Uyuşturucu Ticareti - Tanığın Soyut Beyanı


Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
2018/438
2018/419
2018-12-25





Özet:

  • Suça sürüklenen çocuğun oturduğu ikametinde uyuşturucu madde satıldığı yönünde bilgi edinilmesi üzerine ikametin önünde fiziki takibe başlanıldığı,
  • Suç tarihinde alıcı tanığın Suça sürüklenen çocuğa ait ikamete girdiği, tekrar ikametten ayrıldığının görülmesi üzerine uyuşturucu madde satışı yapıldığı değerlendirilerek tanık A.Ö. durdurulmuş, rıza ile satın almış olduğu bir paket net (0,03) gram eroin maddesini polislere teslim ettiği ve uyuşturucu maddeyi Suça sürüklenen çocukdan ikametinde satın aldığını, kullanıcı olduğunu beyan etmesi üzerine, görevli memurlar herhangi bir arama kararı olmadan Suça sürüklenen çocuğun kapısını çaldıkları, kendilerini tanıttıktan sonra üzerinde uyuşturucu madde olup olmadığı sordukları, Suça sürüklenen çocuğun da üzerinde bulunan bir adet kırmızı reçeteye tabi hapı rızası ile görevlilere teslim ettiği, başkada herhangi bir uyuşturucu madde bulunmadığı,
  • Suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasında; alıcıya uyuşturucu madde satmadığını, üzerinde çıkan bir adet hapı gayri resmi eşinin kullandığını savunduğu aşamada kolluk kuvvetlerinin uyuşturucu madde satışını bizzat görmediği,
  • Alıcı tanıkta ele geçirilen uyuşturucu maddenin eroin maddesi olduğu, Suça sürüklenen çocukda ele geçirilen uyuşturucu maddenin ise bir adet suboxone hap olduğu, Suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticaretini kabul etmediği göz önüne alındığında, Suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair, tanığın atfı cürüm niteliğindeki beyanı dışında şüpheden uzak, yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince Suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerekmektedir.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;

Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2018 gün ve 2018/5620 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 188/3, 188/4-a, 31/3, 5395 SK 5 ve 7. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,

Suça sürüklenen çocuk savunmasında üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu kabul etmediğini kullanıcı olduğunu savunmuştur.

Tanık A.Ö.in soruşturma aşamasında müdafii huzuru ile alınan beyanında ve teşhiste uyuşturucu maddeyi para karşılığında Suça sürüklenen çocukdan satın aldığını söylemiş ancak yargılamada uyuşturucu maddeyi Pınar'dan aldığını söyleyerek daha önceki beyanından ve teşhisinden dönmüştür.

Yerel mahkeme tarafından Suça sürüklenen çocuk C.K.'un uyuşturucu madde ticareti yaptığı kabul edilerek TCK'nın 188/3, 4-a, 31/3, 62/1, 52/2, 52/4 ve 63. maddeleri gereğince neticeden 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Dairemizce dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Kolluk kuvvetlerince Suça sürüklenen çocuğun oturduğu ikametinde uyuşturucu madde satıldığı yönünde bilgi edinilmesi üzerine ikametin önünde fiziki takibe başlanıldığı, suç tarihinde alıcı tanık A.Ö.'in Suça sürüklenen çocuğa ait ikamete girdiği, tekrar ikametten ayrıldığının görülmesi üzerine uyuşturucu madde satışı yapıldığı değerlendirilerek tanık A.Ö. durdurulmuş, rıza ile satın almış olduğu bir paket net (0,03) gram eroin maddesini polislere teslim ettiği ve uyuşturucu maddeyi Suça sürüklenen çocukdan ikametinde 50 TL karşılığında satın aldığını, kullanıcı olduğunu beyan etmesi üzerine, görevli memurlar herhangi bir arama kararı olmadan Suça sürüklenen çocuğun kapısını çaldıkları, kendilerini tanıttıktan sonra üzerinde uyuşturucu madde olup olmadığı sordukları, Suça sürüklenen çocuğun da üzerinde bulunan bir adet kırmızı reçeteye tabi suboxone hapı rızası ile görevlilere teslim ettiği, başkada herhangi bir uyuşturucu madde bulunmadığı, Suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasında; alıcıya uyuşturucu madde satmadığını, üzerinde çıkan bir adet suboxone hapı gayri resmi eşi olan O.K.'un kullandığını savunduğu aşamada kolluk kuvvetlerinin uyuşturucu madde satışını bizzat görmediği, alıcı tanık A.Ö.'de ele geçirilen uyuşturucu maddenin eroin maddesi olduğu, Suça sürüklenen çocukda ele geçirilen uyuşturucu maddenin ise bir adet suboxone hap olduğu, Suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticaretini kabul etmediği göz önüne alındığında, Suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair, tanık A.Ö.'in atfı cürüm niteliğindeki beyanı dışında şüpheden uzak, yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince Suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, Suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan HÜKMÜN BOZULMASINA ve CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;

1-Suça sürüklenen çocuk hakkında üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan açılan kamu davasında sanığa yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması sebebiyle CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,

2-Yargılama giderlerinin tümünün kamu üzerinde bırakılmasına,

HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

CMK'nın 291/1-2. maddeleri uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay (TEMYİZ) yolu açık olmak üzere,  25/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.