Delil Tespiti - Kesinleşme - Karayollarına Açılan Dava


Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
2016/14515
2019/1059
2019-02-27





Özet:

  • Delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edildiğinden delil tespiti dosyasının kesinleştiğinden söz edilemez. Bu konuda yeniden keşif yapılmalı ve yeni bir bilirkişi raporu alınmalıdır.
  • Karayollarına karşı Adli Mahkemelerde dava açılamaz.

 

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar Karayolları Genel Müdürlüğü ve ... İnşaat AŞ aleyhine 30/12/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden davanın yargı yolu bakımından reddine, diğer davalı ... AŞ yönünden ise davanın kabulüne dair verilen 26/11/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... AŞ vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının Karayolları Genel Müdürlüğü’ne yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalı ... AŞ’nin temyiz itirazlarına gelince;

Dava, haksız eylem sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine, ... İnşaat AŞ yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı ...-... Karayolunun kat ettiği ... ilçesi ... mahallesinde bulunan ... nolu parsel sınırları içinde kalan bahçe vasfındaki taşınmazın sahibi ve zilyedi olduğunu, 2014 yılında taşınmazın bulunduğu mevkide, davalılar tarafından Karayolunu genişletme çalışmaları başlatıldığını, söz konusu çalışmanın toz-duman kütlesini arttırdığını, taşınmazda bulunan kayısı ağaçlarının %80'inin tamamen toz ile kaplanmış olduğunu, oluşan toz birikintisinin kayısı ağaçlarının tamamında yıl sonu itibariyle büyüme ve gelişmeyi durdurduğunu, zararın ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/29 D.İş sayılı dosyasında tespit edildiğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü vekili; yol yapım ve bakım işinin 6001 sayılı Kanun tarafından müvekkiline verilen görev olduğu ve bu görevin ifası esnasında oluşabilecek zararların hizmet kusuru kapsamında kaldığını, İdari Yargılama Usulü Kanunun 2/1-b maddesi uyarınca davanın idari yargıda açılması gerektiğini, ayrıca davacının ağaçlarındaki verim kaybına ilişkin zararın yüklenici firmayla müvekkil idare tarafından yapılan Kamu İhale Sözleşmesi gereğince ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait olması nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı ... AŞ vekili; ... - ... Devlet Karayolu yol yapım işini müvekkilinin üstlendiğini, müvekkil şirketin yaptığı işi usulüne ve çevre koşullarına uygun bir şekilde yerine getirdiğini, diğer davalı ... Genel Müdürlüğünün talimatlarına uygun olarak gerekli tüm tedbirleri aldığını, davacının davasına dayanak olarak sunduğu ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/29 D.İş dosyasında bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, sadece tozlanmadan dolayı bu zararın meydana gelmesinin imkansız olduğunu, bilirkişi raporunda yeterli araştırma yapılmadan fahiş bir zarar tespit edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine, ... İnşaat AŞ yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 118-186. maddeleri arasında düzenlenen yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması beş aşamadan oluşmaktadır. Bunlar davanın açılması ve karşılıklı dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona erdirilmesi ve sözlü yargılama ile hüküm aşamalarıdır.

Somut olayda; mahkemece Kanun'un bu emredici düzenlemesine rağmen usulüne uygun şekilde yargılama aşamaları tamamlanmadan, davacı ile davalının dava ve cevap dilekçesinde göstermiş olduğu deliller toplanmadan, davalı şirketin dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar karşılanmadan, keşif yapılmadan ve bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır.

Bu kapsamda; dosya içerisinde bulunan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/29 D.İş sayılı delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edilmiş olmakla, bu delil tespiti dosyasının kesinleştiği kabul edilemez. Davalının cevap dilekçesinde keşif deliline de dayandığı gözetildiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle öncelikle oluşan zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, davacının talep ettiği kalemler açısından zararın neye tekabül edebileceği denetlemeye elverişli rapor ile belirlenmesi gerekir. Eksik incelemeye dayalı olarak ve yargılama safahatlarına riayet edilmeksizin hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacının temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.