Kendini Savunamayacak Ölçüde Olup Olmama - Haksız Tahrik


Yargıtay 1. Ceza Dairesi
2020/67
2020/1204
2020-06-09





Özet:

  • Gerekçede, maktulün geçirdiği felç sonucunda sakat kalması nedeniyle yatalak ve ağır derecede engelli olup, 42 kilogram ağırlığında, 65 yaşında ve çok zayıf olduğu belirtilmekte ise de; 
  • Maktulün bu şekilde belirtilen rahatsızlığının 5237 sayılı Yasanın 82/1-e maddesi kapsamında "kendini savunamayacak ölçüde" olup olmadığına ilişkin dosyada bulunan maktule ait tüm evrakların kül halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili ihtisas dairesine gönderilerek rapor alınıp değerlendirilmesi ve buna göre sanığın hukuki durumunun tespitinin gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
  • Maktulün kendini savunmayacak derecede olduğunun kabulü ile birlikte fiziki durumu itibariyle TCK.nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin oluşamayacağının düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.
 
Oluşa, dosya içeriğine ve mahkemenin gerekçesine göre, sanık ...'nın maktul ...'e yönelik eyleminin kasten öldürme olarak nitelendirilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki suç vasfına ilişen düşünce benimsenmemiştir.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'nın, maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçunun sübutu kabul, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, bozmadan sonra verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin; suç vasfına, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, katılan Kurum vekilinin; cezada indirim yapılmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;

Ancak;

Gerekçede, maktulün geçirdiği felç sonucunda sakat kalması nedeniyle yatalak ve ağır derecede engelli olup, 42 kilogram ağırlığında, 65 yaşında ve çok zayıf olduğu belirtilmekte ise de; maktulün bu şekilde belirtilen rahatsızlığının 5237 sayılı Yasanın 82/1-e maddesi kapsamında "kendini savunamayacak ölçüde" olup olmadığına ilişkin dosyada bulunan maktule ait tüm evrakların kül halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili ihtisas dairesine gönderilerek rapor alınıp değerlendirilmesi ve buna göre sanığın hukuki durumunun tespitinin gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi gerekeceği;

Kabule göre;

1- Maktulün kendini savunmayacak derecede olduğunun kabulü ile birlikte fiziki durumu itibariyle TCK.nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin oluşamayacağının düşünülmemesi,

2- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmolunmaması,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin ve katılan Kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 09/06/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.

kaynak:  (www.corpus.com.tr)