Kur Farkı - Ödemeler - Alacağın Doğumu


Yargıtay 19. Hukuk Dairesi
2018/965
2019/5447
2019-12-05





Özet:

  • Malın geri iadesi suretiyle yapılan ödemeler ile çek keşide edilmek suretiyle yapılan ödemelerde kur farkı istenemez.
  • Bono ile yapılan ödemelerde ödeme tarihi, havale ve elden yapılan ise makbuz ve havale tarihi itibariyle kur farkı doğuruyorsa bu fark istenebilir.

 

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki alacak davası hakkında Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen davanın reddine yönelik 2013/286 esas ve 2017/619 karar sayılı ve 13.04.2017 tarihli hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davacının davalıdan 04.04.2009 tarih ve 01957 seri nolu kur farkı faturası nedeniyle 100.071,50 TL alacaklı olduğunu, söz konusu faturanın davalıya kargo ile teslim edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek söz konusu alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, kur farkı faturasının davalı şirkete tebliğ edilmediğini, taraflar arasında kur farkına ilişkin herhangi bir sözleşme ya da teamül olmadığını savunarak haksız davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında ticari ilişki bulunmakla birlikte, davacının davalıdan kur farkından doğan alacak talep edebileceğine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi taraflar arasında kur farkıyla ilgili bir uygulamada bulunmadığı, davacı tarafından kur farkı alacağından dolayı davalıya ihtarname gönderilmediği, davaya konu kur farkı faturasının tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı, davacının BK'nun 83. maddesi uyarınca alacağını yabancı para üzerinden isteme hakkına sahip iken, dövizle yapılan satışların TL'ye çevrilerek faturaların düzenlendiği, ödemelerin de TL olarak yapıldığı ve bu ödemelerin davacı tarafından kabul edildiği, böylece davacının tercih hakkını Türk Lirası üzerinden kullandığı, bu halde davacının kur farkı talebinde bulunamayacağı, davacı tarafın tahsilatı yaptığında kur farkından doğan fazlaya ilişkin alacağını saklı tuttuğunu da bildirmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, taraflar arasında kur farkı ödeneceğine ilişkin bir sözleşme veya daha önce davacı tarafça davalı tarafa kesilmiş kur farkı faturası da bulunmadığı, kur farkı ödeneceğine ilişkin taraflar arasında teamül olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava kur farkı alacağından kaynaklanmaktadır. Kur farkına esas olan faturalar incelendiğinde, satılan malların döviz karşılığının gösterildiği ve bu nedenle ödeme tarihlerine göre kur farkı istenebileceği anlaşılmaktadır. Ancak malın geri iadesi suretiyle yapılan ödemeler ile çek keşide edilmek suretiyle yapılan ödemelerde kur farkı istenemez. Bono ile yapılan ödemelerde ödeme tarihi, havale ve elden yapılan ödemelerde ise makbuz ve havale tarihi itibariyle kur farkı doğuyorsa bu fark istenebilir. Bu durumda mahkemece bu ilkeye göre yaptırılacak bir hesaba göre karar verilmesi gerekirken tüm ödemeler yönünden kur farkı doğacağına dair bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, dava dosyasının Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne, Dairemiz ilamından bir örneğin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.