Boşanma - Kararın 15 yılı Aşkın Bir Süre Tebliğe Çıkarılmaması


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2018/5815
2018/11852
2018-10-24





Özet:

  • Taraflar arasında görülen boşanma davası sonucunda 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 134/3. maddesi uyarınca 09.09.1997 tarihli karar ile boşanmalarına karşın, kararın 15 yılı aşkın bir süre tebliğe çıkarılmadığı ve boşanma kararından sonra tarafların birlikte yaşamaya devam ettikleri nazara alınarak, boşanma iradelerinin samimi olmadığı ve davacı kadın tarafından, 15 yıl sonra hükmün tebliğ ettirilmesinin, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle mahkemece, davanın kabulüne ilişkin 09.09.1997 tarihli hüküm Dairemizin 28.05.2014 tarih 2014/10359 esas ve 2014/11778 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, davaya Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında devam edilerek boşanma kararı verilmiştir. Bozmaya uyulduğuna göre, bozma ilamında gösterilen doğrultuda hüküm tesisi zorunludur. Zira, bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. O halde; bozma kararı kapsamında davanın reddine karar verilmesi gerekir.

 

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından erkeğin birleşen davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tedbir nafakası ve yoksulluk nakafası ile birleşen davada tazminata hükmedilmemesi yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadının asıl ve birleşen davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Taraflar arasında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/310 esasına kayden görülen boşanma davası sonucunda 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 134/3. maddesi uyarınca 09.09.1997 tarihli karar ile boşanmalarına karşın, kararın 15 yılı aşkın bir süre tebliğe çıkarılmadığı ve boşanma kararından sonra tarafların birlikte yaşamaya devam ettikleri nazara alınarak, boşanma iradelerinin samimi olmadığı ve davacı kadın tarafından, 15 yıl sonra hükmün tebliğ ettirilmesinin, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle mahkemece, davanın kabulüne ilişkin 09.09.1997 tarihli hüküm Dairemizin 28.05.2014 tarih 2014/10359 esas ve 2014/11778 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, davaya Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında devam edilerek boşanma kararı verilmiştir. Bozmaya uyulduğuna göre, bozma ilamında gösterilen doğrultuda hüküm tesisi zorunludur. Zira, bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. O halde; bozma kararı kapsamında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması zorunlu halen gelen davacı-davalı kadının ve davalı-davacı erkeğin birleşen boşanma davaları ve fer'ilerine ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.10.2018 (Çrş.)

kaynak:(www.corpus.com.tr)