Geri Alım (Vefa) Hakkına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davalarında Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

30 Ocak 2026, 21:04 - 11

Geri Alım (Vefa) Hakkına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davalarında Görevli Mahkemenin Belirlenmesi


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
2023/4093
2025/1085
2025-04-22





Özet:

Davacı, mülkiyetindeki bir taşınmazı, dava dışı bir şirketin bankaya olan kredi borcuna karşılık "18 ay içerisinde geri alım (vefa) hakkı" tanınması şartıyla davalı bankaya devretmiştir. Davacı, bu süre dolmadan bankaya başvurarak borcu ödemek ve taşınmazı geri almak istediğini; ancak bankanın kendisine ödeme planı sunmadığını, ihtarnameye cevap vermediğini ve haksız şartlar ileri sürerek süreci tıkadığını iddia etmiştir. Davacı, yapılan satış işleminin protokol hükümlerine ve TBK 237. maddesindeki şekil şartlarına aykırı olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, yaptığı incelemede esasa girmeden önce "görev" hususunu değerlendirmiştir:

  • Vefa (geri alım) hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davalarının şahsi hakka dayalı, taşınmazın aynını ilgilendiren davalar olduğu; bu uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen mutlak veya nispi ticari davalardan olmadığı vurgulanmıştır.

  • Taraflardan birinin banka olması veya uyuşmazlığın bir kredi borcu protokolünden doğması, davanın niteliğini "ticari dava" yapmaya yetmemektedir.

  • 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi uyarınca, bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiştir.

Neticeten; Bölge Adliye Mahkemesi, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesini usul hatası olarak görmüş; yerel mahkeme kararını kaldırarak dosyanın görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine kesin olarak karar vermiştir.

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 8 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davacının daha önce adına kayıtlı bulunan bağımsız bölümü, dava dışı ... Aydınlatma Seyahat Turizm İnşaat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin ... Şubesine olan 105.000 TL+faiz borcuna karşılık, satış tarihinden itibaren 18 ay içinde masrafları ile birlikte ödemek kaydı ile davalı tarafa devretme taahhüdünde bulunduğunu, davacının taşınmaz maliki olarak satış tarihinden itibaren 18 aylık süre dolmadan 05.07.2018 tarihinde ... Şubesine başvuruda bulunarak, dava dışı ... Aydınlatma Seyahat Turizm İnşaat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin borçlarını ödemek ve bağımsız bölümü geri almak istediğini bildirdiğini, aradan uzun süre geçmesine rağmen, davalı tarafça müvekkilin bu talebine cevap verilmediğini, bu konuda davalı tarafa keşide edilen Ankara 52. Noterliğinin 08.08.2018 tarih ve 14962 yevmiye numaralı ihtarnamesinden sonuç alınamadığını, davalı tarafın bununla da yetinmeyerek, müvekkile keşide etmiş olduğu Altındağ 2. Noterliğinin 29.08.2018 tarih ve 15671 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, müvekkilden, bağımsız bölümü boşaltmasını ve 09.01.2017 tarihinden itibaren aylık 800 TL üzerinden 15.734 TL ecrimisil miktarının kendilerine ödenmesini, aksi halde, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açılacağını bildirdiğini, müvekkilin daha sonra tapu kayıtları üzerinde yapmış olduğu incelemede, geri alım hakkının tapu kayıtlarına şerh düşülmediğini ve doğrudan bir satış işlemi gerçekleştirildiğini öğrendiğini, yapılan satış işleminin protokole ve TBK.nun 237.maddesine açıkça aykırı olduğunu, davalı tarafça, müvekkilin gerçek rızası aleyhine ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket edildiğini, yapılan satış işleminin hukuken geçersiz olduğunu, bu nedenle öncelikle ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 8 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve akabinde bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile, müvekkil adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle usule ilişkin olarak, müvekkilin davada, davalı sıfatına haiz olmadığını, müvekkile husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilin tacir olduğunu, davaya bakmakta ticaret mahkemelerinin görevli bulunduğunu, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı tarafça bakiye harç eksikliğinin giderilmesi gerektiğini, müvekkili banka Siteler şubesi ile ... aydınlatma.. Ltd Şti arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşmeye dayanılarak anılan şirkete kredi kullandırıldığını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek asıl borçlu ve kefile ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamede tanınan sürede borcun ödenmemesi üzerine borçlu şirket hakkında icra takibi yapıldığını, borçlu şirket tarafından teminatta yer alan ve davacı adına kayıtlı olan ... parselde kayıtlı 8 numaralı bağımsız bölümün kendisine geri alım hakkı tanınmak suretiyle Bankalarına devredilmek istendiği bilgisinin taraflarına iletilmesi üzerine, ... Aydınlatma Sey.Tur. İnş.İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. firması ile bankaları arasında protokol düzenlendiğini, anılan protokol kapsamında dava konusu edilen taşınmazın, davacı tarafa geri alım hakkı tanınmak suretiyle 09.01.2017 tarihinde 105.000,00 TL bedelle bankanın mülkiyetine geçmiş olup, borçlu şirketin takip risklerine 105.000,00 TL tahsilat sağlandığını, protokol kapsamında borçlu, Bankaya devredilen söz konusu satışın gerçekleştiği tarihten itibaren 18 ay içerisinde ve satış tutarı olan 105.000,00 TL’ye + faiz tutarı (gayrimenkulün Banka tarafından alınma tarihinden, satış tarihine kadar geçen sürede yıllık %15 faiz uygulanması suretiyle ulaşılan tutar) +masraflar+ protokolün 3. Maddesinde belirlenen hükme riayet edilmesi durumunda geri alım hakkını veya göstereceği 3. Kişilere satış hakkını kullanabileceğini, ... Aydınlatma Sey.Tur. İnş.İç ve Dış Tic.Ltd. Şti. firması veya davacı taraf borçlu şirketin takip hesaplarında izlenen risklerinin tasfiyesi ile ilgili olarak Ankara Bölge Risk Tasfiye Müdürlüğü ile irtibata geçmediğini ve ödeme planı talebinde de bulunmadığını, dilekçe tarihi itibarı ile banka alacağının devam ettiğini, protokolün 14. Maddesinde de: “İşbu protokol şartlarından herhangi birisinin yerine getirilmemesi veya vadesinde ödeme yapılmaması halinde, protokol geçersiz olacak ve Banka borçlulara karşı taraflar arasında imzalanmış olan kredi sözleşmelerinden ve işbu protokolden doğan yükümlülüklerini hiç ve/veya gereği gibi yerine getirmemesi halinde bütün haklarını kullanacaktır.” İbaresi yer aldığını, davacı tarafın protokole riayet etmediğini, davacı tarafın Banka ile protokol imzaladığını ve akabinde Tapu Müdürlüğünde gerçek iradesine uygun olarak anılan taşınmazın Bankaya devir işlemini gerçekleştirdiğini, protokolün bir nüshası davacı tarafa verilmiş olup, protokolde şekil şartı eksikliğinin söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki protokolün geçersiz olduğunun ileri sürülmesi kötü niyetli bir yaklaşım olup, davacı tarafın hür iradesiyle, protokol içeriğini kabul ederek müvekkili Banka ile protokol imzaladığını, hatta tahsilatın borçlu şirketin riskinden mahsup edilmesi teklifinin davacı taraftan geldiğini, ayrıca davacı tarafın Ankara 52.Noterliği’nin 6373 yevmiye numaralı tahliye taahhütnamesi ile dava konusu edilen taşınmazı en geç 09.07.2018 tarihine kadar kayıtsız ve şartsız olarak tahliye edeceğini taahhüt ettiğini, dava konusu edilen taşınmaz için tanınan geri alım hakkı 09.07.2018 tarihinde sona ermiş olmasına rağmen, davacı tarafın protokol hükümlerine riayet etmediğini ve taşınmazı boş olarak müvekkili Bankaya teslim etmediğini, bunun üzerine müvekkil Banka tarafından davacıya Altındağ 2.Noterliği’nin 15617 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarname ile taşınmazın boş olarak müvekkil Bankaya teslimi, aksi takdirde fuzuli şagil sıfatıyla davacı aleyhine meni müdahale davası açılacağı, davacı tarafça haksız kullanım sebebiyle müvekkil Bankanın uğradığı zararlar ile ecrimisil talebinde bulunulacağı hususunun ihtar edildiğini, taşınmazın boş olarak teslim edilmediğini belirterek, öncelikle davacı tarafa harcı tamamlatması için mehil verilmesi, ilk itirazlarının kabulü ile davanın esasa girmeden husumet,zamanaşımı, hak düşürücü süre ve görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesi, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece; davanın kabulüne, ... nolu parsel, 2. Kat No:8 adresinde bulunan taşınmazın mevcut tapu kaydının iptaline, taşınmazın davacı adına tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 129.920,14 TL'nin Mahkememiz kararının kesinleşmesi ile birlikte davalıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF

İstinaf Kanun Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.

İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; ilk derece mahkemesinin dava konusu taşınmazın mevcut tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline ilişkin hükmünün yerinde olduğu, ancak geri alım bedelinin davalıya verilmesine ilişkin hüküm kısmının dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olmadığı kanısında olduklarını, dosyada mevcut 09.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar ve dava dışı ... Ltd.Şti. arasında imzalanan protokolde; protokolün imzalanmasından sonra takip hesaplarında izlenen borcun tasfiyesi amacıyla bir ödeme planının düzenleneceği, ödeme planındaki taksitlerin düzenli ödenmesi halinde geri alım hakkının kullandırılabileceği, borçlular tarafından üstlenilen herhangi bir yükümlülüğe aykırı hareket edilmesi halinde geri alım hakkının sona ereceği, protokol şartlarından herhangi birinin yerine getirilmemesi veya vadesinde ödeme yapılmaması halinde protokolün geçersiz hale geleceği hükümlerinin bulunduğu, dosya kapsamında yasal takipte bulunan kredi borcunun, ödeme planına bağlandığına ilişkin bir belge bulunmadığı, bankanın etken, firma ve davacının edilgen olduğu, bankacılık teamülleri, iş ve işlem uygulamaları ve iyi niyet kuralları gereğince, süreci başlatmak görevinin bankada olduğu, bankanın icapta bulunması, davacı ve dava dışı firmanın kendilerine usulüne uygun olarak sunulmuş olan icabı red veya kabul etmeleri gerektiği, ancak bankanın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığı, davalı bankanın hatalı olduğu, ödeme planı bulunmadığı için, planın gereklerinin yerine getirilip getirilmemesinin gerçekleşmediği, bu nedenle protokolün hükümlerinin boşta kaldığı, protokolün imzalanmasından önceki evreye dönüldüğünün tespit edildiğini, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere; müvekkilinin, davalı bankaya yazılı başvuruda bulunarak geri alım hakkını kullanmak istediğini, bu nedenle ne kadar ödeme yapması gerektiğinin tarafına bildirilmesini istediğini ancak davalı bankanın protokolde kararlaştırıldığı halde, herhangi bir ödeme planı düzenleyip, müvekkiline bildirmediğini, bunun üzerine müvekkilinin, Ankara 52.Noterliği'nden keşide ettiği 08.07.2018 tarihli ve 14962 yevmiye numaralı ihtarname (dosyada mevcuttur) ile; ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç iş günü içerisinde bahsi geçen taşınmazın geri alımı için gerekli olan bedelin ve ödeme gününün tarafına bildirilmesini, ödemenin yapılmasını müteakip taşınmazın tarafına devri için tapu işlemlerinin başlatılmasını istediğini ancak davalı bankanın anılan ihtarnameye de cevap vermediğini, davalı banka yetkilileri ile yapılan şifahi görüşmede ise; dava dışı ... Ltd.Şti.nin bankaya olan tüm borçlarının ödenmesi kaydıyla taşınmazın devredileceğinin müvekkiline iletildiğini, bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiği üzere; davalı bankanın yasal takipte bulunan kredi borcuna ilişkin ödeme planı hazırlayıp müvekkiline ve dava dışı ... Ltd:Şti.ne bildirmediğini, dolayısıyla protokolün şartlarından birini yerine getirmediğini, bu nedenle protokolün "protokol şartlarından herhangi birinin yerine getirilmemesi veya vadesinde ödeme yapılmaması halinde protokolün geçersiz hale geleceğine ilişkin hükmü gereğince protokolün imzalanmasından önceki evreye dönüldüğünü, başka bir deyişe protokol geçersiz hale geldiğini, ilk derece Mahkemesince bu husus dikkate alınmaksızın, geri alıma ilişkin protokolün geçerli olduğu varsayılarak, geri alım bedelinin davalı bankaya verilmesine karar verildiğini, bir an için protokolün geçerli olduğu kabul edilse dahi; dava dilekçesinde ayrıntıları ile belirtildiği üzere; taraflar arasında akdedilen protokolde belirtilen geri alım hakkı, ayrı bir sözleşme konusu yapılıp resmi şekilde düzenlenmediği için geçersiz olup, dolayısıyla anılan protokole dayanılarak yapılan taşınmaz devir işleminin de geçersiz olduğunu, nitekim TBK.237.maddesinde; “Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.” hükmü yer almakta olup, davalı bankanın anılan hükmü yok sayarak adi şekilde düzenlenen protokole dayanarak, müvekkilinin taşınmazını kendisine devretmesini sağladığını, geri alım hakkını tapu müdürlüğüne bildirmeyerek, müvekkilinin gerçek iradesi hilafına doğrudan satış işlemi yaptığını, iyi niyet kurallarına ve hakkaniyete aykırı olan bu durumun hukuken korunmayacağının açık olduğunu, ayrıca bahsi geçen protokolün; tek nüsha düzenlenmiş olması, bir örneğinin müvekkiline verilmemesi, protokol tarihinin belirtilmemesinin, yasanın aradığı şekli unsurların eksik olması açısından da Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ilgili maddelerine aykırı olduğunu, geri alım hakkı sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olup, bu hakka dayanılarak müvekkiline ait taşınmazın, müvekkilin iradesi hilafına doğrudan satış gösterilip davalı banka adına tescilinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bir an için taraflar arasında akdedilen protokolün geçerli olduğu kabul edilse dahi; tapuya şerh şartının yerine getirilmemesi, yapılan tescil işleminin tarafların gerçek iradesini yansıtmaması ve yasaların aradığı şekli unsurları taşımaması nedeni ile geçersiz olduğunu, ayrıca davalı bankanın, evin kendisine devrini fırsat bilip, protokolde kararlaştırılan bedel dışında, ... Ltd.Şti.nin bakiye tüm borçlarının ödenmesini istemesi hakkın kötüye kullanılması olup, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kısaca; dava konusu taşınmazın mevcut tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline ilişkin hükümün, usul ve yasaya uygun olduğu, ancak bahsi geçen protokolün geçersiz olduğu ve geri alım sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmediği hususları göz ardı edilerek, geri alım bedelinin davalıya verilmesine ilişkin hüküm kısmının, dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olmadığı kanısında olduklarını belirterek, ilk derece Mahkemesinin dava konusu taşınmazın mevcut tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline ilişkin hükmünün korunarak, geri alım bedelinin davalıya verilmesine ilişkin hüküm kısmının kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili; yerel mahkemede görülen iş bu dava tapu iptal ve tescil davası olup, davanın taşınmazın tapuda gösterilen bedel üzerinden açılması ve bu miktar üzerinden peşin nispi harç ödenmesi gerektiğini, dava konusu edilen taşınmazın geri alım bedeli 105.000-TL olup, tapuda kaydında belirtilen değer de 105.000-TL olmasına rağmen davacı tarafça yalnızca 10.000-TL üzerinden dava açıldığını, söz konusu eksik harcın, ilk duruşma gününe kadar tamamlanması gerekmekte iken ve davaya cevap dilekçesinde harcın tamamlanması gerektiği belirtilmiş olunmasına rağmen, davacı tarafça harcın tamamlanmadığını, yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında taşınmazın değerinde herhangi bir noksanlık tespit edilmediği gibi taşınmazın tapudaki satış bedelinin de 105.000-TL olduğunun açık olduğunu, bu duruma rağmen söz konusu harcın ancak sözlü yargılamaya geçileceği duruşmadan önce yatırıldığını, bu durum açıkça usul ve yasaya aykırı olup, iş bu davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulmuş olunması yasaya aykırı olup, yerel mahkeme kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, müvekkil Bankanın Siteler Şubesi ile ... Aydınlatma Sey.Tur.İn.İç Ve Dış Tic.Ltd.Şti arasında Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, iş bu kredinin teminatı olarak dava konusu edilen ... adına kayıtlı; “... Parselde Kayıtlı 8 No’lu taşınmaz " üzerinde müvekkili bankanın ipotek tesis ettiğini, taşınmazın, ... Aydınlatma Sey.Tur.İn.İç Ve Dış Tic.Ltd.Şti firmasının kullanmış olduğu tüm kredilerin teminatını oluşturmakta olduğunu, dava dosyası kapsamına sunulan ipotek belgesi içeriğinde madde 1 de bu hususun açıkça yer aldığını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek ilgililere Ankara 38. Noterliği 25.07.2016 tarih ve 23944 yevmiye no'lu ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede tanınan süre içerisinde borcun ödenmemesi üzerine borçlu şirket ve ipotek veren ... hakkında 10.11.2016 tarihinde ; Ankara 10.İcra Müdürlüğü 2016/ 21412 E. Sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, dava konusu edilen taşınmazın geri alım hakkı tanınmak suretiyle müvekkili bankaya devredilerek, taşınmaz bedelinin şirket riskinden düşülmesi hususunda ipotek veren ... tarafından 05.01.2017 tarihli dilekçe müvekkili banka şubesine sunulduğunu, söz konusu dosya kapsamına taraflarınca sunulan teklif metninde; “... ... Parselde Kayıtlı 8 No’lu bağımsız bölümde kain gayrimenkulü geri alım hakkıyla 18( onsekiz) ay vade için Bankamıza devredilmesi ve geri alım tutarıyla ... Aydınlatma Set. Tur.inş. İç ve Dış.Tic. Ltd. Şti. firmasının kredi risklerinin tahsil edilmesini ve 18 ( onsekiz) ay sonunda belirteceğimiz 3. Şahıs veya tarafımıza devrini talep etmekteyiz“ hususlarının yer aldığını, iş bu talep üzerine; ... Aydınlatma Sey.Tur.İn.İç Ve Dış Tic.Ltd.Şti ile davacı ... ve müvekkil banka arasında protokol düzenlendiğini, davacı tarafça her ne kadar dosyaya sunulan beyanlarında, ... Aydınlatma.... firması ile iş bu davanın ilgisinin olmadığını ileri sürmekte ise de, dava konusu edilen protokolün, hem ... Aydınlatma Sey.Tur.İn.İç Ve Dış Tic.Ltd.Şti firması, hem de ... ile imzalandığını, anılan protokol kapsamında dava konusu edilen taşınmazın, geri alım hakkı tanınmak suretiyle 09.01.2017 tarihinde 105.000,00-TL bedelle müvekkili banka mülkiyetine geçtiğini, bu sebeple , borçlu şirketin takip risklerine 105.000,00-TL tahsilat sağlandığını, dosya kapsamına sunulan protokolün 2. maddesinde; “….Bankaya devredilen söz konusu satışın gerçekleştiği tarihten itibaren 18 ay içerisinde ve satış tutarı olan 105.000,00-TL ye +faiz tutarı ( gayrimenkulün banka tarafından alınma tarihinden , satış tarihine kadar geçen sürede yıllık % 15 faiz uygulanması suretiyle ulaşılan tutar) + masraflar üzerinden geri alım hakkını veya göstereceği 3. kişilere satış hakkını kullanabilecektir.“ hükmü yer aldığını, ayrıca protokolün 3. maddesinde; ”söz konusu firmadan olan kalan Bankamız alacağı için yapılacak olan ödeme planındaki taksitlerin düzenli ödenmesi halinde geri alım hakkı kullandırılabilecektir “ ibaresi yer aldığını, ancak borçlu tarafça takip hesaplarında izlenen risklerinin tasfiyesi ile ilgili olarak bugüne kadar herhangi bir ödeme planı talebinde bulunulmadığını, davacı tarafça ödeme planı teklifinde bulunulsa idi, müvekkil bankaca uygun bir ödeme planı hazırlanacağının açık olduğunu, ... Aydınlatma Sey.Tur.İn.İç ve Dış Tic.Ltd.Şti firma yetkilisi ... tarafından (yani davacı ... tarafından değil ) 05.07.2018 tarihli dilekçe ile "..... parseldeki 20845 emlak kodlu gayrimenkulü geri alım hakkı 09.07.2018 de sona erecek olup, eski mülk sahibi olarak geri almak istiyorum. Geri alım tutarının ve hangi tarihe kadar ödeme yapmam gerektiği hususunun tarafıma bildirilmesini rica ederim" ibarelerini içeren dilekçesini Siteler şubesine sunduğunu, görüleceği üzere;firma yetkilisi ...'nun iş bu talebinde ödeme planından bahsedilmediğini, ayrıca yine firma yetkilisi ...'nun talebi üzerine, 30.07.2018 tarihinde söz konusu geri alım protokolünün fotokopi sureti müvekkili banka şubesince tekrar elden teslim edildiğini, ilgili şube tarafından ...'nun 05.07.2018 tarihli talep dilekçesi müvekkil bankanın Emlak Müdürlüğü'ne gönderilmiş olup Emlak Müdürlüğünce ilgili şubeye " 24.08.2018 tarihine kadar tahsilat sağlamak kaydıyla söz konusu taşınmazın geri satış bedeli 132.300-TL olacağı , ayrıca borçlunun riski var ise, güncel ekspertiz bedeli ( 185.000-TL ) ile geri satış bedeli ( 132.300-TL ) arasındaki farkın ( 52.700-TL ) borçlunun kredilerine mahsuben nakden ve defaten ödenmesi gerektiği, tapu devrinin bu şekilde yapılabileceğinin bildirildiğini, bu durumun şubece ilgiliye bildirildiğini, Emlak Müdürlüğü'nün dilekçe ekinde yer alan mailde belirttiği son işlem tarihi olan 24.08.2018 tarihine kadar firma yetkilisi dava dışı ... defalarca aranmış ise de geri alım hakkında taraflarca imzalanan ilgili şartların firma yetkilisi tarafından kullanılmadığını, ... Aydınlatma Sey.Tur.İn.İç Ve Dış Tic.Ltd.Şti.yetkilisi ve davacı ... tarafından müvekkili bankaya, müvekkil Banka'nın Emlak Müdürlüğü tarafından belirlenen şartların kabul edildiği ve bu suretle taşınmazı geri almak istediklerine dair herhangi bir bildirim,geri dönüş yapılmadığını, söz konusu dilekçeler dosya kapsamına sunulmuş olunmasına rağmen, yerel mahkeme ilamına esas alınan kök rapor ve ek raporda yine de "Firma ve ..., 05.07.2018 tarihinde Siteler şubesine yazılı olarak başvurarak geri alım hakkını kullanmak istediğini yazılı olarak bildirdiği" tespitine yer verildiğini, oysa ki, 05.07.2018 tarihli talep dava dışı olan firma yetkilisi ...'na ait olup yukarıda belirtildiği üzere bakiye borç sebebi ile ödeme planı teklifinin müvekkil bankaya yapılmadığını, davacının bu hususta bir talebinin bulunmadığını, dava dışı ...’nun yalnızca geri alım tutarının bildirilmesini istediğini, bu duruma rağmen Yerel Mahkemece eksik ve hatalı inceleme yapılarak müvekkili bankayı kusurlu bulduğunu ve 09.07.2021 tarihli ilam ile; "... Kredi sözleşmesine istinaden düzenlenen protokolde söz konusu firmadan kalan banka alacağı için yapılacak olan ödeme planındaki taksitlerin düzenli ödenmesi halinde geri alım hakkı kullanabileceğinin düzenlemesinin yer aldığı ancak davacı bankanın taraflara ödeme planı sunmadığı, davacının geri alım hakkına ilişkin yaptığı başvuruya Banka tarafından herhangi bir cevap verilmediği, davalı bankanın basiretli davranma yükümlülüğünü yerine getirmediği, hangi tarihte ne kadar ödeneceğine ilişkin belirlilik bulunmayan durumda davacı tarafa ve dava dışı şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığı, usul ve yasaya uygun denetime elverişli bilirkişi kök raporu ile 2. Ek raporu ve protokolün 2. Maddesine göre davacı bankanın taşınmazın belirtilen bedelinin masraflar ve ferileri birlikte 129.920,04 TL olduğu ve bu bedelin davacı vekilince Mahkeme veznesine depo edildiği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiğini, dava konusu edilen protokolün 14. maddesinde açıkca “…protokol şartlarından herhangi birisinin yerine getirilmemesi veya vadesinde ödeme yapılmaması halinde protokol geçersiz olacak ve Banka borçlulara karşı taraflar arasında imzalanmış olan kredi sözleşmelerinden ve işbu protokolden doğan yükümlülüklerini hiç ve/veya gereği gibi yerine getirmemesi halinde bütün haklarını kullanacaktır. “İbaresinin yer aldığını, davacı tarafın müvekkili banka ile arasında imzalanan protokole riayet etmediğini, bu sebeplerle de davacı tarafça açılan iş bu tapu iptali ve tescili isteminin haksız ve yersiz olduğunu, davacı tarafça iş bu dava ile gerçek iradesi hilafına doğrudan satış işlemi yapıldığı ileri sürülmekte ise de bu iddia da haksız ve mesnetsiz olup, davacı tarafın Banka ile protokol imzaladığınu ve akabinde Tapu Müdürlüğünde gerçek iradesine uygun olarak anılan taşınmazın Bankaya devir işlemini gerçekleştirdiğini, kaldı ki; Davacı ...'nun protokoldeki imzaların kendisine ait olmadığı yönünde herhangi bir itirazı bulunmadığını, protokolün bir nüshası davacı tarafa verilmiş olup, protokolde şekil şartı eksikliği söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki protokolün geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, davacı taraf hür iradesiyle, protokol içeriğini kabul ederek müvekkil Banka ile protokol imzaladığını, hatta tahsilatın borçlu şirketin riskinden mahsup edilmesi teklifinin davacı taraftan geldiğini, ayrıca davacı tarafın ; Ankara 52. Noterliğinin 6373 yevmiye numaralı tahliye taahhütnamesi ile dava konusu edilen taşınmazı en geç 09.07.2018 tarihine kadar kayıtsız ve şartsız olarak tahliye edeceğini taahhüt ettiğini, dava dışı ... Aydınlatma firmasının riskinin hala kapanmadığını, bakiye borcun hale müvekkili bankaya ödenmediğini, borçlu tarafça; müvekkil bankaya olan borçlarının ödenmesine yönelik herhangi bir ödeme planı teklifinde bulunulmadığını, herhangi bir ödeme iradesinde bulunulmadığı gibi ödeme de yapılmadığını, müvekkili bankaca karşı tarafın teklifi olmaksızın ödeme planı hazırlanamayacağının aşikar olduğunu, dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporlarında yer alan aksi yöndeki görüş kabul edilmez olup, bu yönde itirazlarının dosyaya sunulduğunu, hem davacı hem de dava dışı firma yetkilisi tarafından ödeme planı talebi olmadan açılan iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dosyasında yer alan ... tarafından verilen teklif metni, protokol metni, tapu işlemleri, diğer belgeler usule ve yasaya uygun şekilde yapılmış olup, davacı vekilinin dava dilekçesi ve diğer ilgili yazılı beyanlarında belirttiğinin aksine tüm işlemlerin Borçlar Kanun uygun şekil şartları ile tesis edildiğini ve yasaya uygun olduğunu, davacı vekilinin iddialarının haksız ve yanlış olduğunun dava dosyası içindeki tüm belgeler ile açık ve net olduğunu, dava konusu edilen taşınmaz için tanınan geri alım hakkı 09.07.2018 tarihinde sona ermiş olmasına rağmen, davacı taraf protokol hükümlerine riayet etmediğini ve taşınmazı boş olarak müvekkiline teslim etmediğini, bunun üzerine müvekkili bankaca, davacıya Altındağ 2. Noterliği’nin 29.08.2018 Tarih ve 15617 yevmiye no lu ihtarnamesi keşide edilerek, ihtarname ile taşınmazın boş olarak müvekkili bankaya teslimi, aksi takdirde fuzuli şagil sıfatıyla davacı aleyhine meni müdahale davası açılacağı , davacı tarafça haksız kullanım sebebiyle müvekkil bankanın uğradığı zararlar ve ecrimisil talebinde bulunulacağı hususunun ihtar edildiğini, davacı tarafça anılan taşınmaz boş olarak müvekkili bankaya teslim edilmediğini, bu sebeple tarafımızca Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/ 596 E. sayılı ecrimisil ve tahliye talepli dava açılmış olup,dava dosyasının derdest olduğunu, dilekçe ekinde yer alan Cumhurbaşkanı Kararı gereğince; müvekkili bankanın bütün icra, dava harç ve masraflarından, her türlü ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde teminatta muaf tutulduğunu, istinaf dilekçesinin harçsız kabul edilmesini istediklerini belirterek, kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.

UYUŞMAZLIK VE HUKUKİ NİTELENDİRME:

Dava; vefa ( geri alım) hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

6100 sayılı HMK'nun 1. maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olup, TTK'nun 5/1 maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Ticaret Mahkemesi'ne aittir.

Somut olayda davanın; dava dışı şirket tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeni ile davacı ve davalı arasında yapılan tarihsiz protokole istinaden dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili isteminden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Vefa (geri alım) hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davası B.K'nun 237 ve TMK'nun 716. maddesine dayanmakta olup, bu hak ayrıntısıyla Borçlar Kanunu'nda düzenlenmemiştir. Ancak, tıpkı ön alım ve alım davaları gibi taşınmazın aynına ilişkin olup şahsi hakka dayalı bir davadır. TTK'nun 4. ve 5.maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, ancak, taraflar arasında imzalanan protokole göre açılan vefa hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasının ise TMK'dan kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin kişisel hak doğuran davalardan olduğu, mutlak veya nispi ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu aşikardır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay 14 Hukuk Dairesi'nin 2014/16065 E-2016/3031 K sayılı ilamı da nazara alındığında, ticari dava niteliğinde olmayan uyuşmazlığın çözümünde HMK'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen gözönüne alınması gerekir. Bu nedenle esasa yönelik istinaf istemleri incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın görev konusunda yeniden bir karar verilmek üzere mahalli mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/50 Esas, 2021/558 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Dosyanın görev konusunda bir karar verilmek üzere Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,

İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde yatıran taraflara iadesine,

HMK 27. maddesi gereğince tarafların hukuki dinlenilme hakkı nedeniyle ve 04/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Yasanın 27. maddesi ile HMK 302. maddesine eklenen 5.fıkrası uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/04/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2025

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları