Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit ve İstirdat Davası


Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
2021/101
2021/310
2021-03-25





Davacı-karşı davalı vekili tarafından davalı-karşı davacı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat ile alacak istemlerine ilişkin davalarda mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 01.04.2015 tarihinde, ,,,'in dış cephesinde yapılması planlanan grca standartlarında cam elyaf takviyeli fiber beton imalatının projesinde işveren tarafında verilen ölçüye uygun yapılması işi sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin 5. maddesi gereğince davalıya peşin olarak 10.000,00 TL'nin ödendiği ve 30-60-90 günlük 30.04.2015, 30.05.2015 ve 30.06.2015 tarihli 10.000,00 TL bedelli çeklerin verildiğini, ancak davalı taşeronun sözleşmeye göre üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, gerekli üretim imalat ve montajları yapmadığını, işe hiç başlamadığını, hiçbir malzeme ve ekipman getirmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından 05.05.2015 tarihinde Ankara 44. Noterliği'ni..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 2 iş günü içerisinde gerekli malzemelerin şantiyeye indirilmesi, aksi halde sözleşmenin 9. maddesi gereğince tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedeceklerinin bildirildiği, fakat davalı tarafın bu ihtara da uymadığı ve herhangi bir işi yapmadığını, davalı şirkete verilen 30.04.2015 tarihli çekin müvekkili şirketin itibarı nazara alınarak ödenmek zorunda kalındığını belirterek sözleşmedeki edimlerini yerine getirmeyen davalı taşerona elden ödenen 10.000,00 TL ile banka vasıtası ile ödenen 10.000,00 TL yönünden bedelsizlikten dolayı bu miktarların istirdatını, davalı elinde bulunan ve ödenmeyen 30.05.2015, 30.06.2015 tarihli çekler yönünden ise borçlu olmadıklarının tespiti ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; öncelikle müvekkilinin tacir olmadığından mahkemenin görevine itiraz ederek, dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi talebinde bulunmuş, bilaharede sözleşmenin 1. maddesi gereğince iş tanımında belirtilen ölçülerin müvekkiline yazılı olarak bildirilmediği gibi sözleşmenin ifasına esas teşkil edecek şekilde betonarme projesi ile mimari projenin ve de yer tesliminin kendilerine yapılmadığını, çalışacak işçiler için yer temini sağlanmadığını, buna rağmen müvekkilinin tüm çaba ve uğraşları ile yerinde ölçüm yaparak kalıp ve model çalışması yaptığını. Uygulama projesi verilmediğinden imalatta gecikme olduğunu ancak verilen süre içerisinde ihzarat yapıldığı ve işe başlandığını, ancak karşı tarafın işin ifasını engellediğini, çalışan işçilerin taciz edildiğini, işçilerin kaldığı yerlerden çıkartıldıklarını ve daha sonra da haksız olarak Ankara 44. Noterliği'nin 05.05.2015 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesini gönderdiğini, bu ihtarnameye cevaben projenin 3 gün içerisinde kendilerine ulaştırılması ve yer teslimi yapılması halinde işin yapılacağını, aksi halde tüm sorumluluğun davacıya ait olacağından bahisle 21.05.2015 tarihinde cevabi ihtarnamenin gönderildiğini, mütehit defalar ihtarlara rağmen karşı tarafça ilgili belediyece tasdikli uygulama projesinin bir örneğini kendilerine vermediği gibi fiilen çalışmaların da engellendiğini, bu durumun tespiti için Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....../..... D. İş sayılı dosyasında mahallinde keşif yapılarak bilirkişiden tespit raporu aldıklarını belirterek asıl davanın reddini ve fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren açılmış mevduat hesabına bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinde hesaplanacak faizi ile birlikte davacıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı-karşı davalı vekili; sözleşmenin birinci maddesinde açıkça anlaşıldığı üzere karşı tarafın binanın projesini aldığını, işin özel imalat gerektiren eğim yapıya sahip dış yüzey kaplaması işi olduğunu, bu nedenle imalatın projeye uygun yapılması gerektiğini, ancak yapmadığı ve iddiaların yerinde olmadığını, işin bitirilmesi bir yana %10'luk kısmının sadece montajının yapıldığı ve yapılan montajın da hatalı olmasından dolayı söküldüğünü, bu nedenle müvekkilinin zarar gördüğünü, montolama ve yalıtım uygulamalarının da kullanılamaz hale geldiğini, bunların taraflarınca tadil edilmesine rağmen müvekkili şirketin asıl işverene karşı zor durumda kaldığını, bu nedenle karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamı, davalar, cevaplar, taraflar arasındaki sözleşme, değişik iş dosyaları, çekler, tanık beyanları, mahallinde keşif yapılarak alınan usul ve yasaya uygun hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti rapor ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında taşeronun kendisine detay projeleri teslim edilmediği halde yerinde ölçüm almak suretiyle imalata başladığı, ancak imalatı devam ettirmediği ve daha sonra sözleşmenin yüklenici tarafından feshi nedeniyle yapmış olduğu imalat bedeli olan 5.976,32 TL'yi isteyebileceği, yine yüklenicinin, taşerona (çekle ve elden) ödediği 20.000,00 TL ve de şantiyede yaptığı 1.400,00 TL ödemeden yapılan bu imalat bedeli 5.976,32 TL'nin düşümü ile bakiyesi 15.423,68 TL'nin bedelsiz kaldığı ve bu miktarın iadesi gerektiği, ayrıca taşerona verilen iki adet toplam 20.000,00 TL bedelli çeklerin de bedelsiz kaldığı belirtilerek, taşeronun imalat bedeli için açtığı karşı davanın reddine, aslı davanın kısmen kabulü ile yüklenicinin taşerona ödediği 15.423,68 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve verilen henüz tahsil edilmeyen 10.000,00 TL'lik 2 adet çekten dolayda yüklenicinin borçlu olmadığını tespitine karar verilmiştir.

Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; TBK'nın m.97 gereğince davaya konu sözleşmenin tarafı olan davacı-karşı davalı işverenin sözleşme gereğince proje ve ölçü vermek şeklinde öncelikli bir edim borcu bulunmasına karşın projenin verilmediğini, hatta mevcut dahi olmadığının........... Belediyesi'nden gelen cevabi yazılardan anlaşılmış olmasına rağmen; işverenin bu edimini yerine getirmeden, müvekkilinden edim talep etmesinin usule ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davacı karşı davalının kusurlu olmasına rağmen, müvekkilinin yüklendiği edimi bütün olumsuzluklara ve engellemelere rağmen iyi niyetli bir şekilde ifa etmeye çalıştığını, davanın kısmen kabulüne dair kararın müvekkilini mağdur edecek şekilde hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dosyada alınan bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda müvekkilinin, taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında kendisine detay projeleri teslim edilmediği halde yerinde ölçüm almak suretiyle imalata başladığı, yapmış olduğu imalat bedelleri nedeniyle 5.976,32 TL’yi isteyebileceğinin belirtilmesi nedeniyle karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince bu bedelin asıl davada düşülmesi suretiyle hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğu gibi karşı davanın reddi sonucunda karşı tarafa vekalet ücreti verilmesinin de hukuk ve yasa kurallarıyla açıklanamaz bir durum olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, usul, yasa ve hukuka aykırı olan mahkeme kararının bozulmasına, asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat ile alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Dairemizin 02/12/2020 tarih ..../.... E. ..../... K. sayılı geri çevirme kararı gereğince eksiklik mahal mahkemesince ikmal edildikten sonra dosya Dairemize gönderilmiş, istinaf edilen kararın esası incelenmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle asıl davada iş sahibince sözleşme kapsamında ödenen bedelin, davalı tarafça yapılan imalat belirlendikten sonra tespit edilip fazla ödenen bedel üzerinden hüküm kurulmasının doğru olduğunun anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Asıl davada alınması gereken 2.419,79 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan (35,90 TL+570,00 TL) toplam 605,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.813,89 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-Birleşen davada alınması gereken 59,30 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

4-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yargılama giderlerinin davalı-karşı davacı üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.