Kayıp Kaçak Bedeli


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
2019/1510
2019/1643
2019-10-17





Özet:

  • Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılar ile arasında elektrik abone sözleşmesi bulunduğunu, davacıya kesilen faturalarda kayıp kaçak bedeli ile bunun üzerinden alınan Enerji fonu, TRT payı, Belediye vergisi ile KDV alınmasının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacıdan haksız tahsilatlar yapıldığını beyanla, haksız ve hukuka aykırı yapılan bu tahsilatlardan şimdilik 313.400,00 TL nin fatura ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
  • Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan kesintilerin EPDK mevzuatına uygun olduğunu, tahsilatlarda usulsüzlük olmadığından davanın reddini istemiştir.

 

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/05/2017

NUMARASI : 2015/331 E- 2017/418K

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 17/10/2019

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılar ile arasında elektrik abone sözleşmesi bulunduğunu, davacıya kesilen faturalarda kayıp kaçak bedeli ile bunun üzerinden alınan Enerji fonu, TRT payı, Belediye vergisi ile KDV alınmasının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacıdan haksız tahsilatlar yapıldığını beyanla, haksız ve hukuka aykırı yapılan bu tahsilatlardan şimdilik 313.400,00 TL nin fatura ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan kesintilerin EPDK mevzuatına uygun olduğunu, tahsilatlarda usulsüzlük olmadığından davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Sözkonusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde özetle, dava konusu bedellerin Yargıtay içtihatlarına ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini, bu yasanın getirdiği düzenlemenin kanunların geriye yürümezliği şeklindeki Anayasal ilkeyi ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğini, yerel mahkemedeki red kararının kaldırılmasını, Mahkemenin yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın Anayasa'ya aykırılığı ile ilgili olarak yapılan başvuruların sonuçlanmasının beklenmesini, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde EDPK'dan uygunluk denetimi yapılmasını, bilirkişi ek raporunun eksik olup denetime elverişli olmadığını, raporda davalı işlemlerinin EPDK kararlarındaki kayıp kaçak oranlarına uygun olup olmadığının, fazla anılmış kayıp kaçak bedeli ve bunun üzerinden fazla alınmış fonlar ve vergilerin tespitinin yapılmasının, davalı tahakkuk ve tahsilatlarının EPDK'nın düzenleyici işlem ve tarifelerine uygun olmadığını, tahakkukların kayıp kaçak oranlarını aşmamak üzere yapılıp yapılmadığını dikkate almadan, bunlara göre hesaplamalar yapılmadan belgesiz delilsiz bir şekilde dava hakkında karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin yıllara göre kayıp yaşadığı kaçak elektrik yüzdeleri tabloda verilen oranlar doğrultusunda faturalardan kayıp kaçak bedeli tahsil edilmesinin uygun olmadığını, her şekilde tespit edilecek tutarın davalıdan tahsilini, davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretini davalıya yükletilmesini, 6719 sayılı yasaya dayanılarak red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemelerin yargı yetkisinin EPDK kararlarına uygunlukla sınırlı olacağı düşünülse dahi, bu yönden bilirkişi incelemesi yaptırmadan ve delilleri toplamadan karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Duruşmalı yapılan istinaf incelemesi sonrasında dairemizin 2017/1482 E.2018/826 K.sayılı ilamı ile; alınan ek bilirkişi raporu çerçevesinde, davacının söz konusu abonelikleri nedeniyle hedef kayıp kaçak oranlarının davalı tarafça aşılarak davalı tarafından toplamda 147.939,37 TL fazla tahsilat yapıldığı, bu kısım yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmamakla birlikte, hedef kayıp kaçak oranları aşılmadan yapılan tahsilatların istirdatına dair açılan dava hakkında ise Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin benzer davalarda, eldeki davalara yönelik, yürürlüğe giren bu yasa nedeniyle davanın konusunun kalmadığına dair karar verilmesi gerektiği yolundaki emsal 2017/13140 E - 2017/16544 K sayılı ve 2017/13142 E - 2017/16545 K sayılı kararlarındaki gibi davanın konusunun kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "Davacının istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkeme kararı HMK 353/1-b-2 maddesi gereği düzeltilerek yeniden esas hakkında "Davacının davasının kısmen kabulü ile 147.939,37 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin konusu kalmadığından bu kısma ilişkin talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, sair istinaf taleplerinin ise reddine" karar verilmiştir. Dairemizin bu kararına karşı bu kez davalı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur. Temyiz incelemesi sırasında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/7002 E. - 2019/6042 K sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı, eş söyleyişle geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davacının davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu gözetilerek, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ve bu giderlere dahil olan maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının yeni vakıa ileri sürmek suretiyle davasını değiştirmiş olduğu ve davalının bu duruma rıza göstermediği gözetilmeyerek yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne şekilde karar verilmesi nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası yargılama sırasında Dairemizce usul ve hukuka uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkeme kararının düzeltilmesi ile yeniden esas hakkında; "Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı lehine maktu vekalet ücreti ve yargılama giderleri takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilmesiyle yeniden esas hakkında;1-Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 31,40 TL karar harcının peşin yatırılan 5.352,09 TL harçtan mahsubu ile 5.320,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yatırdığı 31,40 TL karar harcının, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu 900,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalı yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince 1.980,00TL'lik maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Sair istinaf sebeplerinin reddine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden davacıya isteği halinde iadesine,

Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 105,50 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Temyiz incelemesi sonrası verilen bozma kararı gereği bozma konusunda bir karar verilmek üzere zorunlu olarak duruşma açılması sebebiyle istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması koşulunun oluşmadığı kanaatiyle, AAÜT 17. bendi uyarınca davacı lehine ayrıca istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Temyiz incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya Yargıtay ilamı uyarınca iadesine, Davalının temyiz sebebiyle yapmış olduğu 62,10 TL temyiz yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Temyiz sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde temyiz edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 361 maddesi uyarınca işbu gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili dairesinde tarafların temyiz hakları olduğu hatırlatılarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2019

(www.corpus.com.tr)