Yetkili İcra Dairesine Gönderme Süresi


Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
2018/2508
2020/222
2020-01-29





Özet:

  • Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
  • Aynı kural takip hukukunda da geçerlidir.
  • Bu hüküm kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece resen nazara alınması gerekmektedir.
  • İstinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık bulunması halinde bu hususun resen gözetilebileceği, davalı alacaklı vekilince yetki itirazının kabulüne ilişkin mahkeme kararının kesinleşme tarihi olan 19.09.2017 tarihinden itibaren HMK.'nın ilgili maddesinde öngörülen iki haftalık süre geçtikten sonra 09.10.2017 tarihinde dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi talebinde bulunulduğundan, bu durumda mahkemece takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR: Davacı borçlu vekili mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili hakkında İzmir İcra Müdürlüğünce başlatılan takibe yetki yönünden yaptıkları itirazın kabul edildiğini ve kanun yoluna gidilmeyerek kesinleştiğini, davalı tarafça süresinde yetkili icra müdürlüğüne gönderme talebinde bulunulmadığını, sadece bu nedenle ödeme emrinin iptali gerektiğini, takip dayanağı senet hatır senedi olup davalı tarafından bu hususun bilindiğini, bu nedenle de müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine dayalı takip başlatılamayacağını belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın yetkisizlik itirazında bulunduğu İzmir İcra Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde hatır senedi iddiasını ileri sürmediğini, senedin düzenleme tarihinde tahrifat yapıldığı ve böyle bir senet düzenlenmediği iddiasında bulunup sonrasında da hatır senedi iddiasını ileri sürmesinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, dilekçe ekindeki protokolden de anlaşılacağı üzere davacının ortağı ve müdürü olduğu şirket adına iki adet çekin karşılıksız çıkması sonucu çeklerin davacıya iade edildiğini ve karşılığında üç adet senet alındığını, davaya konu senedin de bu senetlerden biri olduğunu belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 22/01/2017 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile toplam 45.275,25 TL'lik icra takibi başlatıldığı, hatır sözleşmesinin incelenmesinde takibe konu 03/06/2016 tanzim 03/11/2016 vade, 44.000,00 TL bedelli keşidecisi Ö. O., lehtarı A. D. olan bononun Ö. O. tarafından A. D.'ya hatır sözleşmesi olarak verildiği, somut olayda takibe dayanak yapılan senetlerin hatır senedi olduğu, bu nedenle kambiyo senedi vasfında olmadığı gerekçesiyle "DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, Davacı borçlu hakkında ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20399 Sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibinin İİK 169/a-5 maddesi uyarınca davacı borçlu yönünden DURDURULMASINA" karar verilmiştir.

Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; davacının sahibi ve yetkili müdürü olduğu GPS ... Ltd.Şti. keşideli iki adet çekin dava dışı A. D.'ya yapmış olduğu işlerin bedeli olarak verildiğini, A. D. cirolu çeklerin müvekkiline teslim edildiğini, her iki çekin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı borçlunun protokol ile şirketine ait çekleri aldığını, şahsi senetler tanzim ederek teslim ettiğini, bu protokolün temlik sözleşmesi vasfında olduğunu, senetler ödenmeyince de takibe konu edildiğini, deliller değerlendirilmeden hüküm kurulduğu gibi hatır sözleşmesinin dayanağı olarak mahkemeye davacı tarafından sunulmuş olan delillerin dahi tartışılmadığını, davacının borçtan kurtulma çabası içerisinde olduğunu, dava dışı diğer borçlu A. D. ile işbirliği içerisinde kötü niyetli olarak hareket ettiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık; HMK.'nın 20.maddesi gereğince yasal süresi içerisinde takip dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi talebinde bulunulup bulunulmadığı noktasında toplanmaktadır.

Takip dosyasının incelenmesinde; davacı borçlu hakkında ... 5.İcra Müdürlüğünün 2017/989 E.sayılı dosyası ile 03.02.2017 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davacı borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yetki ve borca itirazda bulunulduğu, ... 5.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 08.06.2017 tarih ve 2017/66 E.-2017/369 K. sayılı kararı ile yetki itirazının kabulüne, İzmir İcra Dairesinin yetkisizliğine, istek halinde takip dosyasının yetkili nöbetçi Ankara İcra Dairelerine gönderilmesine karar verildiği, kararın 19.09.2017 tarihinde kesinleştiği, davalı alacaklı vekili tarafından 09.10.2017 tarihinde dosyanın yetkili Ankara İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin talep edildiği görülmüştür.

6100 Sayılı HMK.nın 20. maddesinde; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır. Aynı kural takip hukukunda da geçerlidir.

HMK'nın 20. madde hükmünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece resen nazara alınması gerekmektedir. ( Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2004 tarih 2004/1-433 kararında benimsendiği gibi ).

Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde; HMK.'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık bulunması halinde bu hususun resen gözetilebileceği, davalı alacaklı vekilince yetki itirazının kabulüne ilişkin mahkeme kararının kesinleşme tarihi olan 19.09.2017 tarihinden itibaren HMK.'nın 20. maddesinde öngörülen iki haftalık süre geçtikten sonra 09.10.2017 tarihinde dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi talebinde bulunulduğu, bu durumda mahkemece takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı anlaşıldığından davalı alacaklı vekilinin sair yöndeki istinaf nedenleri incelenmeksizin mahkeme kararının kamu düzeni nedeniyle kaldırılmasına, HMK.'nın 20.maddesi gereğince takibin açılmamasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle,

... 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 19/04/2018 tarih ve 2017/904 E.- 2018/346 K. sayılı kararının kamu düzeni nedeniyle esası incelenmeksizin KALDIRILMASINA,

HMK.'nın 20. maddesi uyarınca ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20399 E. sayılı İCRA TAKİBİNİN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

İlk derece yargılaması açısından;

Alınması gereken 54,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 23,00 TL karar harcının davalı alacaklıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

Davacı borçlu tarafından yapılan 45,90 TL harç ve 26,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 71,90 TL yargılama giderinin davalı alacaklıdan alınarak davacı borçluya verilmesine,

Davacı borçlu kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT. gereğince takdir edilen 1.130,00 TL vekalet ücretinin davalı alacaklıdan alınarak davacı borçluya verilmesine,

Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde şikayetçi borçluya iadesine,

İstinaf yargılaması açısından;

İstinaf başvuru harcı 98,10 TL dışında alınan 35,90 TL harcın istek halinde davalı alacaklıya iadesine,

Yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

Dair, İİK.nın 364, 366 ve 7035 Sayılı Kanun'un 31.maddesiyle değişik HMK.nın 361/1 maddeleri gereğince 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 29.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.