Müteselsil Kefilin Cezai Şart Sorumluluğu: TBK 589 Son Uyarınca Kesin Hükümsüzlük

09 Şubat 2026, 13:20 - 3

Müteselsil Kefilin Cezai Şart Sorumluluğu: TBK 589 Son Uyarınca Kesin Hükümsüzlük


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
2023/3551
2025/787
2025-02-27





Özet:

  • Arsa sahipleri, yüklenicinin sözleşmeye aykırı imalatları nedeniyle sözleşmede öngörülen 500.000 USD cezai şartı hem yüklenici şirketten hem de müteselsil kefil olan şahıstan talep etmiştir.

  • Yerel mahkeme, kefili de bu cezadan sorumlu tutarak davanın kabulüne karar vermiş olsa da Yargıtay bu kararı hukuka aykırı bulmuştur.

  • Yargıtay, TBK'nın 589/son maddesi gereği kefilin cezai şarttan sorumlu olacağına dair anlaşmaların kesin hükümsüz olduğunu, hakimin bunu re'sen gözetmesi gerektiğini belirterek kefil yönünden davanın reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

I. DAVA

Davacı arsa sahipleri vekili dava dilekçesinde özetle; davalılarla aralarında 13.02.2014 tarih ve 03443 yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkillerine teslim edilecek dükkanların asgari yüksekliğinin dört metreden az olamayacağının, dükkanlardan çatıya kadar baca yapılmasının, kapalı otoparka kadar asansör inmesinin, kombi dışında ek olarak merkezi ısıtma sisteminin yapılmasının kararlaştırılmasına rağmen bunların yerine getirilmediğini, sözleşmenin 3.5. maddesi gereğince sözleşmeye aykırı ifa durumunda 500.000,00 USD ceza kararlaştırıldığını belirterek, söz konusu ceza tutarının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; inşaatın sözleşmeye ve projeye uygun olarak yapıldığını, davacıların projede onaylarının bulunduğunu, davacıların dükkan ve daireleri alarak kullanıp kiraya verdiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararına karşı davacılar vekilince süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, sözleşmenin 3.5. maddesinde düzenlenen cezanın niteliğine bakıldığında seçimlik ceza olduğu, dolayısıyla sözleşmenin tarafı olan arsa sahibinin, bu maddeye göre edimin gereği gibi ifa edilmemiş olması halinde bu cezayı talep hakkı bulunduğu, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davalı yüklenicinin işi sözleşme ve ekindeki teknik şartnameye uygun olarak yapmadığı, her ne kadar davalı verilen vekalete istinaden inşaatı ve resmi işlemleri yaptığını iddia etmekte ise de; vekilin özen yükümlülüğünün bulunduğu, vekil olarak özenli hareket etme borcunun sözleşmesel yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı gibi bunların özenli bir şekilde yerine getirilmesine ilişkin ek bir yükümlülük doğurduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında, açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenici şirketin iflas ettiği de göz önünde bulundurularak davanın kabulü ile, ...İcra ve İflas Müdürlüğü'nün 2020/1 İflas dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde 3.321.898,45 TL alacağın tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla masaya kayıt ve kabulüne, 500.000,00 Amerikan Doları'nın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a madde hükmüne göre devlet bankaları amerikan doları ile açılmış 1 yıl mevduat hesabında ödediği en yüksek faiz oranındaki faizi ile birlikte davalı ...'dan (tahsilde tekerrür olmamak ve 3.000.000,00 Amerikan Doları kefalet sorumluluğu ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kefalet sorumluluğuna ilişkin olarak aşamalarda yapılan sözlü ve yazılı itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, kefaletin geçerli olup olmadığına dair herhangi bir inceleme yapılmadığını, 23.05.2023 tarihli duruşmada yapılan sözlü ıslah talebinin de mahkemece dikkate alınmadığını, kefalet sorumluluğunun artırılmasına ilişkin protokoldeki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi müvekkilinin eşine de ait olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmede kararlaştırılan seçimlik cezanın tahsili istemine ilişkindir.

Av. ... tarafından 08.09.2023 tarihli iki temyiz dilekçesi verildiği anlaşılmış olup, söz konusu temyiz dilekçelerinin içeriklerinin aynı olduğu, ancak birisinde davalı olarak Dursun Ali Saral, Hanife Zengin, Emine Günaydın, Ali Paşa Saral’ın gösterildiği, söz konusu bu kişilerin dava dosyası ile ilgisinin olmadığı, bu dilekçenin maddi hata sonucu verildiği anlaşıldığından değerlendirilmeye alınmamıştır.

Davacı arsa sahipleri cezai şartın tahsilini talep etmiş, Daire bozma ilamında davacıların cezai şart taleplerinin yerinde olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, söz konusu değerlendirmenin davalı yüklenici şirketin sözleşmesel sorumluluğu bakımından yapıldığı, davalı kefilin sorumluluğunun kararda değerlendirilmediği anlaşıldığından bozma kararı davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmamıştır.

Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Davacılar ile davalı ... eden yüklenici şirket arasında ...3. Noterliği’nin 13.02.2014 tarih ve 3443 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmeyi davalı ... müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Kefilin sorumlu olacağı miktar 50.000,00 USD olarak belirlenmiş, davalı ...’nın eşi söz konusu kefalete sözleşme öncesinde ...3. Noterliği’nin 13.02.2014 tarih ve 3432 nolu muvafakatname ile izin vermiştir. Yine 13.02.2014 tarihli adi yazılı müteselsil kefalet sözleşmesi ile 50.000,00 USD olan kefalet sorumluluğu 3.000.000,00 USD’ye çıkartılmış, müteselsil kefil olarak davalı ... ve eşi tarafından imzalanmıştır.

TBK’nın 589/son maddesi uyarınca; “Kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hâle gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür”. Bu emredici nitelikte düzenleme ile kefilin cezai şart ve menfi zarardan sorumlu olacağı kararlaştırılamayacak ve artık kefil, asıl borçlu ile alacaklı arasında kararlaştırılmış olan cezai şarttan ve sözleşmenin ifa edilmemesinden doğan menfi zararların tazmininden sorumlu olmayacaktır. Söz konusu hükümsüzlüğü hâkimin re’sen göz önünde tutması gerekir. Alacaklı kesin hükümsüz bir kefalet sözleşmesine dayanarak kefilden ifa talebinde bulunamaz. Alacaklı ifa talebini dava yolu ile ileri sürerse, hâkim kefil tarafından ileri sürülmese bile hükümsüzlüğü görevi gereği göz önünde tutar.

Somut uyuşmazlıkta, davacı arsa sahipleri tarafından sözleşmeye dayalı seçimlik ceza talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda söz konusu cezadan davalı kefil ... da sorumlu tutulmuş ise de, az yukarıda belirtildiği üzere kefilin ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin sözleşmeler kesin hükümsüz olacağından ve mahkemece bu durum re’sen göz önünde bulundurulacağından iş bu davalı bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA,

Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı ... yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları