Kefalet Sözleşmesi - Kefalet Limiti


Yargıtay 19. Hukuk Dairesi
2017/4882
2019/5617
2019-12-19





Özet:

  • Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kefalet limitinin açık şekilde belirlenmiş olması gerekir

 

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davası hakkında İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen davanın reddine yönelik 2014/1812 esas ve 2016/755 karar sayılı ve 22.11.2016 tarihli hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalıların, öncesinde ... Bank A.Ş, devredilmekle Bayındırbank A.Ş. ünvanlı bankadan kredi kullanan dava dışı firmanın müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduklarını, kredi kullandıran bankanın TMSF'ye devredilip sonrasında davacı şirkete temlik edildiğini, ödenmeyen kredi borcu için başlatılan icra takibine davalıların haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek davalıların itirazlarının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, dava dışı şirket kredi kullanmadığından davalının kefaletinin de söz konusu olmadığını, takip öncesinde temerrüde düşürülmediğini, istemin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, takibe konu alacağın dayanaklarının takipte gösterilmediğini, ihtarname ile temerrüde düşürülmediğini, borcun zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin yapıldığı tarihte geçerli olan mülga 818 sayılı BK'nun 484. gerekse dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nun 583. maddeleri uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, sözleşmede kefalet tutarının açıkça belli olması gerektiğinden davalıların sözleşme içerisinde sorumlu olacağı kefalet limiti ayrıca ve açıkça gösterilmediği gibi kefillerin sorumluluğuna dair muayyen bir miktarında belirtilmediği, davalıların sözleşmeyle bağlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 484.maddesi ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı BK.'nun 583.maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kefalet limitinin açıkça belli olması gerektiği ayrıca sözleşmede herhangi bir miktar da bulunmadığı, davalıların işbu sözleşmeye bağlı olarak sorumlu tutulamayacakları ve davalılar açısından bu sözleşmenin geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle, muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 2017/398 esas ve 2017/492 karar ve 18.05.2017 tarihli hükmün ONANMASINA, dosyanın İzmir 2.Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.