Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurunun Reddinde Hükmedilecek Vekalet Ücreti


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
2019/579
2019/634
2019-12-05





 

Davacı vekili dava dilekçesinde; daha önce ZMSS aleyhine başvurunun Hakem Heyeti tarafından zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, 09/05/2013 tarihinde meydana gelen ... plakalı aracın tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğunu, araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu, müvekkilinde oluşan maluliyet sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi, kapsamında 5.050,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 45.064,57 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesinin yürürlükten kaldırıldığını, kaza tarihi itibarıyla kazaya karışan aracın ZMSS'nin ... Sigorta tarafından yapıldığını, tazminatın bu sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, mevcut hukuki düzenlemeler sebebiyle öğrenci servis taşımacılığı yapmakta olan ... plakalı aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi dışında herhangi bir sigorta yaptırmak zorunluluğu öngörülmediğinden ve aracın mevcut bir ZMSS olduğundan, başvurunun reddi gerektiğini beyan etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında; başvurunun kabulüyle 45.064,00 TL sigorta tazminatının avans faiziyle tahsiline karar vermiştir. Davalı Güvence Hesabı İtiraz Hakem Heyetine başvurusunda; 4925 sayılı KTK'nın 17. maddesi uyarınca il içerisinde yapılan taşımacılıkta kullanılan araçların Zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi, yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, başvuru sahibinin de bu zorunluluğa dair herhangi bir belge getiremediğini, Güvence Hesabı'nın tazminat yükümlülüğünün doğabilmesi için zorunlu sigortaların kanunla öngörülmüş olması gerektiğini, dava konusu aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi yaptırma zorunluluğu olmadığı için Güvence Hesabı'nın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'deki ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyan etmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararında; trafik kazasının meydana geldiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 4925 sayılı KTK'nın 17-18-48-49. maddeleri uyarınca meydana gelen zararın sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması durumunda öncelikle zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısı tarafından karşılanması gerektiğini, kazaya sebep olan ... plakalı aracın ise bu zorunluluğa rağmen taşımacılık sigortası yaptırmadığını, bu sigortayı yaptırması zorunlu iken yaptırmaması dolayısıyla Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun söz konusu olduğunu ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yerinde olduğunu belirterek itirazın reddine karar vermiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetine başvurduğu gerekçelerle istinaf talebinde bulunmuştur.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş gücü kaybı tazminat talebine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacının yolcu konumunda bulunduğu Diyarbakır ile Batman arası servis taşımacılığı yapan ... plakalı otobüsün 09/05/2013 tarihinde tek taraflı yapmış olduğu trafik kazasında, sürücünün % 100 kusuru nedeniyle meydana gelen kaza neticesi % 10 oranında malul kaldığı ve kazayı yapan servis aracının kazanın meydana geldiği tarihte geçerli olan 4925 Karayolu Taşıma Kanunu 17.-18. maddeleri uyarınca yaptırmak zorunda olduğu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesini yaptırmadığı dosya kapsamı ile sabittir.

Zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi genel şartları uyarınca tazminat ödemesinde öncelikli olarak meydana gelen zararın taşımacılık sigorta poliçesinden karşılanacağı, bu sigorta ile karşılanamadığı takdirde 2918 sayılı KTK'ye göre yapılması zorunlu olan ZMSS veya İMSS'ye başvurabileceği belirtildiğinden, somut olayda olduğu üzere, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan hallerde öncelikle Güvence Hesabına başvurulmuş olması ve Güvence Hesabının sorumluluğu yönünde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin Güvence Hesabının sorumluluğu bulunmadığı yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalı Güvence Hesabının avans faizi talebinin kabulüne yönelik istinaf talepleri incelendiğinde; kazaya sebep olan aracın ticari nitelikte servis taşımacılığı yapan bir araç olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğundan, tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Davalının vekalet ücretine yönelik istinaf talepleri değerlendirildiğinde; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesine 13/06/2012 tarihli ve 6327 sayılı Kanun'un 58. maddesi ile eklenen 17. fıkrasında, "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Bu düzenlemeye uygun olarak da yukarıda belirtildiği gibi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde "Tarifenin 3. kısmına göre, nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin 1/5'ine hükmedilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu maddelerde "talebi reddedilenler" olarak belirtilenler, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran sigortalılar ve sigorta poliçesinden menfaat temin edenlerdir. Çünkü Sigorta Tahkim Komisyonunun önüne gelen tek bir talep vardır. O da, sigortalılar ve sigorta poliçesinden menfaat temin edenlerin talebidir. Tahkim Komisyonuna talepte bulunan sigortalının talebine cevap veren ve karşı gerekçelerini ileten sigortacının bu anlamda "talebi kabul edilen" veya "talebi reddedilen" olarak kabul edilmesi olanağı yoktur. Sigortalılar ve sigorta poliçesinden menfaat temin edenler lehine karar verilmesi halinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tahkim'de ve Sigorta Tahkim Komisyonunda Ücret" başlıklı 17. maddesine göre, tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup davalının bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-6728 sayılı Yasa'nın 36.maddesi ile değişik 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı 1 sayılı Tarifenin A) Mahkeme Harçları başlıklı bölümünün III- Karar ve ilam harcı başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (a) bendi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,3-Peşin alınan karar harcının İlk Derece Mahkemesince istinaf talep edene iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,6- İstinaf talebi için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.05/12/2019