Haksız Hacizden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davalarında İspat Standartları ve Hesaplama Usulü Hakkında

04 Şubat 2026, 20:11 - 4

Haksız Hacizden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davalarında İspat Standartları ve Hesaplama Usulü Hakkında


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
2022/884
2025/910
2025-05-09





Özet:

  • İstihkak davasını kazanan davacı şirket, forkliftinin 30 ay boyunca haksız hacizli kalması nedeniyle oluşan tamir masrafları ve kira kaybı için icra takibi başlatmıştır.

  • Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin sadece davacının sunduğu faturalara dayanarak karar vermesini "eksik inceleme" olarak nitelendirmiş; faturaların ve kiralama protokolünün ticari defterlerdeki kaydının mutlaka aranması gerektiğini vurgulamıştır.

  • Ayrıca, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın öncelikle karara bağlanması ve tazminat miktarının uzman makine mühendisi ile mali müşavir tarafından yasal tarifelere göre hesaplanması gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı kaldırılmıştır.

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşıma ekipmanları bakım ve onarım işini yapan işyerinin sahibi olduğunu, ticaret sicil tasdiknamesine göre ... Ticaret Sicil Numarası ile ... Müdürlüğüne kayıtlı bulunduğunu,

Davalının alacaklı olduğu, dava dışı borçlulardan biri olan ... Ltd. Şti'nin borcundan dolayı İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2017/7111 sayılı dosyasından gönderilen talimat ile Torbalı İcra Müdürlüğünün 2017/357 sayılı talimat sayılı dosyası üzerinden 22/03/2017 tarihinde ... Mahallesi ... Sokak No:.... ... adresinde hacze gidildiği, ekte sunulan protokolde sabit olduğu üzere müvekkili tarafından .... Şti.'ne kiralanan fakat mülkiyeti kendilerine ait olan 2010 model ... marka ... tipindeki ... plakalı ... seri ve ... şase numaralı forkliftin haczedilerek ... Yediemin Deposunda muhafaza altına alındığını,

Hacizden haberdar olunması üzerine istihkak iddiasında bulunulduğunu, İzmir 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/930 E - 2017/684 K Sayılı, 12/06/2017 Tarihli kararı ile istihkak iddiasının reddine, takibin devamına, tebliğinden itibaren istihkak davası açmaktan muhtariyetine karar verildiğini,

Müvekkili tarafından Torbalı İcra Hukuk Mahkemesinde istihkak davası açıldığını, 2017/158 E - 2019/183 K Sayılı, 16/05/2019 Tarihli kararı ile forklift üzerindeki haczin kaldırılmasına ve davacı müvekkiline teslimine kesin olarak karar verildiğini,

20/06/2019 tarihinde İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2017/7111 Esas sayılı dosyasına gönderdikleri talep üzerine haczin kaldırılması ve forkliftin teslimi için talimat icra dairesine müzekkere yazıldığını, Torbalı İcra Müdürlüğünce 11/09/2019 tarihinde teslim için ... Yediemin Deposuna gelinmiş ise de hukuken sorumlu olmadıkları halde yediemin ücretinin talep edilmesi üzerine ödeme yapılmadığından teslim edilmediğini,

Forkliftin daha fazla zarar görmemesi için yediemin deposu yetkilisi ile haricen anlaşarak ekte sunulu 13/09/2019 tarihli faturadan anlaşılacağı üzere 7.500,00 TL yediemin otopark ücreti fatura ile ödenip aynı gün forkliftin depodan teslim alındığını,

Haciz tarihinden itibaren 30 aylık sürede forklift kullanılamayacak hale geldiğinden tamir ve bakımını yaptırmak zorunda kaldıklarını, 30/09/2019 tarihli fatura ile 236,00 TL nakliye bedeli, 10/10/2019 tarihli fatura ile 2.360,00 TL boyama işçilik bedeli, 01/10/2019 tarihli fatura ile asansör tamiri için 1.770,00 TL, 06/10/2019 tarihli fatura ile 5.310,00 TL yağ ve yedek parça ödendiğini, bu ödemelerin tümünün ticari defterlerde kayıtlı olduğunu,

Ekte sundukları 15/01/2017 tarihli kiralama protokolünden anlaşılacağı üzere , .... Şti.'ne kiralanmakla birlikte 22/03/2017 tarihinde haczedilmesi nedeniyle protokolün 7. maddesi gereğince aylık 1.300,00 TL kiralama bedeli karşılığı 39.000,00 TL kira kaybının bulunduğunu, forkliftin kendilerine faydalı olamayacağını anlaması üzerine yok pahasına elden çıkartarak satmak zorunda kaldıklarını,

Yapılan masrafların ve kira kaybının tahsili için davalı aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğünün 2019/6336 sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, davalı şirket tarafından icra müdürlüğünün yetkisine, fer'ileri ile birlikte dosya borcunun tamamına süresi içinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini,

... Arabuluculuk Bürosu kanalı ile İstanbul merkez arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, ekte sundukları tutanağa göre anlaşma sağlanamadığını, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de, İİK'nun 50/1, HMK'nun 6 ve 16. maddeleri gereğince haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim mahkemesinde takip yapılabileceği kabul edildiğinden icra dairesine itirazın yerinde olmadığını, tarafların tacir olması nedeniyle davanın İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını ileri sürerek Torbalı İcra Müdürlüğünün 2019/6336 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten alınmasına karar verilmesini istemiştir.

DAVALI CEVABININ ÖZETİ:

Dava dilekçesi 19/11/2020 tarihinde davalı şirket yetkilisinin daimi çalışanı imzasına tebliğ edilmiş, davalı vekili esasa cevap süresinden sonra 04/12/2020 tarihinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; Şirketin genel merkezinin Şişli İstanbul'da olup İstanbul Mahkemelerinin de yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığından şirketten zarar talep edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu edilen gibi zarar ya da hukuka aykırı eylem olmadığını, istihkak davasının yargılaması sırasında tazminat talebi şartlarının oluşmadığından reddine karar verildiği gibi haciz mahallinde borçluya ait birçok bilgi ve belge bulunduğunu, istihkak davasında organik bağın varlığı tespit edilememiş ise de icra işlemlerinin hukuka uygun olup mahcuzun zarar görmesine müvekkili şirketin sebebiyet vermediğini, borçluların alacaklıdan mal kaçırmak kastıyla danışıklı hareket etmelerinin sıkça karşılaşılan bir durum olduğunu, müvekkilinin yasal hakkını kullanmak suretiyle işlem yaptığından tazminatla sorumlu tutulamayacağını, davacının herhangi bir zararı bulunmadığını, bu hususun Yargıtay kararlarında da kabul edildiğini, hak arama özgürlüğünün kullanıldığını savunarak davanın yetki yönünden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

DELİLLER :

Haciz koyulan takip dosyası, talimat icra dairesi dosyası, istihkak davası kararı, itirazın iptaline dayanak yapılan takip dosyası, kiralama protokolü, forklift tescil belgesi, faturalar, sicil tasdiknamesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

İDM KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;" ..Davacının mülkiyeti kendisine ait olan forklifti dava dışı şirkete kiraladığı, dava dışı şirketin borcundan dolayı yapılan talimat haczinden ötürü bu forkliftin haczedildiği, dosyamız davacısının haciz üzerine istihkak iddiasında bulunduğu, ancak icra mahkemesince bu itirazın reddedildiği, akabinde davacının istihkak davası açmasından ötürü icra mahkemesince istihkak davasının kabul edildiği, forklift üzerindeki haczin kaldırıldığı ve davacıya teslimi için müzekkere yazıldığı, davacının forklifti almak için sorumluluğu olmamasına rağmen yediemin ücretinin ödediği, forkliftin yedieminde kaldığı süre boyunca kullanılamaz hale geldiği, davacının tüm tamir ve bakımlarını yaptığı, ayrıca bu sürede kira gelirinden de mahrum kaldığı, davacının sunduğu kira protokolü, tamir için keşide edilen faturalar incelenmek suretiyle 31/12/2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda Muhtelif işletmeler tarafından davacı Adına Düzenlenen 13/09/2019-10/10/2019 tarihleri arasına ait 17.176,00 TL toplam tutarındaki 5 adet Fatura ile Forklift Kiralama Protokolünde belirlenen aylık kiralama bedeli 1.300,00TLx30 ay (forkliftin haczedildiği 22/03/2017 tarihinden, davacının yediemin deposundan nakliye ücretini ödeyerek aldığı 13/09/2019 tarihine kadar, haczedildiği süre) = 39.000,00 TL olmak üzere (17.176,00 TL + 39.000,00 TL=) 56.176,00 TL (talep edilen tutar kadar) davacının alacaklı olduğu tespit edildiği gerekçesiyle;

Davanın Kabulüne, Torbalı İcra müdürlüğü 2019/6336 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali takibin devamına, davaya konu edilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla hak arama sınırları içerisinde yasal takip başlatıldığını, icra prosedürünün gerektirdiği şekilde hareket edildiğini, takibe konu dava ettiği zararın ya da kendilerinin hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığını, bu sebeple talep edilmesinin mümkün olmadığını, haczin borçlunun ticaret sicil kayıtlarında tespit edilmiş faaliyet alanında yapıldığını, ... Mahallesi ... Sokak No:... ... ... adresine daha önce gidildiğinde istihkak iddiası ile ilgili olarak İstanbul 16. İHM tarafından 2017/466 E - 2017/346 K Sayılı dosyasından takibin devamı kararı bulunduğunu, adreste ... isimli şahsın hazır olduğunu, adresin kendilerine ait olup borçlu ile alakasının bulunmadığını ileri sürerek istihkak iddia ettiğini, daha önceki hacizde yapılan evrak araştırmasında borçluya ait sipariş fişi üstelik borçlu şirket olan ... Ltd. Şti.'nin telefonu arandığında işyerinde çaldığının duyulduğunu, esnafın borçlunun haciz adresinin burası olduğunun gösterildiğini, borçlu şirket ile üçüncü şahsın (... Şti.) faaliyet konularının aynı olup yeni faaliyete başlamış bir şirket olduğunu, danışıklı olarak hareket ettiklerini, İİK'nun 97/a maddesi gereğince malların borçluya ait sayılacağını, aksinin ispatına yönelik belge sunulmadığını, İİK'nun 44. maddesine aykırı olduğunu, devredenin borçlarından dolayı devralanın sorumlu olacağını, üçüncü şahsın samimi olmayan istihkak iddiasının kabul edilmediğini, İstanbul 16. İHM'nin 2017/466 E sayılı (İstanbul 16. İHM 2017/930 olması gerekir) dosyasından takibin devamına karar verildiğini, devamında davacı tarafından Torbalı İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/158 E sayılı dosyasından istihkak davası açıldığını,

Borçlu ...'ın resmi faaliyetini sürdüğü yerde haciz gerçekleştiğini, ... Ltd. Şti. ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu, davacının hacze konu forklifti satın aldığını ve kiralama protokolü ile istihkak iddia eden ... Ltd. Şti.'ne kiralandığı iddia edilen malın haciz esnasında borçlunun sicil adresinde olduğundan danışıklı işlem olduğunu, yasal hakkın kullanılması suretiyle gerçekleştirilen işlemlerden alacaklının tazminatla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, takipleri haklı olduğundan davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının da müterafik kusuru bulunduğunu,

Takibe dayanak zarar kalemlerinin kabulü mümkün olmadığını, davacının kusurlu bulunduğunu, kendi kusuru ile mahcuzun geç teslim edildiğini, zararın artmasına davacının neden olduğunu, zarar kalemi olarak belirtilen faturaların her zaman düzenlenmesi mümkün olduğundan delil niteliği bulunup bulunmadığının ticari kayıt ve defterlerinden araştırılması gerektiğini,

Davaya konu forkliftin haciz tarihinden sonra kullanılıp kullanılmadığı, kiraya verilip verilemeyeceği, kira alacağından kaynaklı zararın bulunup bulunmadığının belli olmadığı, uzman heyetten rapor alınması yönündeki itirazın dikkate alınmadığını, delil niteliği bulunmayan faturalara dayalı olarak düzenlenen raporun hükme alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İSTİNAFA CEVAP :

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini savunmuştur.

G E R E K Ç E

Uyuşmazlık, istihkak davasının kabulüne dayalı haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteğinden kaynaklanmaktadır.

İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.

(I) Görev;

Davacı ... Müdürlüğünce düzenlenen ticaret sicil tasdiknamesine göre ... sicil numarası ile ... Müdürlüğüne kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Buna karşılık davalı ... AŞ sermaye şirketi olduğundan tacir sıfatı bulunduğu çekişmesizdir. Eldeki uyuşmazlık, her iki tarafın tacir olması ve ticari işletmesi ile ilgili forkliftin haczedilmesi ve giderek istihkak iddiasının kabul edilmesinden kaynaklandığından davanın ticaret mahkemesinde görülüp hükme bağlanmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

(II) Hak Düşürücü Süre;

Torbalı İcra Müdürlüğünün 2019/6336 E sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 56.176,00 TL üzerinden 21/10/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Ödeme emri davalı borçluya 30/10/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu 31/10/2019 tarihinde İstanbul İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisine, fer'ileri ile birlikte dosya borcunun tamamına 7 günlük süre içerisinde itiraz ettiği, icra müdürlüğünce 08/11/2019 tarihinde itiraz süresinde ise takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İtirazın alacaklı vekiline tebliğine ilişkin bir evrak bulunmadığından 2004 Sayılı İİK'nun 67/1. fıkrası gereğince davanın 1 yıllık hak düşürücü süre başlamadan 12/10/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

(III) İcra Dairesinin Yetkisine İtiraz;

Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davasını gören mahkeme, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyebilir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması bu sonuca etkili değildir. Başka bir ifade ile itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra hukuk mahkemesinin yerine geçerek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Kaldı ki itirazın iptali davasını görme yetkisi takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle mahkemenin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı da incelemesi son derece doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. Öte yandan bir itirazın iptali davasının görülebilmesi, usulüne uygun yapılmış, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülmesine usulen olanak yoktur. İcra Dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde, bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece, açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır (Yargıtay HGK'nin, 2001/19-267 E - 2001/311 K Sayılı ve 28/03/2001 Tarihli, 2002/13-241 E - 2002/208 K Sayılı ve 20/03/2002 Tarihli kararları).

Yukarıda açıklandığı gibi, mahkemenin yetkisine bir itiraz olup olmadığına bakılmaksızın icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması halinde öncelikle icra dairesine yetki itirazının 2004 Sayılı İİK'nun 50/1. fıkra son cümle, 50/1.fıkrası 1.cümle yollamasıyla uygulanacak olan 6100 Sayılı HMK'nun yetkiye dair hükümlerinin, 6098 Sayılı TBK'nun ifa yeri başlıklı 89. maddesinin uygulanmak suretiyle çözümlenmesi gerekir. Zira yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunması 6100 Sayılı HMK'nun 114/2. fıkrası gereğince özel dava şartı niteliğindedir.

İDM'nce Torbalı İcra Dairesinin yetkisine yapılan itiraz bakımından gerekçede yasal düzenlemeye yer verilmekle birlikte olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden davanın esasına girişilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

(IV) Somut Olay-Kusursuz Sorumluluk İlkeleri;

Dava konusu forkliftin İstanbul İcra Müdürlüğünün 2017/7111 sayılı takip dosyasından yazılan talimat gereğince Torbalı İcra Müdürlüğünün 2017/357 sayılı takip dosyası üzerinden 22/03/2017 tarihinde dava dışı borçlu .... Ltd. Şti.'nin adresi olduğu ileri sürülen ... Mahallesi ... Sokak No:... ... ... adresinde 22/03/2017 tarihinde haczedilip muhafaza altına alındığı, söz konusu adreste bulunan dava dışı üçüncü şahıs olan ... Şirketi tarafından forkliftin kiralık olduğunun ileri sürülmesi üzerine İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/930 E - 2017/684 K Sayılı, 12/06/2017 Tarihli kararı ile istihkak iddiasının reddine, takibin devamına, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmasına karar verilmesi üzerine takip dışı davacı üçüncü şahıs tarafından Torbalı İcra Hukuk Mahkemesinde 2017/158 E - 2019/183 K Sayılı, 16/05/2019 Tarihli kesin kararı ile davacının istihkak iddiasının kabulüne, forklift üzerindeki haczin kaldırılmasına ve davacıya teslimine, davacının tazminat talebi şartları oluşmadığından reddine kesin biçimde karar verildiği anlaşılmaktadır.

Kesinleşen istihkak davasının kabulü üzerine davacı vekili tarafından Torbalı İcra Müdürlüğünün 2017/357 E sayılı talimat dosyasından haczin kaldırılması ve teslimi için yazılan müzekkere doğrultusunda önce 11/09/2019 tarihinde yediemin deposuna gidildiği, yediemin ücretinin istenmesi üzerine o gün teslim edilmediği, davacı üçüncü şahsın yediemin deposu yetkilisi ile anlaşarak haricen 13/09/2019 tarihinde 7.500,00 TL otopark ücretini ödemek suretiyle aynı tarihte forkliftin teslim alındığı ifade edilmiştir.

Haksız haciz nedeniyle tazminat talebinin dayanağı, 6098 Sayılı TBK 49 ve devamı maddesindeki hükümler olmakla, haksız yere bir kimse aleyhine icra takibi yapılması, haksız haciz yapılması haksız eylem niteliğindedir. Bu haksız eylemden zarar gören aynı maddenin ikinci fıkrası ile aynı Kanunun 50.maddesi uyarınca maddi zararını isteyebilir.

Yargıtay 4. HD'nin 2013/18339 E - 2014/12656 K Sayılı, 01/10/2014 Tarihli ve Yargıtay 11. HD'nin 1997/1665 E - 1997/2692 K Sayılı, 14/04/2017 Tarihli kararlarında vurgulandığı gibi istihkak davasının davacı lehine sonuçlanması ile haczin haksız olduğu hususu kesinleşecektir.

İstihkak davasının yargılaması sonunda davacı üçüncü şahsın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Yargıtay HGK'nun 2004/4-600 E - 2004/625 K Sayılı, 01/12/2004 Tarihli kararında vurgulandığı gibi; istihkak davası lehine sonuçlanan üçüncü şahıs yapılmış olan haczin haksız olmasından doğan maddi zararını haczi uygulayan alacaklıdan isteyebilir. İstihkak davasında kötü niyet tazminat isteminin reddedilmiş olması alacaklının haksız hacizden doğan maddi tazminat ödeme yükümlülüğünü kaldırmayacaktır.

(V) Zarar veTazminat Hesabı;

Bilindiği üzere; haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğinde olduğundan haksız haciz nedeniyle maddi tazminata hükmedilebilmesi için hukuka aykırı bir haciz işlemi sonucunda zarar doğması, zarar ile haciz işlemi arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Ayrıca uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Kanunun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler uyarınca; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hâkime aittir.

Davacı vekili gerek takip talebinde gerekse dava dilekçesinde sorumlu olmadıkları halde 13/09/2019 tarihinde yediemin deposu yetkilisi ile haricen anlaşarak 7.500,00 TL yediemin otopark ücreti ödeyerek 13/09/2019 tarihinde forklifti teslim aldıklarını, ancak 22/03/2017 haciz tarihinden itibaren 30 ay süre ile kullanılamayacak hale geldiğinden forkliftin tüm tamir ve bakımını yaptırmak zorunda kaldıklarını, 30/09/2019 tarihli faturaya göre 236,00 TL nakliye bedeli, 10/10/2019 tarihli faturaya göre 2.360,00 TL boyama işçilik bedeli, 01/10/2019 tarihli faturaya göre bakım ve asansör tamiri için 1.770,00 TL, 06/10/2019 tarihli faturaya göre 5.330,00 TL yedek parça yağ bedeli ödendiğini ileri sürerek söz konusu harcamaların tazminini istemiştir.

Yine, 22/03/2017 tarihinde haczedilen istihkak davasının kesin olarak kabulüne karar verildiği tarih olan 16/05/2019 tarihine kadar hacizli kalan ve 13/09/2019 tarihinde teslim alınan forkliftin dava dilekçesi ile ve istihkak dava dosyasına ekli 15/01/2017 tarihli protokolü gereğince haciz mahallinde karşılaşılan ve kiracı olduğunu ileri süren ... Ltd. Şti. arasında düzenlenen kiralama sözleşmesi gereğince aylık 1.300,00 TL'ndan 30 ay için toplam 39.000,00 TL kira kaybı istenmiştir.

İDM'nce Talimat İcra Dairesi olan Torbalı İcra Dairesinin 2017/357 sayılı takip dosyası getirtilmiş ise de dosyada yediemine ödenen ücret ile haricen teslime ilişkin evrakların bulunmadığı anlaşılmaktadır. 22/03/2017 tarihinden, teslim edildiği tarih olan 13/09/2019 tarihine kadar yediemin otoparkında kalan forkliftin teslimi için ödenmesi gereken yediemin ücretinin teslim tarihinde yürürlükte bulunan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanmadan davacı tarafından sunulan faturanın doğruluğu denetlenmeden davacı tarafından ödenen bedelin olduğu gibi kabul edilerek hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.

Aynı şekilde; davacının ibraz ettiği faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, fatura bedellerinin gerçeğe uygun olup olmadığı araştırılmadan fatura bedellerinin olduğu gibi kabul edilip zarar hesabı yapılmış olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Zira davacı vekili dava dilekçesine forkliftin kendilerine faydalı olmayacağı ve daha zarara sokacağı gerekçesiyle yok pahasına satıldığı bildirmiştir.

Davacının kira kaybına ilişkin dayanağı olarak sunulan 15/01/2017 tarihli forklift kiralama protokolü her şeyden önce adi yazılı şekilde düzenlendiği gibi protokolün 9. maddesinde kiralama süresinin gösterilmediği, (a) bendinde aynen "protokol süresi araçların teslim tarihinden itibaren ... aydır." şeklinde yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme incelendiğinde 7. maddesinde aylık kiralama bedeli toplam 1.300,00 TL olarak gösterilmiş, bedelin hesabında aracın bir günlük vardiya çalışmasının temel alındığı ifade edilmiştir.

Harici olarak düzenlenen kiralama protokolünün davacı ile kiracı ... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kiralama süresinin ne olduğu,hangi tarihte kiracıya teslim edildiği, kiralamanın vergi dairesine bildirilip bildirilmediği, sözleşme gereğince kiracı tarafından davacıya kiralama bedeli ödenip ödenmediği, forkliftin hangi tarihte hangi bedelle satıldığı, kiralama sözleşmesinin varlığının kabulü halinde dava konusu forkliftin günlük vardiya çalışması temeline dayanılarak aylık kiralama bedelinin ne olabileceği araştırılmadan davacı tarafından tek taraflı sunulan belgelere göre 39.000,00 TL kira kaybının hesaplanmış olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmıştır.

Aşağıdaki durumlar arasında;

(a-4) bendinde "Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması"

(a-6) bendinde; "mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” sayılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince icra dairesinin yetkisine olan itiraz incelenmeksizin, yukarıda gösterilen şekilde davacının talep ettiği tamir ve yedek parçaya ilişkin faturaların davacının ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığı, harici olarak düzenlenen kiralama protokolünün davacı ile kiracı ... Şti.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kiralama süresinin ne olduğu, hangi tarihte kiracıya teslim edildiği, kiralamanın vergi dairesine bildirilip bildirilmediği, sözleşme gereğince kiracı tarafından davacıya kiralama bedeli ödenip ödenmediği, forkliftin hangi tarihte hangi bedelle satıldığı, kiralama sözleşmesinin varlığının kabulü halinde dava konusu forkliftin günlük vardiya çalışması temeline dayanılarak aylık kiralama bedelinin ne olabileceği araştırılmadan, forkliftin teslim belgesi ve yediemin ücreti faturası talimat icra dairesinden istenmeden, yediemin ücretinin teslim tarihinde yürürlükte bulunan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanmadan, görüşüne başvurulan mali müşavirden ek rapor ile ayrıca konusunda uzman makine mühendisi bilirkişisinden rapor alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-4) (a-6) bentleri gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/555 Esas - 2022/72 Karar sayılı, 26/01/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-4) ve (a-6) bentleri gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,

Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

Davalının peşin yatırdığı 959,35 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,

Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi uyarınca 09/05/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları