Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
İki mühendislik firması arasındaki adi ortaklık 2016 yılında bir protokolle sonlandırılmış, ancak belirlenen borç ödenmediği için icra takibi başlatılmıştır.
Yerel mahkeme, borcun varlığını kabul etmiş ancak "takip öncesi ihtarname çekilmediği" gerekçesiyle işlemiş faiz talebini reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, taraflar arasında vade belirlenmemiş olsa bile borç ikrarı içeren protokollerde borcun "doğumu anında muaccel (ödenmesi gereken)" hale gelebileceğini vurgulayarak yerel mahkeme kararını bozmuştur.
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... Harita Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, davalının ise ... Müh. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve temsilcisi olduğunu, her iki firma arasında yapılan ortak girişim ve adi ortaklık kapsamında 2010-2016 yılları arasında muhtelif ticari iş ve faaliyetlerde bulunulduğunu, 31/12/2016 tarihi itibariyle taraflar arasında yapılan bir protokol ile elde edilen gelir-gider dökümü konusunda yapılan mutabakata rağmen davalının protokolde miktarı ve vadesi belirlenmiş alacaklarını ödemediğini belirterek, alacağın tahsili amacıyla Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13036 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya ve icra takibine dayanak tek delil olan protokol incelendiğinde, uyuşmazlığın dava dışı ... Müh. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Harita Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında olduğunu, her iki tarafında ticari şirket olması ve uyuşmazlık sebebinin de ticari iş ve işlemlerden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmediğini, esas bakımından ise davalı şirketin ve davalının davacı tarafa borcu bulunmadığını, temerrüt oluşmadığını, inkâr tazminatı istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 31.İcra Müdürlüğünün 2019/13036 E. sayılı takip dosyasında 460.442,50 TL asıl alacak tutarına itirazın iptaline, takibin 460.442,50 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 92.088,50 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, tarafların tacir olduğunu, takip tarihinden önce faiz işletilebileceğini, şartların protokolle belirlendiğini, 2016 yılı sonu itibariyle protokol ve iki taraftan tacir olması vasfına göre temerrüde gerek kalmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, Ticaret Mahkemesinin itirazın iptali davasına itirazın kaldırılması gibi baktığını, tarafların defterlerini getirtmeden rapor alınmadan karar verdiğini, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, görevsizlik kararı ile gönderilen dosyanın açılan davanın devamı niteliğinde olduğunu, arabuluculuk dava şartının sonradan yerine getirilemeyeceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Davada; taraflar arasında düzenlenen 31/12/2016 tarihli "protokol" başlıklı adi ortaklık tasfiye sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali talep edilmektedir.
Adi ortaklık ilişkisi, 6098 sayılı TBK'nun 639. maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
Yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları uyarınca adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin iki yöntem bulunmaktadır. Bunlardan ilki ortakların aralarında anlaşarak tasfiyeyi gerçekleştirmeleri, bir diğeri ise ortakların tasfiye konusunda anlaşamamaları halinde tasfiyenin mahkemece yapılmasıdır.
İfası bir süreye bağlanmamış borçların ifa zamanını düzenleyen TBK.'nun 90. maddesinde, "ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur." hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 31/12/2016 tarihli protokolün içeriği itibariyle adi ortaklığın sonlandırılması ve tasfiyesi hükümlerini içerdiği, bu sebeple bir tasfiye sözleşmesi olduğu, davalının yetkilisi olduğu şirketin, davacıya ait şirkete olan 460.442,50.-TL borcun, davalının davacıya ödemeyi üstlendiği, ancak borcun ifa zamanı için açıkça bir süre veya tarih belirlenmediği, anılan belgenin borç ikrarını içerdiği dosya kapsamından sabittir.
O halde mahkemece; TBK.'nun 90.maddesi nazara alınarak, davacı yanın takip öncesi faiz talebi hakkında hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerekirken; davacı tarafın davalı tarafı takipten önce temerrüte düşürmediğinden bahisle davacının takip öncesi dönem için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile (sair istinaf sebepleri incelenmeksizin) HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
) ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/05/2023 tarih, 2022/683 E., 2023/325 K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
)Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
)Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
)Taraflarca yatırılan peşin harcın talep halinde iadesine,
)İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a- maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARARI YAZDIR
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun