Yoksulluk Nafakası - Hakkaniyet

26-11-2021 - 46

Yoksulluk Nafakası - Hakkaniyet


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
2020/267
2020/942
2020-09-21





Özet:

Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında davacı kadın yararına verilen maddi tazminatın az olduğu, bu nedenle davacı kadın yararına 20.000,00TL maddi tazminata hükmetmek gerekmiş olup davacı kadın vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin ailesinin evliliğe müdahale ettiğini, erkeğin çalışması ile elde ettiği maaşın yönetimini ellerinde bulundurmak istediğini, tarafların birikimleriyle alınan arsayı erkeğin babasının vermediğini, taşınmazın kira bedellerini erkeğin babasının vermediğini, aile içi iletişimi önemsemediğini, erkeğin ailesinin sürekli hakaret ettiğini, erkeğin ailesinin baskı yaptığını, eş ve çocuklarıyla ilgilenmediğini, çocukların hastalığıyla ilgilenmediğini, taşınmaz üzerine bina yapılacakken erkeğin zorla ve küfürlü sözlerle kadından altınlarını aldığını, inşaatın yapım işlerinde kullandığını, sebepsiz yere boşanmak istediğini söylediğini, sebepsiz yere yurt dışına dönmeyeceğini söylediğini, erkeğin ailesine sürekli para yolladığını, ailesi için kredi çektiğini, birikimlerini bu şekilde ailesine gönderdiğini, erkeğin ailesinin muska yaptığını, erkeğin ailesinin sürekli şiddet uyguladığını, eve misafir çağırmasına karşı çıktıklarını, dışarı çıkmasına izin vermediklerini, eşinin ve evinin ihtiyaçlarını karşılamadığını, sorumluluklarını yerine getirmediğini, ekonomik şiddet uyguladığını, erkeğin ailesinin tarafların oğlu Mustafa'ya hakaret ettiğini, erkeğin fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, tüm bu nedenlerle tarafların boşanmalarına, kadın için aylık 10.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, 250.000,00 TL maddi-250.000,00 TL manevi tazminata, davalının malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, kadın lehine koruma kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Cevap dilekçesi;

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; erkeğin ailesiyle görüşmesine müsaade edilmediğini, 17 yıldır Türkiye'ye gitmesine izin verilmediğini, telefonla dahi görüştürülmediğini, eşine zulüm ettiğini, pasaportunu sakladığından dolayı annesinin cenazesine gelemediğini, ekonomik şiddet uyguladığını, Almanya'dan ev alma bahanesi ile erkeğin üzerine kayıtlı Aksaray'daki 4 dairenin satılarak kendisine verilmesi yönünde baskı yaptığını, çocukları erkeğe karşı kışkırttığını, çocuk Mustafa'yı kışkırttığından dolayı çocuğun babasına karşı şiddet uyguladığını, kadının erkeği babasına karşı kışkırttığını, davalar açmasına sebep olduğunu, sürekli baskı yaptığını, sürekli savurganlık yaptığını, tehdit ettiğini, tüm bu nedenlerle tarafların boşanmalarına, kadının nafaka ve tazminat taleplerinin reddine, 50.000,00 TL maddi-40.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılıp bitirilen yargılama sonucunda; Davanın kabulü ile, tarafların boşanmalarına, kadın için aylık 350,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, kadın için 15.000,00 TL maddi-10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme Gerekçesi:

Erkeğe verilen kusurlar;

Erkeğin, kadının ailesine yapmış olduğu müdahalelere sessiz kaldığını,

Birlik yükümlülüğünü yapmadığını,

Sebepsiz yere boşanmayı istediğini,

Kendi emeği ile kazanmış olduğu parayı ailesi ile birlikte bazı malvarlığı değerlerini edinmek amacıyla kendi ailesine gönderdiğini,

Kadına verilen kusurlar;

Kusur verilmedi

Yerel mahkemece erkeğin ağır kusurlu olduğuna, kadının kusursuz olduğuna karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kusuru, kadın için verilen tedbir-yoksulluk nafakası miktarını, kadın için verilen maddi-manevi tazminat miktarını istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER :

Kusur açısından:

Davalı erkeğe verilen kusurların erkek tarafından istinaf edilmediğinden kesinleştiği, ilk derece mahkemesince erkeğe verilen kusurların doğru ve yerinde olduğu, erkeğin başkaca kusurunun ispat edilemediği anlaşıldığından davacı kadın vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Kadın için verilen tedbir - yoksulluk nafakası miktarı açısından :

TMK'nun 169. maddesi "Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır." hükmünü içermektedir. Bu nedenle davacı kadın lehine tedbir nafakası takdirinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, takdir edilen miktarın ise günün ekonomik şartlarına tarafların ekonomik sosyal durumlarına ve hakkaniyete göre az olduğu anlaşıldığından davacı kadın lehine tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 750,00TL tedbir nafakasına karar verilmiş olup davacı kadın vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.

TMK'nun 175. Maddesi "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz." hükmünü içermektedir. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenlerle davacı kadın yararına aylık 750,00TL yoksulluk nafakasına karar verilmiş olup davacı kadın vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kadın için verilen maddi - manevi tazminat miktarı açısından :

Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında davacı kadın yararına verilen maddi tazminatın az olduğu, bu nedenle davacı kadın yararına 20.000,00TL maddi tazminata hükmetmek gerekmiş olup davacı kadın vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak davacı kadın yararına 20.000,00TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş olup davacı kadın vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

A-Davacı kadın vekilinin kusura yönelik istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

B-Davacı kadın vekilinin tedbir ve yoksulluk nafakası miktarına yönelik istinaf talebinin HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2.bendinin KALDIRILARAK yeniden hüküm tesisine,

BUNA GÖRE;

2.bent yerine geçmek üzere; Dava tarihi olan 09/10/2018 tarihinden itibaren davacı kadın için (ilk derece mahkemesince takdir edilen tedbir nafakası ile tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemek üzere) aylık 750,00 TL tedbir nafakasının davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine, karar kesinleştikten sonra aylık 750 TL yoksulluk nafakası olarak devamına, söz konusu nafakanın davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine,

C-Davacı kadın vekilinin maddi-manevi tazminat miktarına yönelik istinaf talebinin HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 ve 4.bentlerinin KALDIRILARAK yeniden hüküm tesisine,

BUNA GÖRE;

3.bent yerine geçmek üzere; M.K.174/1 maddesi gereğince 20.000,00 TL maddi tazminatın boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine,

4.bent yerine geçmek üzere; M.K.174/2 maddesi gereğince 20.000,00TL manevi tazminatın boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine,

D-Davacı kadının istinaf incelemesine hasren yaptığı yargılama giderlerine yönelik;

1-Davacı tarafından peşin olarak yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye irat kaydına,

2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde talep halinde tarafına iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı gideri, 5,50 TL istinaf dilekçesi tebligat gideri, 47,90 TL dosyanın istinaf incelemesine gidiş dönüş posta ücreti olmak üzere toplam 202,00 TL istinaf yargılama giderlerinin davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine,

E-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361 ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'ne temyiz kanun yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile karar verildi. 21.09.2020

KARARI YAZDIR / DİNLE


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Öne Çıkanlar


Avukat Web Sitesi