Arazi - Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Usulü


Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
2003/359
2003/1124
2003-02-20





Özet:

  • Kamulaştırma Yasasının bedelin tespiti esaslarını düzenleyen 11. maddesinin (f) bendine göre arazilerde taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas tutularak bilimsel yöntem uygulanmak suretiyle değerinin tespiti gerekir. 
  • Somut olayda değerlendirme tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde bilirkişi raporlarında kapama bağ olarak değerlendirilen omcalar dışında verim çağına gelmiş değişik tür ve sayıda meyve ağaçlarının bulunduğu dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır. 
  • Bu durumda söz konusu meyve ağaçlarının normal sıklıkta ve tekniğine uygun olarak dikildiğinde taşınmazda kaplayacakları alanın saptanıp kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilmesi, taşınmaza kapama niteliği vermeyen iki yaşındaki dört adet kiraz fidanlarının yaşı ve cinsi belirtilmek suretiyle İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulup tespit edilecek rayiç fiyatları toplamının bedele eklenmesi gerekirken farklı biçimde değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
 
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.

Şöyle ki;

1-Kamulaştırma Yasasının bedelin tespiti esaslarını düzenleyen 11. maddesinin (f) bendine göre arazilerde taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas tutularak bilimsel yöntem uygulanmak suretiyle değerinin tesbiti gerekir.

Somut olayda değerlendirme tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde bilirkişi raporlarında kapama bağ olarak değerlendirilen omcalar dışında verim çağına gelmiş değişik tür ve sayıda meyve ağaçlarının bulunduğu dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu meyve ağaçlarının normal sıklıkta ve tekniğine uygun olarak dikildiğinde taşınmazda kaplayacakları alanın saptanıp kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilmesi, taşınmaza kapama niteliği vermeyen iki yaşındaki dört adet kiraz fidanlarının yaşı ve cinsi belirtilmek suretiyle İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulup tespit edilecek rayiç fiatları toplamının bedele eklenmesi gerekirken farklı biçimde değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması,

2-Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen Tarım Müdürlüğü ortalama verilerinin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler dahil edilmemelidir.

Somut olayda ise, bilirkişi raporlarında, kapama bağ olarak değerlendirilen kısımda, resmi veri listesindeki üretim giderlerini oluşturan unsurlar arasında yer alan masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderleri; açık tarla olarak değerlendirilen kısımda ise masrafların faiz karşılığı düşülmeden hesaplama yapılmıştır. Böylece, üretim giderlerini yüksek almak suretiyle taşınmazın net gelirini düşük bulan bilirkişi kurulu raporlarının hükme esas alınması,

Doğru görülmemiştir.

Mahkemece, yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan hususlarda ve dava konusu taşınmazın bir bölümünün kapama bağ, kalanının ise kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirecek şekilde her iki bilirkişi kurulundan ek raporlar alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 20.2.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)