Sigortacı Sigortalıya Halef Olması Sebebiyle Ödediği Bedel Tutarında Rücu Hakkına Sahiptir


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
2017/2642
2020/588
2020-02-27





Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete "İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi" ile sigortalı ...Yatırım ve Tic. A.Ş’ye ait malzemelerin çalındığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, güvenlik hizmeti veren davalının kusurlu olduğunu, davalı aleyhinde ... . İcra Müdürlüğü'nün ... esas nolu dosya üzerinden takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının sigortalısı ... A.Ş ile aralarında herhangi bir özel güvenlik sözleşmesinin bulunmadığını, kendilerine husumet düşmediğini, binanın içini korumanın müvekkili firmanın görevi olmadığını, talebin fahiş olduğunu, söz konusu olayda müvekkili şirketin hiçbir ihmali veya kusuru bulunmadığını belirterek haksız davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi iddia, savunma, 28/12/2016 tarih, 2015/341 E. 2016/887 K. sayılı kararı ile davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemiz 18/04/2017 tarih, 2017/452 E. 2016/437 K. sayılı kararı ile hükmün yeterli gerekçeyi içermediğinden bahisle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu defa 02/05/2017 tarih, 2017/415 E. 2016/467 K. sayılı kararı ile davacının sigortalısına ödeme yaptığına ilişkin belge bulunmadığı, ibraz edilen ödeme belgesinde ödemenin ne için yapıldığının belli olmadığı, ibraz edilen temliknamede davacının isminin bulunmadığı, temliknamenin yasal şartları taşımadığı, temlikname ile ödeme belgesindeki rakamların farklı olduğu, temliknamenin de delil ibrazı için verilen süreden sonra ibraz edildiği, belgenin her zaman oluşturulabileceği gerekçesi ile davacının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hasar bedelinin sigortalı ... Yatırım ve Tic. A.Ş’nin talebi üzerine sigortalının kredi kullandığı... Bankası A.Ş’ye sigortalı adına ödendiğini, dava dışı sigortalı ve ilgili bankadan bu hususun araştırılmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre alacaklarının sübuta erdiğini, müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, buna ilişkin ödeme dekontu, sigorta poliçesi ve sigortalının ödemenin bankaya yapılmasına ilişkin talep ve beyanının dosyada mevcut olmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından gözardı edildiğini eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu karar verildiğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:

Dava, sigorta hasar bedelinin rucüen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.

Dosya kapsamından, davacı ile dava dışı sigortalı ... Yatırım ve Tic. A.Ş arasında, başlama tarihi 01/02/2013, bitiş tarihi 22/11/2013 olan "İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi " düzenlendiği, sigortalı ile davalı arasında akdedilen 15/05/2011 tarihli Güvenlik Sözleşmesinin konu başlıklı 2. maddesinde, arsa sahibinin 28 parsel Levent - Şişli adresinde yer alan ...şantiyesi ve mobilizasyon alanı ile, yüklenicinin kiraladığı konutta, mal ve can güvenliğini sağlamak olduğu, 05/06/2013 tarihinde şantiye deposunda hırsızlık olduğu, elektrik taahhüt işlerini üstlenen ... firma koordinatörünün kabloların çalınması ile ilgili polis merkezine ifade verdiği, 02/10/2013 tarihli hasar ekspertiz raporunda, ... Projesi kapsamında D Blok olarak anılan blokta, bodrum 4. katta elektrik işleri taşeronu Segatch firmasına tahsis edilen ve mesai saatleri dışında kapısı asma kilitle kilitli bulunan deposunda muhafaza ettiği kabloların hırsızlık nedeniyle zayii olduğu, sigorta konusu inşaat işlerinin sürdürüldüğü şantiye sahasının etrafının tel çit ile çevrili olduğu, saha güvenliğinin 24 saat esası ile güvenlik firmasının sorumlu olduğu, hasar bedelinin 29.264,17 TL olduğu, davacı ... Sigortanın hissesine düşen %40 hisse bedelini ödediğinden bahisle davalı aleyhinde ... ..İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden 4.748,86 Euro karşılığı 12.989,08 TL asıl alacak ve 1.229,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.218,87 TL alacak için ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun yasal sürede borca ve ferilerine itirazı üzerine, davacı vekilinin İİK’nun 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, zararın miktarı ve zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Davacı şirketin dava konusu hasar ile ilgili olarak, sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını, sigorta ilişkisi dışında, alacağın temliki hükümlerine göre, sigorta ilişkisi dahilinde de halefiyet koşullarına göre talep edebileceği izahtan varestedir. TTK’nun halefiyet başlıklı 1472. maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Bilirkişi heyeti raporlarında havalenin davacının defterlerinde işlem tarihi 05/11/2013, ödeme türü tazminat, hasar alacaklısı ...Gayrimenkul... A.Ş, tazminat alacaklısı .... Bankası, tutar 4.748,86 EUR olarak kayıtlı olduğunu bildirmişler, raporlarına ilgili ekran görüntüsünü de eklemişlerdir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen 31/10/2013 tarihli belgenin geçerli bir temlikname olmadığı açıktır. Davacı vekili poliçedeki teminatın, sigortalının talebi doğrultusunda sigortalının kredi borcunu ödediği bankaya havale edildiğini iddia etmiş, delil olarak banka dekontunu ibraz etmiştir. Dekontta sigortalının isminin gözükmediği, davacı tarafından 3. kişiye 4.748,86 EURO havale edildiği, 31/10/2013 tarihli belgede de sigortalının davalıya ilişkin bir talimatının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili konunun sigortalıdan ve bankadan sorulabileceğini iddia etmişse de; mahkeme 05/10/2015 tarihli celsede, HMK 140/5. maddesi gereğince tüm delillerin ibrazı veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla açıklamayı yapmaları konusunda 2 haftalık kesin süre vermiştir. Bu süre içerisinde davacı tarafça herhangi bir işlem yapılmadığı gibi dosya kapsamına göre de, davacı ... şirketinin, sigorta tazminatını sigortalının gösterdiği kişiye ödenmesi konusunda hukuken geçerli bir talimat ve de usulüne uygun temlikname ibraz edemediği, ilk derece mahkemesince tesis edilen karar da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, başvurunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Dosya kapsamı ve delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan HMK'nun 353/1b-1 maddesi gereğince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 83,50 TL başvuru harcı + 148,60 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile toplam 232,10 TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 117,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 115,00 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nun 353 /1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.