Baba Oğul Arasında Gayrimenkul Satışı - Muvazaanın İspatlanamaması


Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
2016/14959
2020/761
2020-02-10





Özet:

  • Asıl ve birleştirilen davada davalı, dava konusu edilen 1 ve 3 nolu parsellerin kaydının kapatıldığını ve tevhit işlemi ile 1479 ada 6 parsel sayılı taşınmaza dönüştüğünü, davanın kabul edilmesi halinde infaza elverişli hüküm kurulamacağını, mirasbırakan babasının çevreye olan borçları sebebiyle ve imar durumundaki karışıklığın giderilmesi amacıyla taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını, satışın gerçek olduğunu, muvazaanın bulunmadığını, taşınmaz üzerindeki binanın da kendisi tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün onanmasına karar verilmiştir.
 
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Asıl ve birleştirilen davada davacı, mirasbırakan babası ...'in 1479 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazlarda bulunan paylarını davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiğini, bir çok taşınmazı bulunan ve maddi durumu çok iyi olan mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığını, ayrıca mirasbırakanın çevreye borçlu olması sebebiyle davalının mirası reddettiğini, mirasbırakan tarafından davalıya temlik edilen başka taşınmazlar yönünden de...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/359 Esas sayılı dosyası ile muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal- tescil davası açtığını ve yargılamanın devam ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.

Asıl ve birleştirilen davada davalı, dava konusu edilen 1 ve 3 nolu parsellerin kaydının kapatıldığını ve tevhit işlemi ile 1479 ada 6 parsel sayılı taşınmaza dönüştüğünü, davanın kabul edilmesi halinde infaza elverişli hüküm kurulamacağını, mirasbırakan babasının çevreye olan borçları sebebiyle ve imar durumundaki karışıklığın giderilmesi amacıyla taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını, satışın gerçek olduğunu, muvazaanın bulunmadığını, taşınmaz üzerindeki binanın da kendisi tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 25.20 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak:(www.corpus.com.tr)