Resmi Belgede Sahtecilik - Aldatma Niteliği


Yargıtay 11. Ceza Dairesi
2018/2840
2020/579
2020-01-22





Özet:

  • Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu cihetle; belge aslının getirtilerek incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde aslının dosya içerisinde bulundurulması; toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın sahtecilik kastı ile hareket edip etmediği de karar yerinde tartışıldıktan sonra, hukuki durumunun belirlenmesi yerine eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
 
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın, sahte bono kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, yüklenen suçun unsurlarının ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından,

1) Dava konusu çek üzerindeki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığının tespitine yönelik 18.09.2014 tarihli bilirkişi incelemesinde, imza karşılaştırmasının fotokopi çek üzerinden yapılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi; davaya konu çeki sanığın düzenleyip düzenlemediği haliyle çekin sahte olup olmadığının belirlenebilmesi için; sanığın suç tarihi öncesine ait tatbike medar imza ve yazı örneklerini içerir belge asıllarının bulundukları yerlerden getirtilerek, huzurda alınacak el yazısı ve imza örnekleri ile birlikte suça konu çek üzerindeki tanzimle ilgili tüm yazı, rakam ve keşideci imzasının sanığa ait olup olmadığı konusunda, uzman bir kurum veya kuruluştan çek aslı üzerinden inceleme yaptırılarak rapor alınması;

2)Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu cihetle; belge aslının getirtilerek incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde aslının dosya içerisinde bulundurulması; toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın sahtecilik kastı ile hareket edip etmediği de karar yerinde tartışıldıktan sonra, hukuki durumunun belirlenmesi yerine eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi,

Kabule göre de,

a) 5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetildiğinde engel adli sicil kaydı olmayan, yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat oluştuğundan TCK‘nin 51.maddesi uyarınca cezası ertelenen ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul eden sanık hakkında, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle, şartları oluşmadığından bahisle CMK‘nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

b)Adli Emanetin 2011/12102 sırasında kayıtlı emanet eşyanın akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,

c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi' nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 22.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

kaynak:(www.corpus.com.tr)