Yaralamalı Trafik Kazası - Manevi Tazminat


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/13051
2019/5668
2019-05-07





Özet:

  • Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır.
  • Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
  • 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
  • Meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurularak davacı için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.

-K A R A R-

Davacı vekili; davalı ...'e ait olup olay sırasında diğer davalı ...'nın kullandığı ve davalı ... tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı aracın 23.06.2014 tarihinde davacının kullandığı motosiklete çarpıp kazaya neden olduğunu, bu kaza sonucu davacının meslekte kazanç kaybı oluşturacak şekilde yaralandığını belirtip geçici ve sürekli iş gücü kaybı nedeni ile tüm davalılardan 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise gerçek kişi davalılardan kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 993,40 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15.07.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihi olan 23.06.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar Fatma ve ...'dan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, fazla isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Melih ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava konusu kaza sonucu yaralanmasından duyduğu üzüntü nedeniyle, davacı için toplam 50.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilerek hükümde belirtilen miktarlarda manevi tazminata karar verilmiştir.

6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurularak davacı için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar Melih ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Melih ve ...'a geri verilmesine 07/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.