İhtar Süresi Dolmadan Açılan Dava Davalının Açık Tahliye Reddi Halinde Erken Açılmış Sayılmaz

09 Şubat 2026, 12:59 - 4

İhtar Süresi Dolmadan Açılan Dava Davalının Açık Tahliye Reddi Halinde Erken Açılmış Sayılmaz


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
2024/2129
2025/942
2025-02-20





Özet:

  • Taşınmazını kafe olarak işleten davalıya "30 gün içinde boşalt" ihtarnamesi çeken davacı, bu süre dolmadan (ihtarın 25. gününde) davayı açmıştır.

  • Bölge Adliye Mahkemesi, tanınan sürenin dolmamasını "erken açılan dava" olarak görüp reddetse de, Yargıtay davalının karşı ihtarnamesiyle "çıkmıyorum" dediğini saptamıştır.

  • Yargıtay, davalının taşınmazı boşaltmayacağını net bir şekilde beyan etmesiyle uyuşmazlığın zaten oluştuğunu, bu nedenle sürenin dolmasını beklemenin davanın esasına girilmesine engel teşkil etmeyeceğine hükmetmiştir.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 512 ada 1 parsel sayılı taşınmazın vekil edene ait olduğunu, vekil edenin uzun süredir uğramadığı memleketine döndüğünde davalının taşınmazına el koyarak cafe olarak işlettiğini, kira ödemeden haksız kazanç sağladığını 19.09.2019 tarihinde ihtarname ile aylık 2.000,00 TL emsal kira bedelinin geriye dönük 120.000,00 TL'nin ödenmesi için talepte bulunulduğunu belirterek müdahalenin men'i ile kaçak olarak yapılan yapıların kal'ine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın vekil eden tarafından 2015 yılında davacıdan kiralandığını, kira bedelinin her ay davacının çocuklarına ödendiğini, bu mümkün olmadığında ise kayın biraderlerine elden ödendiğini, davacının 2017-2018 yıllarında ikamet ettiği binaya 50 m mesafede bulunan taşınmazda inşa edilen yapıları görmemesinin mümkün olmadığını, taşınmaz ... merkezde olup kimsenin haberdar olamayacağı bir konumda olmadığını, davacının ağabeyinin taşınmazın hemen karşısında iş yeri bulunduğunu, vekil edenin taşınmazın gerek kiralanmasında gerek satın alınmasında hile desiseler ile aldatılıp mağdur edildiğini, güvenerek tanıklar huzurunda taşınmazı davacının eşinin kardeşleri ile yapılan görüşmeler sonucu kiraladığını, kira başlangıcının 01.07.2015 olduğunu, daha sonra 450.000,00 TL karşılığında satış hususunda anlaşmaya varıldığını, 16.08.2016 tarihli sözleşme uyarınca komisyonun ... ...'ya ödendiğini, ödemelerin vadelerinde yapıldığını ancak tapunun devredilmediğini, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye verilen cevapta iddiaların reddedildiğini, vekil edenin taşınmazı davacının kayın biraderlerinden kiraladığını, kira bedelini kimi zaman bu kişilere kimi zaman davacının çocuklarına ödediğini, bunun yanı sıra harici satış sözleşmesi ile taşınmazı satın aldığını, taşınmaz hukuki ilişkiye dayalı olarak kullanıldığı için haksız işgalden söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalının dava konusu 512 ada 1 parselde kain taşınmaza vaki müdahalesinin meni ile taşınmaz üzerinde bulunan ve davalı tarafça inşa edilen yapıların kal'i ile taşınmazın boş olarak davacıya teslimine, ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.11.2021 tarih, 2019/410 Esas ve 2021/398 Karar sayılı kararının kaldırılmasına; yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı, kendi içinde çelişkili olduğunu, keyfi bir karar olduğunu,

Bölge Adliye Mahkemesi’nin davayı red gerekçesinin doğru olmadığını, ihtarnamede verilen süre dolmadan davanın açılıp açılmayacağı sorununun, ecrimisilin hangi tarihten başlamak üzere hesaplanacağına ilişkin olduğunu,

Bölge Adliye Mahkemesi’nin; 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere inceleme yapması gerekirken, İlk Derece Mahkemesinde davalı tarafça ileri sürülmeyen nedenleri ve açıkça kamu düzenine ilişkin olmayan sebepleri re’sen inceleyip değerlendirmesinin doğru olmadığını,

Maktu şekilde hazırlanan noter ihtarnamesinde belirtilen sürenin muvafakat niteliğinde olmadığını, kaldı ki ihtarnamede belirtilen sürenin tarafın kalmasına bir muvafakat olduğu hali düşünülse bile, davanın açılması ile muvafakatin geri alındığının kabulünün gerektiğini,

Ayrıca davalının, tüm dilekçelerinde ve eylemlerinde haksız saldırıyı sonlandırmayacağına dair iradesinin açık olduğunu, davalı tarafın 14.10.2019 tarihinde ... 4. Noterliği'nin 4260 yevmiye numarası gönderdiği cevapta, iddiaları reddettiğini ve açıkça müdahaleyi sonlandırmayacağını ifade ettiğini, bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava; mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal istemine ilişkindir.

Davacı tarafından davalıya gönderilen ... 1. Noterliğinin 19.09.2019 tarihli ihtarnamesi ile taşınmazın rıza dışı kullanıldığı belirtilerek, 5 yıllık kira bedeli toplamı 120.000,00 TL'nin derhal ödenmesi ve taşınmazın 30 gün içinde boşaltılmasının ihtar edildiği, eldeki davanın 14.10.2019 tarihinde ve ihtarnamede verilen 30 günlük süre dolmadan açıldığı nazara alındığında, erken açılmış bir dava niteliğinde olduğu anlaşılmakta ise de; dosya arasında ihtarnamenin tebliğ şerhi bulunmamakla birlikte, davalının cevap mahiyetinde davacı tarafa gönderdiği ... 4. Noterliği'nin 14.10.2019 tarihli ihtarnamesi ile taşınmazı tahliye etmeyeceğini beyan edip çekişme oluşturduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, artık davalının ihtarnamede tanınan 30 günlük sürenin sonunda dahi taşınmazı kendi rızası ile tahliye etmeyeceği açık olduğundan, davacının talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine dair karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/2. maddesi gereğince dosyanın Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,

02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları