Zimmet - Daha Az Cezayı Gerektiren Hal


Yargıtay 5. Ceza Dairesi
2015/12865
2020/639
2020-01-23





Özet:

  • Sanıkların eylemlerini zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işledikleri, durumun ancak kurum dışı araştırma ve belgelerle ortaya çıkarıldığı, bu suretle eylemlerinin nitelikli zimmet vasfında olduğu gözetilmeden basit zimmet suçundan mahkumiyet kararları verilmesi, sanıkların zimmetlerine geçirdikleri kabul edilen 4.291 TL'nin, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanıklar hakkında TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırıdır.
 
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Tebliğname başlığında adlarına yer verilen sanıklar ..., ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, sanıklar ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiği, CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olan bu kararlara karşı herhangi bir temyiz talebinin bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;

Suç tarihinde S.S. Suludere Köyü Sulama Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan sanık ... ile başkan yardımcısı olan ... hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında; 21/12/2012 tarihli elektrikçi bilirkişi raporundaki tespiti tekrarlayan ve her bir isnat yönünden değerlendirme yapılmaksızın düzenlenen 25/03/2013 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, ayrıca mahallinde keşif icrası neticesinde aldırılan teknik bilirkişi raporlarındaki tespitlerin birbiriyle çeliştiği, faturalandırılmadığı ifade edilen harcamaların miktarının belirlenmediği nazara alınarak; gerçekte alınmadığı halde alınmış gösterildiği iddia olunan malzemelere ilişkin faturaların temini ile gerçekliklerinin araştırılması, öncekilerden farklı uzman bilirkişilerin iştiraki ile mahallinde keşif yapılıp, faturalandırılmadığı ifade edilen giderleri de dikkate almak suretiyle sanıkların yönetimden ayrıldıkları tarih itibarıyla yapılan tüm sondaj, tamirat, vb. işlerin toplam maliyetini saptayan, gerçekte alınmadığı halde alınmış gösterilen malzeme olup olmadığını belirleyen ve önceki teknik bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gideren nitelikte rapor alınması sonrasında, dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile sanıkların görev yaptıkları döneme ilişkin olarak, kooperatifin belirlenen sondaj-tamirat, vb. maliyetleri dahil tüm giderleri ile tüm gelirlerini karşılaştırmak suretiyle aralarında fark olup olmadığını, dolayısıyla sanıklar tarafından zimmete geçirilen kooperatif parası bulunup bulunmadığını saptayan, her bir isnadı ayrı ayrı irdeleyen detaylı bilirkişi raporu alınması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, öte yandan 04/01/2011 tarihli celsede tanık dinletme talebinde bulunan sanık ... müdafin bu yöndeki talebi hakkında herhangi bir karar verilmeden ve dinlenilmesi talep olunan tanıkların bir kısmı dinlenmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Sanıkların eylemlerini zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işledikleri, durumun ancak kurum dışı araştırma ve belgelerle ortaya çıkarıldığı, bu suretle eylemlerinin nitelikli zimmet vasfında olduğu gözetilmeden basit zimmet suçundan mahkumiyet kararları verilmesi,

Sanıkların zimmetlerine geçirdikleri kabul edilen 4.291 TL'nin, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanıklar hakkında TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Yüklenen görevi kötüye kullanma suçunu TCK'nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında anılan Kanunun 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

01/04/2011 tarihli celsede S.S. ... Köyü Sulama Kooperatifinin kamu davasına katılmasına karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında temsilcileri olan ..., ... ve ...'ın katılan olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,

Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin, sanık ...'in ve sanık ... müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 23/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

kaynak:(www.corpus.com.tr)