Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Davacılar, kiracının 2019 yılına ait kira bedellerini ödemediğini ileri sürerek noter aracılığıyla ihtarname göndermiş ve 30 günlük yasal süre içinde ödeme yapılmaması üzerine temerrüt nedeniyle tahliye davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi davanın kabulüne ve tahliyeye karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi de davalının istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Uyuşmazlığın Odak Noktası: Davalı kiracı, kiraya verenlerin çok sayıda olduğunu, ihtarnameyi gönderenler ile sözleşmedeki kiraya verenlerin uyuşmadığını ve taraf teşkilinin sağlanmadığını savunarak usul yönünden davanın reddini istemiştir.
Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi: Yargıtay, tahliye davasının en temel usul kuralını hatırlatarak kararı bozmuştur:
Zorunlu Dava Arkadaşlığı: Kira sözleşmesinde birden fazla kiraya veren varsa, temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilebilmesi için ihtarnamenin tüm kiraya verenler tarafından birlikte gönderilmesi ve davanın da birlikte açılması şarttır.
Mirasçıların Durumu: Somut olayda, kiraya verenlerden biri (Suat Akgül) vefat etmiştir. Mirasçılık belgesine göre üç mirasçısı bulunmasına rağmen, temerrüt ihtarnamesi bu mirasçılardan biri (Seda Akgül) dışlanarak gönderilmiştir.
Eksikliğin Giderilememesi: Elbirliği mülkiyetinin söz konusu olduğu bu durumlarda, bir kısım mirasçının tek başına ihtarname gönderme hakkı yoktur. En kritik nokta şudur: Dava sırasında diğer mirasçıların muvafakatini almak, geçersiz olan ihtarnameye hukuksal geçerlilik kazandırmaz. Yani bu usuli eksiklik sonradan giderilemez.
Sonuç: Tüm kiraya verenlerin (ve vefat edenlerin tüm mirasçılarının) yer almadığı bir ihtarname, Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi anlamında geçerli bir temerrüt ihtarı sayılamaz. Yargıtay, bu husumet eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken tahliye kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuş; Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını davalı yararına bozmuştur.
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalının, müvekkillerinin hissesine düşen 2019 yılı Ağustos ve Eylül ayları kira bedelinden toplam 19.642,79 TL'yi ödemediği için Kadıköy 29. Noterliğinin 24.09.2019 tarihli ve 20826 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve borcun ödenmesi için otuz günlük süre verildiğini, ancak borcun tamamının ödenmediğini ileri sürerek, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacıların dayandığı ihtarnamenin şirketin eski çalışanına tebliğ edildiğini, tebligatın usul ve yasaya uygun olmadığını, bu nedenle davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 315 inci maddesinde aranan şartları taşımadığını, kiralanan yerin hisseli olduğunu, kiraya verenlerin on üç kişi olduğunu, taraf teşkilinin sağlanmadığını, davacıların geç ödeme bahanesi yaratarak ve usulsüz yapılan tebligata dayanarak kötü niyetle huzurdaki davayı açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 01.03.2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereği kiracı olan davalıya gönderilen temerrüt ihtarnamesinin, şirketin eski çalışanına tebliğ edilmesi nedeniyle geçersiz olduğu iddiasının ispatlanamadığı, ihtara konu kira bedellerinin süresinde ödenmediği, bu nedenle tahliye şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; dava şartlarının eksik olduğunu, kiraya verenler ile bir kısım davacıların farklı olduğunu, bazı davacıların taraf ve dava ehliyetinin olmadığını, davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, 01.03.2013 tarihli kira sözleşmesinde kiralanan yerin hisseli olduğunu ve dava dilekçesi ve ihtarnamedeki kiraya verenler ile sözleşmede adı geçen kiraya verenlerin sayı olarak farklı olduğunu, bir kısım murislerin mirasçılık belgelerinin dosyaya sunulmadığını, bahse konu temerrüt ihtarnamesinin tebliğinin usulsüz olduğunu, yedi yıllık kira süresi içerisinde tüm kira borçlarının zamanında ödendiğini, sadece bir adet hissedarın hissesine isabet eden küçük bir kısmın geç yatırıldığı iddiası ile açılan davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların herhangi bir uyarıda bulunmadan dava açma yoluna gittiklerini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında vefat edip mirasçısı davaya dahil edilen davacı ... yerine Duygu Barlas'ın karar başlığında gösterilmesi gerektiği, ihtarnamenin tebliğinin usule uygun olduğu, borçlu kiracının ödeme olgusunu ispat külfetini yerine getiremediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebepleri tekrarlamış, ayrıca kiraya verenin külli halefi olan Suat Akgül tarafından sunulan ve feragat beyanı içeren dilekçenin dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek,
kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun'un 315 inci maddesi.
Değerlendirme
Temerrüt nedeniyle tahliye davasının, kural olarak kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiraya verenler birden fazla ise; aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiraya veren durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi, bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.03.2013 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiraya verenlerden ...'in 08.11.2018 tarihinde vefat ettiği, sunulan mirasçılık belgesine göre de, geride mirasçı olarak davacılardan ... ile ... ile birlikte dava dışı ...'in bulunduğu anlaşılmaktadır. ... dışında kalan mirasçılar ile birlikte diğer kiraya verenler tarafından 24.09.2019 tarihinde keşide edilen temerrüt ihtarnamesi ile ödenmeyen kira borcunun otuz gün içinde ödenmesi talep edilmiş, süresinde ödemede bulunulmaması üzerine de işbu dava açılmıştır.
Kira sözleşmesinde birden fazla kiraya veren olması halinde temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilebilmesi için; temerrüt ihtarnamesinin, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan tüm kiraya verenler tarafından düzenlenmesi ve davanın da birlikte açılması zorunludur. Elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde ise, taraflar arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunduğundan, bir kısım mirasçıların tek başına takip yapma ve dava açma hakları bulunmamaktadır. Dava sırasında diğer mirasçıların muvafakatının sağlanması, mevcut ihtarnameye hukuksal geçerlilik kazandırmayacağından, söz konusu eksiklik sonradan giderilemez. Bu durumda ... mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmakta olup, temerrüt ihtarnamesindeki husumet eksikliğinin sonradan giderilmesi mümkün olmadığından, İlk Derece Mahkemesince tüm kiraya verenler tarafından ihtarname düzenlenmemiş olması nedeniyle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
KARARI YAZDIR
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun