Trafik Kazası - Yasal Limit Talebi


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/12138
2019/6153
2019-05-15





Özet:

  • Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı Güvence Hesabı'ndan tazminat talebini "yasal limit noktasında" şeklinde talep etmiş; manevi tazminat talebinde bulunmamış olmasına göre, mahkemece manevi tazminat talebi yönünden davalı Güvence Hesabı lehine ücreti vekalet takdiri doğru olmayıp bu husus bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

-K A R A R-

Davacılar vekili; 22/09/2012 tarihinde davalı K.S.'a ait ve davalı N.Y. yönetimindeki ZMSS poliçesi bulunmayan aracın, Ce.Ö.'ün maliki ve Y.Ö.'ün sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sürücünün alkollü olması nedeniyle tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik Ce.Ö. için  5.405,00 TL parça ve işçilik gideri ve 1.500,00 TL değer kaybı ile kaza sonucunda yaralanan Y.Ö.ve eşi C.Ö.'ün yaralanmaları ve iz kalmış olması nedeniyle 10.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 26.905,00 TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizleriyle birlikte (Güvence Hesabı poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Güvence Hesabı vekili; araç zararı, değer kaybı ve manevi tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı K.S.; aracın kayden maliki olduğunu, aracı 07.08.2012 tarihinde M.Ö.isimli şahsa sattığını, bu kişinin davaya dahil edilmesinin gerektiğini, davacılar tarafından talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep  etmiştir.

Davalı N.Y.; duruşmada kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, dava konusunun araçtaki maddi hasar ve davacıların uğradığı manevi zarara ilişkin olması nedeniyle davanın Güvence Hesabı yönünden reddine, davacıların diğer davalılar Nurullah ve Kazım aleyhine açtıkları davanın kısmen kabulü ile 6.905,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, davacı Y.Ö.için 3.000,00 TL ve davacı C.Ö.için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Nurullah ve davalı Kazım'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56 (eski BK 47) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı Güvence Hesabı'ndan tazminat talebini "yasal limit noktasında" şeklinde talep etmiş; manevi tazminat talebinde bulunmamış olmasına göre, mahkemece manevi tazminat talebi yönünden davalı Güvence Hesabı lehine ücreti vekalet takdiri doğru olmayıp bu husus bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin  temyiz itirazlarının REDDİNE,  (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 6 nolu bendinin 2.kısmında yazılı, "Reddedilen manevi tazminat yönünden 1.800,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile bu davalıya verilmesine" bendinin tamamen hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK  ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 15/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.