Belediye Başkanının Dava Açma Yetkisi


Danıştay 6. Daire
2006/1978
2006/3318
2006-06-20





Özet:

  • İlçe ve ilk kademe belediye meclislerinin plana ilişkin kararlarının onanmasına (aynen veya değiştirerek) yönelik büyükşehir belediye meclisi kararının belediye başkanınca iadesi üzerine ısrar yolunda verilen meclis kararlarının iptali için büyükşehir belediye başkanının 5216 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca idari yargıda dava açabilmesi gerekmektedir.
  • Dava konusu uyuşmazlıkta da, Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.10.2005 günlü 22/248 sayılı kararıyla "..... İlçesi, Karacaşehir Mevkii, Karabayır Bağları, 175 ve 176 sayılı parsellerin bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli plan tadilatının kabulüne ilişkin eski kararında ısrar edildiği anlaşıldığından Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanının 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 14. maddesinin verdiği yetkiyi kullanarak açtığı davanın esasının incelenmesi gerekirken davanın ehliyet yönünden reddinde hukuki isabet görülmemiştir.
  • Öte yandan, bir davanın görülüp, karara bağlanabilmesi için davalının da belirlenmesi, bir başka anlatımla tarafın teşkili gerekmektedir. Davada hasım tespit edilerek dava dilekçesinin bu hasma tebliğ edilip dosya tekemmül ettirildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir.

 

..... İli "….. İlçesi, Karacaşehir Mevkii, Karabayır Bağları 175 ve 176 sayılı parsellerin bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli plan tadilatının kabulüne ilişkin 14.10.2005 günlü 22/248 sayılı ısrar kararının" iptali istemiyle Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof.Dr.Yılmaz Büyükerşen tarafından hasım gösterilmeksizin açılan davayı ehliyet yönünden reddeden Eskişehir İdare mahkemesinin 10.2.2006 günlü, E:2006/333, K:2006/194 sayılı kararının temyizi üzerine işin gereği görüşüldü:

Dava, "..... İlçesi, Karaceşehir Mevkii, Karabayır Bağları, 175 ve 176 sayılı parsellerin bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli plan tadilatının kabulüne ilişkin 14.10.2005 günlü 22/248 sayılı ısrar kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, 5216 sayılı Yasanın 14.maddesi uyarınca büyükşehir belediye başkanına dava açma yetkisi verilen konulardan olmayan ilçe belediye meclisinin imara yönelik kararında ısrar edilmesine ilişkin karara karşı iptal davası açmada davacının meşru, güncel menfaat ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 7/b. maddesinde "Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe ve ilk kademe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak" Büyükşehir Belediyesinin görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Yasanın "Meclis kararlarının kesinleşmesi" başlıklı 14.maddesinde de "Büyükşehir belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü belediye meclisi kararlarını, yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine iade edebilir.

Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de büyükşehir belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir. Büyükşehir belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde idari yargıya başvurabilir.

Kararlar, kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde mahallin en büyük mülki idare amirine gönderilir. Mülki idare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez. Mülki idare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine on gün içinde idari yargı mercilerine başvurabilir. İlçe ve ilk kademe belediye meclislerinin bütçe ve imarla ilgili olanlar dışındaki kararları dayanak belgeleriyle birlikte büyükşehir belediye başkanına gönderilir. Büyükşehir belediye başkanı, yedi gün içinde, gerekçesini de belirterek hukuka aykırı gördüğü kararların yeniden görüşülmesini isteyebilir. İlgili meclis, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile kararında ısrar ederse karar kesinleşir. Kesinleşen kararlar yedi gün içinde büyükşehir belediyesine gönderilir. Belediye başkanı, kesinleşen kararın iptali için on gün içinde idari yargı merciine başvurabilir. Büyükşehir kapsamındaki ilçe ve ilk kademe belediye meclisleri tarafından alınan imara ilişkin kararlar, kararın gelişinden itibaren üç ay içinde büyükşehir belediye meclisi tarafından nazım imar plânına uygunluğu yönünden incelenerek aynen veya değiştirilerek kabul edildikten sonra büyükşehir belediye başkanına gönderilir." hükmü yer almıştır. Madde ile, büyükşehir belediye başkanına, gerekçesini belirterek hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarının tekrar görüşülmesini isteme yetkisi verilmiştir. Tekrar görüşülmesi istenilen kararlar mecliste üye tam sayısının salt çoğunluğuyla kabul edildiği takdirde kesinleşmektedir. Madde de büyükşehir belediye başkanına ısrar ile kesinleşen meclis kararları aleyhine on gün içinde idari yargıya başvuruda bulunabilme olanağı tanınmış bulunmaktadır. Bu noktada büyükşehir belediye başkanının idari yargıya başvurabilme yetkisinin hukuki niteliğinin tanımlanması başka bir ifadeyle, bu başvurunun bir dava yolu mu, yoksa idari itiraz kapsamında yapılan bir başvuru mu olduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Danıştaya idari itiraz yolu ile yapılacak olan başvurunun idari vesayet makamlarına tanındığı hususu 1580 sayılı Mülga Belediye Kanunu uygulanmasında Danıştay kararlarıyla da kabul edilmiş olan bir idare hukuku ilkesidir. 5216 sayılı Kanun'un büyükşehir belediye meclisleri ile büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkilerine ilişkin maddeleri incelendiğinde yürütme organı olan ve belediye tüzel kişiliğini temsil eden belediye başkanının belediyenin en büyük karar organı olan belediye meclisinin hiyerarşik amiri olmadığı, belediye başkanının ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığına göre başkanın belediye meclisi üzerinde idari vesayet yetkisine sahip bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, büyükşehir belediye başkanlarına belediye meclisi kararları üzerinde yukarıda metni yazılı 14. maddenin 1. fıkrasıyla tanınan yetki kendine özgü bir yetki olarak nitelendirilmelidir. Bu açıklamalardan meclisin hiyerarşik amiri veya idari vesayet makamı sayılamayan büyükşehir belediye başkanlarına belediye meclislerinin salt çoğunlukla verdikleri ısrar kararlarına karşı tanınan idari yargıya başvurunun bir dava yolu olduğu sonucuna varılmaktadır. Nitekim, 5216 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde de, büyükşehir belediye başkanının ısrar suretiyle kesinleşen meclis kararlarının iptali ve yürütülmesinin durdurulması için yargı mercilerine başvurabileceği belirtilmiş, dolayısıyla başvurunun bir dava yolu olduğu kabul edilmiştir.

Öte yandan, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, ilçe ve ilk kademe belediyelerin imarla ilgili kararları üzerinde büyükşehir belediye meclisi ve belediye başkanının denetiminin de hukuki niteliğinin belirlenmesi de gereklidir.

İlçe ve ilk kademe belediyelerinin bütçe ve imarla ilgili olanlar dışındaki kararlarının kesinleşebilmesi için büyükşehir belediye başkanının onayına gerek görülmesine rağmen imara ilişkin kararların kesinleşmesi için yasada farklı bir prosedür öngörülmüş, bu kararların doğrudan büyükşehir belediye meclisine gönderilmesi kabul edilerek meclise de bu kararları aynen veya değiştirerek kabul etme yetkisi verilmiştir. 14 üncü maddenin son fıkrasına göre ilçe ve ilk kademe belediye meclislerinin kararlarının büyükşehir belediye meclisinde aynen veya değiştirilerek kabul edilmesinden sonra büyükşehir belediye başkanına gönderilmesi gerekmektedir. Maddenin bu fıkrasında, belediye başkanına gönderildikten sonra yapılacak iş ve işlemler hakkında ayrıca bir düzenleme yer almamıştır. Bir idari işlemin hukuk aleminde var olabilmesi için kesinleşmesi gerekir. Madde başlığı belediye meclisi kararların kesinleşmesi olan 14. maddenin 1 ve 2. fıkralarında meclis kararlarının kesinleşmesi, 4. fıkrasında da yürürlüğe girmesi için konusuna göre bir ayrım yapılmaksızın büyükşehir belediye meclisinin bütün kararları yönünden genel olarak gösterilmiştir. İlçe ve ilk kademe belediye meclislerince, nazım plana uygun olarak hazırlanan uygulama imar planlarının öncelikle büyükşehir belediye meclisince aynen veya değiştirilerek onanması, büyükşehir belediye meclisinin planın onanmasına ilişkin kararının da büyükşehir belediye başkanınca onanmak suretiyle kesinleşmesi gerekmektedir. Yeniden görüşülmek üzere belediye başkanı tarafından meclise iade edilen ilçe ve ilk kademe belediye meclislerinin plana ilişkin kararlarının kesinleşebilmesi için büyükşehir belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar kararı vermesi zorunludur. Zira, büyükşehir belediye başkanının yeniden görüşülmesini istediği karar ilçe ve ilk kademe belediye meclisi kararı olmayıp büyükşehir belediye meclisinin aynen veya değiştirerek onama kararıdır.

Ayrıca, büyükşehir belediye meclisince kabul edilen 1/5000 ila 1/25.000 arasındaki her ölçekteki nazım imar planlarına ilişkin kesinleşme süreci ile ilçe ve ilk kademe belediye meclislerinin uygulama imar planına ilişkin kararlarının kesinleşme süreçlerinin farklılığını gerektiren bir neden de bulunmamaktadır.

Bu durumda, yukarıda yapılan anlatımın sonucu olarak, ilçe ve ilk kademe belediye meclislerinin plana ilişkin kararlarının onanmasına (aynen veya değiştirerek) yönelik büyükşehir belediye meclisi kararının belediye başkanınca iadesi üzerine ısrar yolunda verilen meclis kararlarının iptali için büyükşehir belediye başkanının 5216 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca idari yargıda dava açabilmesi gerekmektedir.

Dava konusu uyuşmazlıkta da, Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.10.2005 günlü 22/248 sayılı kararıyla "..... İlçesi, Karacaşehir Mevkii, Karabayır Bağları, 175 ve 176 sayılı parsellerin bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli plan tadilatının kabulüne ilişkin eski kararında ısrar edildiği anlaşıldığından Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanının 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 14. maddesinin verdiği yetkiyi kullanarak açtığı davanın esasının incelenmesi gerekirken davanın ehliyet yönünden reddinde hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan, bir davanın görülüp, karara bağlanabilmesi için davalının da belirlenmesi, bir başka anlatımla tarafın teşkili gerekmektedir. Dava dilekçesinde davalı gösterilmemiş olsa dahi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15 inci maddesinin 1/c bendine göre idare mahkemesince dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine karar verilmelidir. 5216 sayılı Kanun'un 28 inci maddesine göre Belediye Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hükümleri, ilgisine göre büyükşehir, büyükşehir ilçe ve ilk kademe belediyeleri hakkında da uygulanabilmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanununun 43. maddesinde belediye başkanının kendisinin belediye ile ihtilaflı olduğu durumlarda, açılan davalarda belediyenin temsilinin, meclis birinci başkan vekili, bulunmadığı takdirde ikinci başkan vekili veya bunların yetkilendireceği kişiler tarafından yerine getirileceği hükme bağlanmıştır.

5393 sayılı Kanun'un 43. maddesinin anılan hükmü uyarınca davada hasım tespit edilerek dava dilekçesinin bu hasma tebliğ edilip dosya tekemmül ettirildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, Eskişehir İdare Mahkemesinin 10.2.2006 günlü, E:2006/333, K:2006/194 sayılı kararının BOZULMASINA, 25.10 YTL karar harcı ile yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediği için 19.90 YTL harcın temyiz isteminde bulunana iadesine dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 20.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

(www.corpus.com.tr)