Muhtemel Yaşam Süresi Hesabı - Maluliyet Oranının Tespiti


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/13248
2019/5615
2019-05-07





Davacı vekili, 20/06/2008 tarihinde müvekkilinin tarlada çalışmak için ...'ya ait olup ... sevk ve idaresindeki traktör ile yolculuk ederken viraja hızlı girmesi ve haddinden fazla yolcu taşıması sebebiyle tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline bu kaza sebebiyle çene, el ve ayaklarında oluşan kırıklardan dolayı birçok cerrahi müdahaleyle platinler takıldığını ve tedavi sürecinin devam ettiğini, çenesinde bulunan platinlerden dolayı yemek yemekte ve konuşmakta sıkıntı çektiğini, bu durumun da gündelik hayatını olumsuz etkilediğini, bu olumsuzluklardan dolayı ve bir süre bakıcı tuttuğunu belirterek şimdilik 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini yükseltmiştir.

Davalı ... şirketi vekili ile diğer davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 105.228,00 TL'nin 100.000,00 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen; 5.228,00 TL'sinin davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen, davalı ... Şirketi açısından temerrüt tarihi olan 27/05/2009 tarihinden, diğer davalılar açısından haksız fiil tarihi olan 20/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile 10.000,00

TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 20/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Şirketi açısından feragat nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

l-Dava, trafik kazası sonucunda yaralanma nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece maluliyet zararının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınmış, 04/03/2015 havale tarihli raporda CSO 1980 yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış olup bu rapor hükme esas alınmıştır.

Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre maluliyet zararının hesaplanmasında muhtemel yaşam süresi belirlenirken Population Masculine Et - Feminine (PMF) yaşam tablosu esas alınmalıdır. Ayrıca, tazminat hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır (YHGK., 28.06.1995 tarih, ... Esas, 1995/694 Karar).

Bu bakımdan dosya kapsamında alınan rapor açıklanan hesaplama tarzına uygun olmadığı ve belirtilen yönteme uygun olarak yapılmayan hesaplamayı içerir bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2-"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen 818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinde (6098 sayılı TBK. Bedensel Zarar madde 54), bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekdir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(HGK 17.06.2015 tarih, ... esas, 2015/1661 karar sayılı ilamı)

Mahkemece, davacının kaza nedeniyle meydana gelen işgücü kaybı hususunda ATK tarafından düzenlenen 29/08/2014 tarihli ve %49 oranında maluliyet olduğunu belirten raporu hükme esas alınmış ise de bu rapor, ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nin %20 maluliyet oranına ilişkin 17/7/2012 tarihli raporuyla çelişki arz etmekte olup dosya içinde davacının maluliyetine ilişkin çelişkili iki rapor bulunmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Bu durumda mahkemece, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından, üniversitelerin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarından, her iki maluliyet raporunun da irdelendiği, usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar İlyas ve ...'nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar İlyas ve ...'ya geri verilmesine 07/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.