Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma


Yargıtay 15. Ceza Dairesi
2017/27635
2020/2118
2020-02-17





Özet:

  • Çeklerin gününde ödenmemesi üzerine arkalarının yazıldığını ancak borçlunun çeklerin icraya konulmaması konusunda süre talep etmesi ve süre sonunda faiz, tazminat ve avukatlık ücreti ile birlikte borcunu ödeyeceğini beyan etmesi nedeniyle çeklerin icraya konulmadığını,
  • 09/02/2006 tarihinde ana paranın kendi hesabına ödendiğini ancak gecikme faizi, çek tazminatı, karşı yan avukatlık ücreti olarak toplam 35.000 TL daha istediğini, bu paranın ise ...tarafından ödenmediğini, bunun üzerine hesabına yatırılan paradan 35.000 TL alıkoyarak 115.000 TL parayı katılana elden ödediğini ve karşılığında ibraname aldığını, daha sonra ise ibranamenin değiştirilmiş olduğunu beyan etmesi karşısında;
  • Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak, dosyanın avukat bilirkişilere teslim edilmesi, çekin bankaya ibraz tarihinin 18/11/2005, borçlu tarafından yapılan ödeme tarihinin ise 09/02/2006 olduğu gözetilerek, çekler hakkında icra takibi yapılmaksızın, borçlunun 150.000 TL olan borcunu haricen ödemesi hususu da göz önünde bulundurularak, aradaki süreçte gecikme faizi, çek tazminatı, karşı yan avukatlık ücreti olarak suç tarihi itibariyle toplam 35.000 TL para istenilmesinin ve bu paranın sanığın uhdesinde kalmasının kanun ve usule uygun olup olmadığı konusunda rapor alınması, çek borçlusu ...’un konuya ilişkin tanık sıfatıyla ifadesinin alınması, sanığın katılana ödeme yaptığını iddia ettiği ancak belge ile ispat edemediği 115.000 TL paraya ilişkin, bu paranın sanığın banka hesabından ne şekilde çekildiğine dair sanık tarafından dekont sunulmasının temin edilmesi ile sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekir.

 

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

... Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapmakta olan sanığın, tahsil edilmesi için kendisine teslim edilen 75.000 TL bedelli iki adet çeki haricen tahsil ettiği ancak çek borçlusu tarafından hesabına yatırılan 150.000 TL parayı katılana teslim etmediği ve 24/03/2006 tarihli "ibranamedir" başlıklı belgeyi gerçeğe aykırı olarak düzenlediği, bu suretle sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;

1- Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,

24/03/2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

2- Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,

Sanığın, savunmasını içeren dilekçelerde ve mahkeme huzurunda alınan ifadesinde, çeklerin gününde ödenmemesi üzerine arkalarının yazıldığını ancak borçlu ...’un çeklerin icraya konulmaması konusunda süre talep etmesi ve süre sonunda faiz, tazminat ve avukatlık ücreti ile birlikte borcunu ödeyeceğini beyan etmesi nedeniyle çeklerin icraya konulmadığını, 09/02/2006 tarihinde ana paranın kendi hesabına ödendiğini ancak gecikme faizi, çek tazminatı, karşı yan avukatlık ücreti olarak toplam 35.000 TL daha istediğini, bu paranın ise ...tarafından ödenmediğini, bunun üzerine hesabına yatırılan paradan 35.000 TL alıkoyarak 115.000 TL parayı katılana elden ödediğini ve karşılığında ibraname aldığını, daha sonra ise ibranamenin değiştirilmiş olduğunu beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak, dosyanın avukat bilirkişilerden oluşan heyete teslim edilmesi, çekin bankaya ibraz tarihinin 18/11/2005, borçlu tarafından yapılan ödeme tarihinin ise 09/02/2006 olduğu gözetilerek, çekler hakkında icra takibi yapılmaksızın, borçlunun 150.000 TL olan borcunu haricen ödemesi hususu da göz önünde bulundurularak, aradaki süreçte gecikme faizi, çek tazminatı, karşı yan avukatlık ücreti olarak suç tarihi itibariyle toplam 35.000 TL para istenilmesinin ve bu paranın sanığın uhdesinde kalmasının kanun ve usule uygun olup olmadığı konusunda rapor alınması, çek borçlusu ...’un konuya ilişkin tanık sıfatıyla ifadesinin alınması, sanığın katılana ödeme yaptığını iddia ettiği ancak belge ile ispat edemediği 115.000 TL paraya ilişkin, bu paranın sanığın banka hesabından ne şekilde çekildiğine dair sanık tarafından dekont sunulmasının temin edilmesi ile sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik araştırma ile sanık hakkında beraat hükmü kurulması,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Not: (www.corpus.com.tr)