Kamulaştırma - Kadastro Parseli - Dop


Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
2019/13098
2020/123
2020-01-13





Özet:

  • Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
  • Belediye Başkanlığının yazısında dava konusu taşınmazın kadastro parseli olduğu belirtildiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya içerisinde mevcut Belediye Encümeni parselasyon yazısı esas alınarak dava konusu taşınmazın imar parseline dönüştüğü kabul edildiğinden belediye başkanlığına yeniden yazı yazılarak çelişkinin giderilmesi bakımından dava konusu taşınmazın öncesinde parselasyon sonucu terklerden sonra ifrazla oluşup oluşmadığı sorularak sonra oluştuğunun tespiti durumunda dava konusu taşınmazın imar parseli kabul edilerek Düzenleme Ortaklık Payı düşülmemesi gerekirken bu husustaki çelişki giderilmeden dava konusu Düzenleme Ortaklık Payı düşülerek eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.

 

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/265 E. - 2017/111 K. sayılı kararının taraf vekillerince verilen dilekçeler ile Yargıtay'ca incelenmesinin istenilmesi üzerine Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiş ise de; Dairemiz ilamının son paragrafındaki mahkeme esas ve karar numaralarının düzeltilmesine ilişkin maddi hatanın düzeltilmesi için dosyanın, Dairemize gönderildiği anlaşılmakla;

Yazım hatasına ilişkin olan hususların düzeltilmesi için Dairemizin 01/10/2019 tarih ve 2018/8118Esas -2019/15212 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;

gereği görüşülüp düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Aşağıda açıklanan gerekçelerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/265 Esas – 2017/111 K. sayılı kararının incelenmesinde;

Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki ... İli, ... İlçesi, ... mahallesi 640 ada 16 parsel sayılı taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yaparak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği gibi, dava konusu taşınmazların üzerinde bulunan yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik yoktur. Ancak;

1-... Belediye Başkanlığının 05.05.2017 tarihli yazısında dava konusu taşınmazın kadastro parseli olduğu belirtildiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya içerisinde mevcut 08.11.1989 tarihli Belediye Encümeni parselasyon yazısı esas alınarak dava konusu taşınmazın imar parseline dönüştüğü kabul edildiğinden belediye başkanlığına yeniden yazı yazılarak çelişkinin giderilmesi bakımından dava konusu taşınmazın öncesinde parselasyon sonucu terklerden sonra ifrazla oluşup oluşmadığı sorularak sonra oluştuğunun tespiti durumunda dava konusu taşınmazın imar parseli kabul edilerek Düzenleme Ortaklık Payı düşülmemesi gerekirken bu husustaki çelişki giderilmeden dava konusu Düzenleme Ortaklık Payı düşülerek eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi,

2-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,

Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/265 Esas – 2017/111 Karar sayılı hükmünün HMK'nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 13/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

(www.corpus.com.tr)