Zamanaşımının Kesilmesi - Kısmi Borcun Ödenmesi


Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
2019/4380
2019/13994
2019-06-25





Özet:

  • Borcun bir kısmının ödenmesi zamanaşımını keser. Borcun bir senetle ikrar edilmiş olması veya mahkeme kararına ya da hakem kararına bağlanmış olması halinde yeni süre on yıldır.

 

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar numarası belirtilen kararının temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 13/03/2019 tarihli ve 2016/7318 esas, 2019/5838 karar sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verilmiştir.

Davalı vekilince Dairemiz kararının maddi hataya dayandığı gerekçesi ile ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04/02/1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar ile 09/05/1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere, Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın maddi hatalı kararından dönülmesi mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 13/03/2019 tarihli ve 2016/7318 esas, 2019/5838 karar sayılı ilamıyla Mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmiş ise de, davalının zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarının değerlendirilmesi noktasında maddi hata yapıldığı, kararın aşağıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken, onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Anılan sebeple, maddi hataya dayanan Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin geçici/mevsimlik işçi statüsünde geçen çalışma süresinin daimi kadroya geçişte dikkate alınmadığını, derece ve kademesinin eksik belirlendiğini ileri sürerek, hizmet süresinin toplamına göre derece ve kademesinin belirlenmesiyle bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece, toplu iş sözleşmesinin geçici 2. maddesi hükmünün zamanaşımını kestiği kabul edilmiştir. Bahsi geçen toplu iş sözleşmesi maddesinde “Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden 2005 yılında İl Özel İdarelerine devredilen işçilerden dava açmamaları veya açılmış dava varsa bu davadan feragat etmeleri kayıt ve şartıyla Köy Hizmetlerinde Mevsimlik İşçilik statüsünde çalıştıkları sürelerin derece ve kademe terfiinde dikkate alınması yönündeki Şanlıurfa 2. İş Mahkemesinin 2012/891 Esas ve 2013/226 karar nolu 25.01. 2013 tarihli gerekçeli kararı ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 18.03.2013 tarih ve 2013/5910 Esas, 2013/3266 Sayılı Kararı emsal alınarak gerekli intibak işlemleri yapılır.” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Bu hükümde, dava açmama veya açılmış davadan feragat etme şartıyla gerekli intibak işlemlerinin yapılacağı belirtilmiş olup, mevcut şart ve düzenleme içeriği dikkate alındığında bu maddenin, zamanaşımını kesen ikrar olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Mahkemenin aksi yöndeki kabulü hatalıdır.

Her ne kadar, karar gerekçesinde Dairemizin 01/12/2015 tarihli ve 2014/18448 esas, 2015/33179 karar sayılı onama ilamının emsal olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu onama ilamı, maddi hataya dayalı olduğu gerekçesiyle, Dairemizin 13/04/2016 tarihli ve 2016/ 7474 esas, 2016/10662 karar sayılı ilamıyla ortadan kaldırılmış, toplu iş sözleşmesinin geçici 2. maddesindeki düzenlemenin zamanaşımını kesen borç ikrarı olmadığı belirtilerek, Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla, ortadan kaldırılan 01/12/2015 tarihli ve 2014/18448 esas, 2015/33179 karar sayılı onama ilamının emsal kabul edilmesi mümkün değildir.

Öte yandan, davalı işverence dava konusu edilen bir kısım alacak için 12.911,37 TL tutarında ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Fakat, söz konusu ödemenin hangi tarihte yapıldığı hakkında dosya içeriğinde bilgi veya belge yoktur. Ödeme, (ait olduğu alacak bakımından) işlemekte olan zamanaşımını kesen bir sebeptir. Zamanaşımı süresinin dolmasından sonra gerçekleşen ödeme ise, kesme yönünden bir sonuç doğurmaz. Zamanaşımının kesilmesi demek, borçlunun veya alacaklının veya hakimin belli fiillerinin sonucu olarak, işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır.

Zamanaşımı kesilince, kesilmeden itibaren yeni bir süre işlemeye başlar. Zamanaşımının kesilmesinden sonra işleyecek yeni zamanaşımı süresi, eski (kesilen) zamanaşımının aynıdır. Örneğin, beş yıllık bir zamanaşımı süresi kesilmişse, yeniden işlemeye başlayacak zamanaşımı süresi de beş yıldır. Bu genel kurala, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 156/2. maddesinde ( mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’ndaki karşılığı madde 135/2) “Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır.” şeklinde istisnai hal kabul edilmiş ise de, somut olaya, anılan madde hükmünün uygulanma kabiliyeti yoktur.

Anılan sebeplerle, ödemenin tarihi araştırılmalı, hüküm altına alınan alacakların tamamının beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, ödeme tarihi itibariyle işlemekte olan zamanaşımının (ait olduğu alacak bakımından) kesildiği, başka bir anlatımla; ödemenin, ödeme tarihinden itibaren geriye doğru beş yıllık dönemde muaccel hale gelmiş alacak için işlemekte olan zamanaşımını kestiği hususları ile yukarıda yazılı maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davalı tarafın zamanaşımı def’i yeniden değerlendirilmelidir.
Yukarıda yazılı sebepten kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.