Şahsi Hakka Dayalı Tapu İptali Ve Tescil İstemi - Taşınmazın İfrazı


Yargıtay 14. Hukuk Dairesi
2020/721
2020/2472
2020-03-02





Özet:

  • 6537 sayılı Kanun ile değişik 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8'inci maddesine göre, "Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez. 
  • Bakanlık asgari tarımsal arazi büyüklüklerini günün koşullarına göre artırabilir. Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz..." hükmüne yer verilmiştir.
 
MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 07.11.2017

NUMARASI : 2017/83-474

DAVACI : Barış Adar

DAVALI : Halil Deveci

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.04.2017 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.11.2017 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2020 gün ve 2020/11368 sayılı tebliğnamesi ile HUMK'nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K ARA R

Dava, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili, Muğla ili, Marmaris ilçesi, Hisarönü Köyü, 245 ada 26 parsel sayılı taşınmazda davalının 2020/7778 pay maliki olduğunu, davalının payının 1.860,00 m2'lik kısmını 20.02.2013 tarihinde harici sözleşme ile satın aldığını, bedeli ödemesine rağmen tapuda devir işleminin yapılmadığından bahisle dava konusu 245 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 1.860,00 m2’lik kısmına tekabül edecek payının iptali ile adına tescili isteminde bulunmuştur.

Davalı, 1. celsede davacının iddialarını kabul ettiğini beyan etmiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile 245 ada 26 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı bulunan 2020/7778 hissenin 1941/7778 hissesine karşılık 1.860,00 m2'sinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmiş ve yasal süresinde istinaf talebinde bulunulmadığından 23.12.2017 tarihinde kesinleştirilmiştir.

Bu karar aleyhine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2020 tarih, 2020/11368 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş, dosya Dairemize tevdi olunmuştur.

Kural olarak tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı TMK'nın 706, 6098 sayılı TBK'nın 237, 818 sayılı BK'nın 213, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve Noterlik Kanununun 60. ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir hak bahşetmez.

6537 sayılı Kanun ile değişik 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8'inci maddesine göre, "Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez. Bakanlık asgari tarımsal arazi büyüklüklerini günün koşullarına göre artırabilir. Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz..." hükmüne yer verilmiştir.

Bir taşınmazın belli bir bölümünün ifrazı ile kayıt maliki dışında başka bir kişinin adına kaydedilmesi hususu kamu düzenine ilişkin olup, davanın kabulünün sonuca etkili olabilmesi için, davaya konu taşınmazın davacı tarafından talep edilen bölümünün ifrazının yasal olarak mümkün olması gerekir. Nitekim dava konusu taşınmazın daha küçük paya bölünerek satılması 5403 sayılı Kanunun 8'inci maddesine de aykırıdır.

Somut olayda, mahkemece davaya konu taşınmazın, davacının talep ettiği şekilde ifrazının mümkün olup olmadığı, kanunda belirtilen hususları taşıyıp taşımadığı hususu ilgili kamu idaresinden sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2020 tarih, 2020/11368 sayılı kanun yararına temyiz başvurusunun kabulü ile, HMK’nin 363. maddesi gereğince hükmün, hukuki sonuçları kalkmamak koşulu ile kanun yararına BOZULMASINA, aynı Yasanın 363/son. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesine, 02.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)