosyasının ihtiyari arabuluculuk tutanağın tutulduğu tarihte henüz bilirkişiden gelmediğini, bu dosyadaki alacak kalemleri ile ihtiyari arabuluculuk tutanağı içerisinde yer alan miktarlar arasında fahiş fark olduğunu, iradenin fesada uğratıldığını, beyan hatası yapıldığını, ihtiyari arabuluculuk tutanağına istinaden yapılan ödemelerin banka dekontunda da yer aldığı üzere sadece kıdem ve ihbar tazminatına yönelik olduğu, ayrıca karşılıklı maillerden de anlaşılacağı üzere konuşulanın ve anlaşılanın sadece kıdem tazminatı olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek asıl ve birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri sonrasında davacı vekilinin arabulucuya güvenerek arabuluculuk tutanağını dikkat etmeden sehven imzaladığını beyan ettiği, arabuluculuk tutanağı imzalanırken iradenin sakatlandığı hususunun ispatlanamadığı, davacı vekilince imza inkarı gibi somut içerikli ispata yarar iddia ve delile de dayanılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ... sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı ile tutanak içerisinde yer alan asıl dava konusu bir kısım alacak kalemlerine hükmedilip hükmedilmeyeceği konusundadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun ilgili hükümleri, 6098 sayılı Kanun'un 30, 31 ve 36 ncı maddeleri, 4857 sayılı ... Kanunu'nun ilgili hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları