Ayıplı Mal - Seçimlik Hak - Gizli Ayıp


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
2018/1257
2020/573
2020-06-09





Özet:

  • Dava; satın alınan kompresör makinasının ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönülerek ödenen bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususu ihtilafsızdır.
  • Davalı davaya konu kompresörün gizli ayıplı olmadığını arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı, üretici firmanın da kullanıcı hatası nedeniyle cihazı Garanti kapsamından çıkardığını ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda teknik değerlendirmenin hatalı olduğunu davaya konu kompresördeki Vek 50 / 10 inv kodu nun 50 beygir gücünde 10 bar basınçta hava veren kompresör anlamına geldiğini, ... marka motorun 380 V gerilim anında 87 Hz 38 kw güce çıkabilecek yeni nesil bir motor olduğunu bu değerinde cihazın arkasındaki etikette bulunduğunu ileri sürmektedir.
  • Davacı tarafından sunulan servis formlarına göre de arızanın yağ kaçırma olarak tesbit edildiği anlaşılmaktadır.
  • Mahkemece hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunun görseller kısmında da 22 kw altında 38 kw ilişkin bir açıklama bulunduğu görülmektedir.
  • Bilirkişi tarafından belirlenen gizli ayıp ile servis formlarında tesbit edilen arıza arasında ilişki bulunup bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
  • Mahkemece motor üreticisi ve kompresör üreticisini yazıları ile birlikte bilirkişi raporunda makineye ait görsel etikette değerlendirilerek; kompresör üzerinde bulunan etiketteki bilgiler ile fiilen kullanılan motorun niteliğinin uyumlu olup olmadığı tespit edilerek kompresörde gizli ayıp bulunup bulunmadığı konusunda davacının teknik olarak yapmış olduğu itirazları karşılayacak şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor veya yeni bir teknik heyetten rapor alınması gerekir.

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 2 yıl garanti sözü ile ... seri nolu ve 06/05/2015 tarihli irsaliyeli fatura ile 1 adet ... Vek 50/10 Inv. satın aldığını, yaklaşık 25 gün sonra 01/06/2015 tarihinde ürünün arıza verdiğini, bu durumun davalıya bildirildiğini, arızanın giderildiğini ancak bir süre sonra yeniden arıza verdiğini, arızaların her seferinde geçici olarak giderildiğini, her seferinde yeniden arızalandığını, ihtarname keşide edildiğini, müvekkilinin ürünü kullanım şartlarına uygun kullandığını, bugüne kadar arızanın giderilmediği gibi, herhangi bir bedel iadesi de olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünü 04/06/2016 tarihinden sonra kullanamadığını, bu nedenlerle ürün bedeli 22.560,00 TL nin faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; müvekkilinin kompresörün üreticisi olmayıp sadece satışını gerçekleştirdiğini, ana üretici ve satıcısının davaya dahil edilmesi gerektiğini, ürünün bozulmasında davacının kusurlu olduğunu, müvekkili şirket çalışanı servis görevlisinin, kompresörün bulunduğu yerin havalandırma yapılmasına rağmen, dışarıdan ve ortamdan çok pislik çektiğinden dolayı bu uyarıyı davacıya yaptığını ve bunun önleminin alınmasının zorunlu olduğunu belirttiğini, yapılan araştırmada ana üretici olan AB Kompresör firmasının davacıya birkaç kez gittiği ve çalışma ortamının uygun olmaması nedeni ile ürünü garanti kapsamından çıkardığını öğrendiklerini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, faiz, faiz oranı ve faiz tarihi istemlerinin reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan ihtarnamenin çekildiği ve davanın açıldığı, bilirkişi incelemesi ile; söz konusu kompresörün çalışamaz durumda olduğu, yağ akıttığı, kompresörün düşük kapasiteli olduğu ve davacının beklediği faydayı sağlayamayacağının tespit edildiği ve bu tespitlerinde servis fişleri ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, BK 219. ve 227.maddesi uyarınca davacı alıcının ayıp dolayısıyla sözleşmeden dönerek satış bedelinin iadesi talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, sözleşmeye konu kompresörün iadesi şartı ile 22.560,-TL'nin 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kompresörün genel çalışır durumda davacıya teslim edildiğini, davacıya gerekli uyarıların yapıldığını, ana üretici AB Kompresörün çalışma ortamının uygun olmaması nedeni ile ürünü garanti kapsamından çıkardığını, bilirkişi raporundaki davaya konu kompresörün motorunun 22 kw olduğunun tespitinin yanlış olup 38 kw olduğunu, bilirkişinin kompresörün üst filtresinin bazı gözlerinin tıkalı olduğunun tespitinin davacının kompresöre gerekli temizliği yapmadığı ve tozlu bir ortamda çalıştırdığı iddiasını ispatladığını, temizliği ve bakımları yapılmayan kompresörün yağ kaçırmasının normal olduğunu, hava filtresi temizliği, kompresör iç temizliği ve üst kısımdaki soğutucu filtre temizliğinin yapılmadığının bilirkişi raporunda belirtildiğini, dava dışı AB Kompresörün ana üretici ve satıcı olan ve bakımlarını yapan, müdahale eden şirketin davaya dahil edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, kompresör 38 kw olarak tespit edilmiş olsaydı herhangi bir gizli ayıbın olmadığının ortaya çıkacağını, bu hususun yeni bir bilirkişi raporuyla tespiti gerektiğini, bu nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava; satın alınan ... seri numaralı Kompresör makinasının ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönülerek ödenen bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6098 sayılı TBK'nın satım sözleşmesinde alıcının seçimlik hakları başlıklı TBK. 227. maddesinde; “satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı; "1-Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, 2-Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, 3- Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4- İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. ” hükmü düzenlenmiştir. Tacirler arası satış sözleşmelerinde 6102 sayılı TTK’nun 23. maddesi ile, bu madde yollamasıyla 6098 sayılı TBK’nun satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Gizli ayıp yani kullanımla ortaya çıkan bir ayıp söz konusu olduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TBK’nun 223. maddeleri hükümleri dikkate alınacaktır. T.B.K.'nun 231. maddesi hükmü uyarınca; satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Davalı davaya konu kompresörün üreticisi davadışı AB Kompresör ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu gerekçesiyle davaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Alıcının ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullandığı davada satıcı ve üretici arasında HMK 59.maddesi uyarınca mecburi dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. HMK 24. maddesi uyarınca hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamayacağı gibi istisnai özel düzenlemeler dışında HMK'da dahili davalı diye bir hukuki müessese bulunmadığından mahkemece üretici firmanın davaya dahil edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Taraflar arasında kompresör satımı konusunda ticari ilişki bulunduğu hususu ihtilafsızdır. Davalı davaya konu kompresörün gizli ayıplı olmadığını arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı, üretici firmanın da kullanıcı hatası nedeniyle cihazı Garanti kapsamından çıkardığını ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda teknik değerlendirmenin hatalı olduğunu davaya konu kompresördeki Vek 50 / 10 inv kodu nun 50 beygir gücünde 10 bar basınçta hava veren kompresör anlamına geldiğini, ... marka motorun 380 V gerilim anında 87 Hz 38 kw güce çıkabilecek yeni nesil bir motor olduğunu bu değerinde cihazın arkasındaki etikette bulunduğunu ileri sürmektedir. Davacı tarafından sunulan servis formlarına göre de arızanın yağ kaçırma olarak tesbit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunun görseller kısmında da 22 kw altında 38 kw ilişkin bir açıklama bulunduğu görülmektedir. Bilirkişi tarafından belirlenen gizli ayıp ile servis formlarında tesbit edilen arıza arasında ilişki bulunup bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece motor üreticisi ve kompresör üreticisini yazıları ile birlikte bilirkişi raporunda makineye ait görsel etikette değerlendirilerek; kompresör üzerinde bulunan etiketteki bilgiler ile fiilen kullanılan motorun niteliğinin uyumlu olup olmadığı tespit edilerek kompresörde gizli ayıp bulunup bulunmadığı konusunda davacının teknik olarak yapmış olduğu itirazları karşılayacak şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor veya yeni bir teknik heyetten rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)a-6 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM :

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1133 Esas - 2018/202 Karar sayılı ve 05/03/2018 tarihli kararının, HMK. 'nun 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 385,26-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/06/2020