ArabicAzerbaijaniEnglishFrenchGermanRussianSpanishTurkish

Arsa Tahsisi Sözleşmesine Uymayan Kooperatif Tazminata Mahkum Edildi!

22 Haziran 2024, 21:33 - 39

Arsa Tahsisi Sözleşmesine Uymayan Kooperatif Tazminata Mahkum Edildi!


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
2018/2738
2022/253
2022-02-16





Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili, 30 ortaklı kooperatif olarak kuruluşunu tamamlayan davalı kooperatife konut yapımı amacı ile 30 konut yapılmak üzere taşınmaz tahsis edildiğini, tapu devir sözleşmesi gereğince inşaata başlanması gerektiğini, davalı kooperatif kurucularının 20 ortak kaydettiğini, 30 ortak sayısını sağlayarak inşaata başlamak yerine beklemeyi tercih ettiklerini, ayrıca 2015 yılı genel kurulunda üst birlik olan Kent Koop. ortaklığından ayrılma kararı alınarak bu yönde yönetim kuruluna yetki verildiğini,

Kooperatifler Kanunu, ... Ana Sözleşmesi, Ortaklık Taahhütnamesi, Ön Tahsis Protokolü ve Tapu Devir Sözleşmesi hükümleri ile tüm Dünya'da genel kabul görmüş kooperatifçilik ilkeleri dışına çıkılarak tahsis nedenlerini ortadan kaldıracak şekilde konut inşaatlarına başlamadığını, tahsis edilen arsanın müstakil parsellere ayrılarak ortaklara özgülenmesine ve bu suretle kooperatifin tasfiyesine yönelik karar alınarak ortaklıktan ayrıldığını ileri sürerek,

Davalının elde ettiği veya edeceği haksız kazanç dikkate alınarak sair talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile Ön Tahsis Protokolünün 17'nci maddesinde dikkate alınması ön görülen avans bedelinin, 4 kat olarak tahsili talebi gereğince şimdilik 12.600,-TL'nin ortaklıktan ayrılma tarihi olan 11/01/2016 gününden geçerli avans faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili taraflar arasında yapılan Ön Tahsis Protokolünden itibaren otuz yıl geçmiş olmasına rağmen davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkil kooperatifin 28/06/2015 tarihli genel kurulda aldığı kararla davacı üst birlikten ayrıldığını, müvekkil kooperatifin 20 ortağa sahip olduğunu ve yıllardır davacıya karşı ortaklık yükümlerinin bu sayı üzerinden yerine getirildiğini, davacının mevcut ortak sayısını benimseyip kabul ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :

İlk derece Mahkemesi'nce "...davalı kooperatifin davacı üst birliğe üye olduğu, taraflar arasında yapılan protokol ile davacı tarafından davalıya arsa tahsisi yapıldığı, sözleşmeye göre davalının 30 üye kaydederek arsa üzerinde inşaat yapıp tamamlaması aksi taktirde avans bedelinin 4 katı tutarında tazminat ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı kooperatifin belirlenen sayıda üye kaydederek inşaata başlamadığı ve davacı üst birlikten ayrılma kararı aldığı, bu durumda sözleşmede belirtilen cezai şartın davacı üst birlik tarafından talebinin haklı olduğu, davalı taraf daha önce temerrüte düşürülmediğinden temerrütün dava tarihinden itibaren gerçekleştiği, ayrıca taraflar tacir olmadığından ve dava konusu sözleşme niteliği gereği ticari mahiyette olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiği ..." belirtilerek, davanın kabulüne, 12.600,- TL.'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde:

- Sözleşmenin her iki tarafa da yükümlülükler getirdiğini, davacı üst birliğin bu yükümlülükleri yerine getirmediğini,

- Üst birlikten ayrılıncaya kadar üye sayısına itiraz etmediğini,

- Bilirkişi raporunun içeriğinde Ön Tahsis Protokolünün hukuken geçerli bir sözleşme olmadığının belirtilmesine rağmen sonuç kısmının farklı olduğunu, bu rapora itirazlarının değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava, davacı üst birlik tarafından davalıya sözleşme ile tahsis edilen taşınmazlar üzerinde sözleşme uyarınca yeterli üye kaydedilip inşaata başlanmadığından sözleşmede belirtilen cezai şartın tazmini talebine ilişkindir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/100 E., 2017/695 K. sayılı dava dosyasında verdiği 17/10/2017 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 860,71 TL nispi istinaf karar harcından 215,18 TL'nin mahsubu ile kalan 645,53 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.

4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.

16/02/2022 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,

HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri yüz yedi bin doksan (107.090,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 17/02/2022

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları