Hatır Taşıması - İndirim - Müterafik Kusur


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/15505
2019/6752
2019-05-27





Özet:

  • Davacı, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araçta yolcu konumundadır. Dosya kapsamından, sürücü ile davacının arkadaş oldukları, sürücünün 2,56 promil alkollü olduğu ve davacının sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği anlaşılmaktadır. Bu halde, davacının, kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunduğu belirtilerek, müterafik kusur indiriminin değerlendirilmemesi doğru görülmemiştir.
  • Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre ise, müterafik kusur indirim oranı % 20'yi geçemeyecektir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
  • Davacı, trafik sigortasız araçta yolcu konumundadır. Dosya kapsamından davacı ile dava dışı araç sürücüsünün arkadaş oldukları da anlaşılmaktadır.
  • Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, mahkemece hatır taşıması konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davalı vekilinin hatır taşıması savunması üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak, tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılıp yapılmaması gerektiği hususları tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

-K A R A R-

Davacı vekili, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araçta yolcu iken meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL. sürekli işgöremezlik (maluliyet) tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, 96.111,17 TL olarak talebini ıslah etmiştir.

Davalı vekili, davacıya ödeme yapıldığını, hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulü ile 96.111,17 TL malüliyet tazminatının (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 26/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

2-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Somut olayda; davacı, zorunlu trafik sigortası bulunmayan ... plakalı, sürücüsü ... olan araçta yolcu konumundadır. Dosya kapsamından, sürücü Hakan ile davacının arkadaş oldukları, Hakan'ın 2,56 promil alkollü olduğu ve davacının sürücü Hakan'ın alkollü olduğunu bilerek araca bindiği anlaşılmaktadır. Bu halde, davacının, kazaya karışan ... plakalı, sürücüsü ... olan araçta yolcu olarak bulunduğu belirtilerek, müterafik kusur indiriminin değerlendirilmemesi doğru görülmemiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre ise, müterafik kusur indirim oranı % 20'yi geçemeyecektir.

3- Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nin 43.(6098 sayılı TBK’nin 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.

Somut olayda, davacı, trafik sigortasız araçta yolcu konumundadır. Dosya kapsamından davacı ile dava dışı araç sürücüsünün arkadaş oldukları da anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, mahkemece hatır taşıması konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davalı vekilinin hatır taşıması savunması üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak, tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılıp yapılmaması gerektiği hususları tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.037,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.