Uyuşturucu Madde Bulundurma


Yargıtay 20. Ceza Dairesi
2019/6137
2020/3559
2020-06-30





Özet:

  • Sanığın soruşturma aşamasında ...'in esrarı babasından alıp geleceğini söylediğini beyan ettiği ancak bu anlatım doğrudan görgüye dayanmadığı gibi esrarı getirerek kendisine teslim eden sanıklar ... ve ...'in sanık ...'den esrar istemelerine rağmen kendilerine esrar vermediğini tüm aşamalarda söylemeleri karşısında sanıkda ele geçen esrarın sanık tarafından verildiğinin sabit olmadığı,
  • Sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen net 0,13 gram esrarı kullanma dışında, başkasına satma veya devretme amacıyla bulundurduğuna dair, savunmasının aksine mahkumiyetini gerektirir yeterli ve kesin delil olmadığı ve bu husus mahkemece kabul edilerek sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulduğu halde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırıdır.

 

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

1-Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararına yönelik kanun yolu talebinin incelenmesinde;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemiz tarafından da benimsenen 20.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun'la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

2-Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Müsadere imkanı olmayan tamamı kriminal incelemede kullanılmış olan maddenin müsaderesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;

1 içimlik esrar maddesi ve ayrıştırılan esrar maddesinin müsaderesi ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması, suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;

Tüm dosya kapsamına göre, sanık ... 'ın soruşturma aşamasında ...'in esrarı babasından alıp geleceğini söylediğini beyan ettiği ancak bu anlatım doğrudan görgüye dayanmadığı gibi esrarı getirerek kendisine teslim eden sanıklar ... ve ...'in sanık ...'den esrar istemelerine rağmen kendilerine esrar vermediğini tüm aşamalarda söylemeleri karşısında sanık ...'da ele geçen esrarın sanık tarafından verildiğinin sabit olmadığı, sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen net 0,13 gram esrarı kullanma dışında, başkasına satma veya devretme amacıyla bulundurduğuna dair, savunmasının aksine mahkumiyetini gerektirir yeterli ve kesin delil olmadığı ve bu husus mahkemece kabul edilerek sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulduğu halde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 30.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Not: (www.corpus.com.tr)