Gerçeğe Aykırı Evrak Düzenleme - Abonelik - Ön Ödeme


Yargıtay 15. Ceza Dairesi
2017/13801
2020/2567
2020-02-24





Özet:

  • 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında;
  • Sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun'un 56/2. maddesi delaletiyle 63/10. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu hükmün TCK'nın 75. maddesi uyarınca ön ödemeye tabi olduğu gözetilerek, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulduktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, suçun hukuki vasfında hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması kanuna aykırıdır.

 

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında; TCK'nın 207/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

2- Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ...'na yönelik eylem nedeniyle; TCK'nın 158/1-g, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

3- Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik eylem nedeniyle; TCK'nın 158/1-g, 52, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

4- Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ... Ltd. Şti.'ne yönelik eylem nedeniyle; TCK'nın 158/1-g, 52, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ..., ...’nin mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar ..., ... ve sanık ... müdafii tarafından, özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Akraba olan sanıklar ... ve ...’nin açık hat veya sahte belgelerle alıp, kısa sürede kullanıp attıkları ..., ...,... gibi birçok telefon numaralarını yazmak suretiyle; ... Factoring adı altında bankalardan tapu teminatlı uygun kredi verildiğine dair internete ilan verdikleri, belirtilen telefonlardan arayan katılanlara kredinin verilmesi için tapu işlemleri ve ipotek masraflarının olduğunu, bu masrafların yatırılması halinde kredi sağlanacağının belirtilmesi üzerine, katılan ...’ın 9.600 TL, katılan...’nun 5.000 TL, ... Ltd.Şti yetkilisi katılan ...’in 4.010 TL’yi sanık ... adına açılan hesaba yatırdıkları, ödenen bedellerin sanık ... tarafından çekilmesine rağmen, vaad edilen kredinin sağlanmadığı, bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia edilen olayda;

1- Sanıklar ..., ..., ...’nin nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar ..., ... ve sanık ... müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Her ne kadar sanıklar savunmalarında üzerine atılı suçu işlemediklerini belirtmişlerse de; katılanların aşamalardaki istikrarlı beyanları, banka cevabi yazıları ile ekindeki hesap dökümleri ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların katılanlara karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanıklara yüklenen eylemlerin, Yargıtay CGK'nın 16/04/2013 tarih ve 2012/15-1407; 2013/140 E. K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesinde öngörülen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayinleri, aleyhe temyiz bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma yönündeki görüşe iştirak edilmeksizin, bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ...’un suç işleme kastının olmadığı, sanık ...’nin atılı suçu işlemediği, eksik inceleme, suçun sabit olmadığı, sanık ... müdafiinin sanığın suç işleme kastının olmadığı, hile unsurunun bulunmadığı, aleyhe delilin olmadığı ve eksik inceleme gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,

2- Sanık ...’ın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;

10/11/2008 gün ve 27050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun'un 56/2. maddesi delaletiyle 63/10. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu hükmün TCK'nın 75. maddesi uyarınca ön ödemeye tabi olduğu gözetilerek, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulduktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, suçun hukuki vasfında hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,

Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 24.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(www.corpus.com.tr)