Kasten Öldürmeye Teşebbüs - İlk Haksız Hareket


Yargıtay 1. Ceza Dairesi
2019/4165
2020/1335
2020-06-16





Özet:

  • İlk haksız hareketin hangi tarafça gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği kabul edildiği halde, sanığın cezasında TCK'nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması yerine yanılgılı değerlendirme sonucu bu maddenin uygulanmasına yer olmadığına hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
 
Sanıklar Yaşar ve Fahri hakkında; kasten yaralama suçundan doğrudan verilen adli para cezalarının miktarı ve hüküm tarihi dikkate alındığında, hükümlerin CMUK'un 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sanıklar Yaşar ve Fahri müdafilerinin bu suçtan kurulan hükümlere yönelen temyiz istemlerinin CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.

Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, tanıklar Ahmet ve Samet'in yargılama aşamasında alınan detaylı beyanlarında; sanık ...'nin mağdur ...'e birden fazla kez vurmak istediği, tanıkların engel olması üzerine eylemini tamamlayamadığının anlaşılması nedeni ile, sanık ...'nin eyleminin vasıflandırmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan tebliğnamedeki bozma görüşü benimsenmemiştir.

Sanık ...'nin, mağdur ...'i hayati tehlike geçirmesine sebebiyet verecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, 9-15 yıl aralığında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nin 35. maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak makul bir ceza tayini yerine hiç isabet olmayan olaylarda uygulama yeri olan 9 yıl hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’nin, mağdur ...’i kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliğini tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,

İlk haksız hareketin hangi tarafça gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği kabul edildiği halde, sanığın cezasında TCK'nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması yerine yanılgılı değerlendirme sonucu bu maddenin uygulanmasına yer olmadığına hükmedilmesi,

24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki kısmen düşünce gibi BOZULMASINA, 16/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)