İşyerindeki Huzur Ortamının Bozulması


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2017/12467
2019/19758
2019-11-12





Özet:

  • Davacının mağazada yapılan sayımda çıkan eksik ürünlerin bedelini mağaza müdürü olduğu için çalışanlar arasında bölüştürüp çıkış yaptığı ve bu durumu üst yöneticilere bildirmediği ve personeli işlerin yoğunluğu gerekçesi ile öğle yemeğini göndermemek gibi baskıcı tutum ve eylemlerde bulunduğu, işyeri personellerinden, yazılı beyanlardan işyerindeki ürün açığının bu şekilde kapatılmasından rahatsızlık duydukları ve davacının kendi üzerlerinde baskı kurmak suretiyle zorla açığı kapattırdığı ve öğle yemeklerine çıkamadıkları anlaşılmaktadır.
  • Mahkemece davacının bu eylemlerinin iş akdinin bildirimsiz feshini gerektirecek ağırlıkta olmadığı ancak geçerli nedenle fesih sebebi oluşturacağı kanaatine varılmış ise de; personellerin davacının bu davranışları nedeni ile huzurlarının kalmadığını istikrarlı ve tutarlı bir biçimde beyan etmelerinden, davacının da savunmasında işler yoğun olduğu için ve şirketin menfaati için bu şekilde davrandığı kabul etmesi karşısında davacının davranışlarının doğruluk ve bağlılığa aykırı olup işverenin davacı ile iş ilişkisinin çekilmez hale geldiği ve işyerindeki huzur ortamının bozulduğunun kabulü ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi uyarınca işveren feshinin haklı olduğu anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekir.

 

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... AVM'de bulunan işyerinde 24/07/2010 tarihinde işe girdiğini, 17/03/2014 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin davalı tarafça haksız olarak sona erdirildiğini, en son net 1.600,00 TL maaş ve 290,00 TL yemek parası aldığını, mağaza sorumlusu olarak çalıştığını ve haftanın 6 günü 10.00-18.00 ve 14.00-22.00 vardiyalarında çalıştığını, ilaveten her gün 2 saat fazla çalıştığını, dini bayramların birinci günü saat 14.00'dan itibaren çalışma olduğunu, sadece 5 günlük yıllık izin kullandığını, fesih bildirimine dayanak ihtarnamenin akdin feshine sebep olacak kapsamda bulunmadığını, envanter sayımlarında çıkan eksikliğin teamül olarak uygulana gelen çıkan açığın paylaşımı niteliğinde olduğunu, sivil kıyafet ile çalışmanın bir defaya mahsus müşteriyi bekletmeden sorunu çözme amaçlı olduğunu ileri sürerek;kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 24/07/2010 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 17/03/2014 tarihinde İş Kanunun 25/II-d maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 13/03/2014 tarihinde yapılan kontrolde " mağazada yapılan envanter sayımı sonucunda tespit edilen açıkları alt kadrosunda çalışan personele zorla ödettiğinin ve bu konuda baskı oluşturduğunun, dolayısıyla da şirket envanterleri ile kayıtlarını yanılttığının, personelin öğle yemeği molasını kullanmasına engel olduğunun, mağazaya geç gelerek uzun süre sivil kıyafet ile çalıştığının " tespit edildiğini, taraflar arasındaki iş ilişkisinin devamının imkansız hale gelmesi üzerine davacının iş akdinin feshedildiğini, davacının haftalık 45 saati aşamayacak şekilde vardiya sisteminde çalıştığını, bu saatleri aşan çalışması olduğunda o ayın maaş bordrosuna yansıtılarak ödendiğini veya izin olarak kullandırıldığını, davacının bakiye yıllık izin ücretinin fesih esnasında bordrosuna yansıtılarak ödendiğini ayrıca davacının ulusal bayram genel tatil günlerine denk gelen çalışmalarının ücretlerinin de bordrosunda gösterilerek ödendiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece özetle; SGK kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde;davalı şirket davacının iş akdinin 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi gereği haklı sebeple feshedildiğini beyan ettiği ve davacı hakkında sadece 14/03/2014 tarihinde üç ayrı tutanak tutularak yazılı savunmasının istendiğinin görüldüğü,davacının, mağazada eksik çıkan ürünlerin bedelini çalışanlar arasında bölüştürüp tahsil etmesi ve mağaza personelini zaman zaman yemek molasına çıkarmaması eylemlerinin iş akdinin bildirimsiz feshini gerektirecek ağırlıkta olmadığı, ancak geçerli nedenle fesih sebebi oluşturacağı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Somut uyuşmazlıkta dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, işyeri çalışanlarının beyanları ve davalı tanıkları ... ve ...’ın duruşmada alınan beyanlarının bütün olarak değerlendirilmesinde;davacının mağazada yapılan sayımda çıkan eksik ürünlerin bedelini mağaza müdürü olduğu için çalışanlar arasında bölüştürüp çıkış yaptığı ve bu durumu üst yöneticilere bildirmediği ve personeli işlerin yoğunluğu gerekçesi ile öğle yemeğini göndermemek gibi baskıcı tutum ve eylemlerde bulunduğu, işyeri personellerinden ... ,...,... ve ...’nun da yazılı beyanlarından işyerindeki ürün açığının bu şekilde kapatılmasından rahatsızlık duydukları ve davacının kendi üzerlerinde baskı kurmak suretiyle zorla açığı kapattırdığı ve öğle yemeklerine çıkamadıkları anlaşılmaktadır.

Her ne kadar mahkemece davacının bu eylemlerinin iş akdinin bildirimsiz feshini gerektirecek ağırlıkta olmadığı ancak geçerli nedenle fesih sebebi oluşturacağı kanaatine varılmış ise de; dosyadaki bilgi ve belgelerden ve personellerin davacının bu davranışları nedeni ile huzurlarının kalmadığını istikrarlı ve tutarlı bir biçimde beyan etmelerinden,kaldı ki; davacının da savunmasında işler yoğun olduğu için ve şirketin menfaati için bu şekilde davrandığı kabul etmesi karşısında davacının davranışlarının doğruluk ve bağlılığa aykırı olup işverenin davacı ile iş ilişkisinin çekilmez hale geldiği ve işyerindeki huzur ortamının bozulduğunun kabulü ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi uyarınca işveren feshinin haklı olduğu anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

(www.corpus.com.tr)