Yakarak Mala Zarar Verme


Yargıtay 13. Ceza Dairesi
2019/11827
2020/2726
2020-02-26





Özet:

  • Salt yakma fiilinin nitelikli hâl olarak kabulü mümkün değildir.
  • Sanığın müştekiye ait eve girmek için pencere demirine zarar verdiği ve içeride bulunan müştekiye ait kozmetik ürünlerini sobaya atmak suretiyle yaktığı olayda, kamu güvenliği açısından somut bir tehlikenin ortaya çıkmaması nedeniyle mala zarar verme fiillerinin bir bütün hâlinde TCK’nın 151/1. maddesi kapsamında tek bir mala zarar verme suçunu oluşturduğunun kabulü gerekir.
  • Sanık hakkında TCK'nın 151/1. maddesi kapsamında mala zarar verme suçundan bir kez ceza tayini ve aynı Kanun’un 61. maddesindeki, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı kriterleri gözetilerek temel ceza belirlenirken alt sınırdan ayrılınması ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması bozmayı gerektirmiştir.

 

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

II-Sanık hakkında pencere demirini kırarak ve kozmetik ürünleri yakarak mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Gerçek içtimanın istisnalarından biri olan zincirleme suçta münferit olarak değerlendirildiğinde birden fazla suç söz konusudur. Ancak, suç ve ceza siyaseti açısından zincirleme suçun varlığı hâlinde bir cezanın verilmesi ve bu cezanın belli bir oranda artırılması suretiyle suç ve cezada orantılılık ile hakkaniyet ilkelerinin hayata geçirilmesi amaçlanmıştır.

Zincirleme suçu oluşturan fiillerin hatalı olarak ayrı ayrı değerlendirilip, bir kısmı hakkında temyizi kâbil bir mahkûmiyet hükmü kurup, diğer kısmı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu hüküm temyiz edildiği taktirde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kaldırmak suretiyle fiilin bütünü ve bunlarla ilgili olarak verilen bütün hükümleri kapsar biçimde temyiz incelemesi yapmak gerekir. ( Y. 13. CD’nin 14.01.2020 günlü, 9193-629 Esas ve sayılı kararında olduğu gibi...)

Aynı şekilde gerçek içtimanın diğer bir istisnası olan bileşik suçta; suçun alt bileşenlerinin hatalı bir biçimde ayrı ayrı değerlendirilip bileşen suçlardan herhangi birisi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde, bu karar itirazı kabildir, düşüncesiyle temyiz denetimi dışında bırakılmamalıdır. Nitekim Dairemiz, yağma suçunda tehdit, yaralama ve/veya konut dokunulmazlığını bozma suçları ile hırsızlık suçu birlikte yağma suçunu oluşturduğu hâlde yanlış nitelendirmeyle, hırsızlıktan temyizi kâbil bir mahkûmiyet hükmü kurup, diğer suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği takdirde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kaldırmak suretiyle fiilin bütünü ve bunlarla ilgili olarak verilen bütün hükümleri kapsar biçimde temyiz incelemesi yapmaktadır. (Örn; Y. 13. CD’nin 03.07.2019 günlü, 1381-11817 esas ve sayılı kararında olduğu gibi ...)

Somut olayda, sanığın katılana karşı aynı zamanda gerçekleştirdiği ikamete girmek için pencere demirine zarar verme ve kozmetik ürünlerini sobada yakmak suretiyle işlediği mala zarar verme eylemlerinin, tek bir mala zarar verme suçunu oluşturacağı, sanığın pencere demirini kırarak mala zarar verme eyleminde, sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan temyizi kâbil bir cezayla mahkûmiyetine ilaveten kesin olarak adli para cezası da verilmiş ise de; kesin olarak verilen bu karar kaldırılıp temyiz incelemesi kapsamına alınarak yapılan incelemede;

Mala zarar verme suçunun nitelikli hâllerinin düzenlendiği TCK’nın 152. maddenin 2. fıkrasının a) bendine göre, fiilin “yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak” işlenmesi hâlinde, ... verilecek ceza bir kat artırılır ve re’sen takibat yapılır.

Ancak; hükmün gerekçesinde de “Bu nitelikli hâllerin kabulünde, mala zarar verme suçunun işleniş şeklinin ortaya çıkardığı tehlikeli durum gözönünde bulundurulmuştur.” denilerek yakma suretiyle işlenen mala zarar suçunun nitelikli hâl oluşturduğunun kabul edilebilmesi için bu fiilin işlenmesi dolayısıyla kamu güvenliği bakımından somut bir tehlikenin ortaya çıkması gerekir. Diğer bir ifadeyle salt yakma fiilinin nitelikli hâl olarak kabulü mümkün değildir. Sanığın müştekiye ait eve girmek için pencere demirine zarar verdiği ve içeride bulunan müştekiye ait kozmetik ürünlerini sobaya atmak suretiyle yaktığı olayda, kamu güvenliği açısından somut bir tehlikenin ortaya çıkmaması nedeniyle mala zarar verme fiillerinin bir bütün hâlinde TCK’nın 151/1. maddesi kapsamında tek bir mala zarar verme suçunu oluşturduğunun kabulü gerekir.

Sanık hakkında TCK'nın 151/1. maddesi kapsamında mala zarar verme suçundan bir kez ceza tayini ve aynı Kanun’un 61. maddesindeki, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı kriterleri gözetilerek temel ceza belirlenirken alt sınırdan ayrılınması ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 26.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

(www.corpus.com.tr)