İhtiyati Haczin -Değişen Koşullar- Nedeniyle Kaldırılması Kararına Karşı İstinaf Yolu Kapalıdır

11 Şubat 2026, 21:50 - 284

İhtiyati Haczin -Değişen Koşullar- Nedeniyle Kaldırılması Kararına Karşı İstinaf Yolu Kapalıdır


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
2025/1553
2025/1569
2025-10-09





Özet:

  • İlk derece mahkemesi, yargılama sırasında gelen ve davalıyı kusursuz bulan bilirkişi raporuna dayanarak, daha önce verdiği ihtiyati haciz kararını "değişen koşullar" gerekçesiyle kaldırmıştır.

  • Davacı Banka, alacağın teminatsız kaldığını belirterek bu kaldırma kararına karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

  • Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), kanunda sadece "ihtiyati haczin reddi" veya "ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararların" istinaf edilebileceğini, ancak yargılama sürerken verilen Değişen Koşullar Nedeniyle Kaldırma yönündeki ara kararların istinaf edilemeyeceğini belirterek başvuruyu usulden reddetmiştir.

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davalı ... hakkında verilen 01/02/2022 tarihli ihtiyati haciz kararının değişen koşullar karşısında ve davalı ... ile sınırlı olmak üzere kaldırılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müflis Banka'nın zarara uğratıldığı tespit edilmiş olduğunu, kredi kullandırım kararında gayrimenkul ipoteği alınması şartı getirildiği halde kredinin davalılar tarafından farklı tarihlerde ipotek alınması ötelenmiş ve bugüne kadar krediye teminat alınmamış olduğunu, kredinin tahsil edilememesinden dolayı 63.615,91 Euro ve 2.707,36-TL zararının mevcut olduğunu 13/09/2011 tarih, 1468-1 sayılı genel müdürlük kredi komitesi kararı ile ...Firmasına 1.250.000 Euro nakdi kredi tahsis edilmiş olduğunu, kredinin teminat şartı olarak ekspertiz değeri en az risk tutarı kadar olan gayrimenkul üzerine riskin %50 fazlası tutarında birinci dereceden gayrimenkul ipoteği tesis edilmesi şartı getirilmiş olduğunu, kredi tahsis kararı uyarınca firmaya 14/09/2011 tarihinde 1.100.000Euro tutarında nakdi kredi kullandırımı yapılmış olduğunu ancak tahsis şartlarında öngörülen gayrimenkul ipoteğinin tesis edilemediği ve banka sisteminde söz konusu eksiklik için farklılık kaydı oluşturulduğunun görüldüğünü, 24/04/2012 tarih, 1557-1 sayılı GMKKK ile firmanın kredi limitinin 1.500.000-Euroya yükseltildiğini ve aynı gün 380.000 Euro ilave kredi kullandırılmış olduğunu, gayrimenkul ipoteği henüz tesis edilmediğinden daha önce oluşturulan farklılık kaydının kapatılarak güncel risk tutarına göre yeniden açılmış olduğunu, 16/05/2012 tarihinde 898 sayılı Kredi Komitesi Kararı ile firmanın nakdi kredi limiti aynı kullandırım şartları geçerli olmak üzere 2.600.000Euroya yükseltilmiş olduğunu, bu kredi kapsamında 93.800Euro tutarında yeniden yapılandırmanın gerçekleştirilmiş olduğunu , söz konusu ipotek eksikliklerine ilişkin farklılık kayıtları ilgili dönemde krediler tahsisten sorulu olan genel müdür yardımcısı ... tarafından onaylanmış olduğunu, firmada teminat eksikliğinin mevcut iken davalılar tarafından imzalanan 24/04/2012/1557-1 tarih sayılı karar ile firmanın kredi limiti arttırılarak firmaya ilave kredi kullandırımının yapılmış olduğunu, müflis bankanın dava tarihi itibari ile zararının 63.615,91 Euro ve 2.707,36-TL olduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkilinin uğramış olduğu 63.615,91 -Euro TCMB fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı ve 2.707,36-TL zararın dava tarihinden itibaren bankalarca mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz oranında hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 01.02.2022 tarihli ara kararda; "...Somut olayda ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.109/f.3 hükmüne ve özellikle bu noktadaki dava dilekçesi ekindeki yönetim kurulu kararları,davacı vekilinin somutlaştırılmış olduğu ve ön inceleme hazırlık tutanağı çerçevesinde sunmuş olduğu belgeler,teftiş kurulu başkanlığının inceleme raporlarının içeriği,isnat edilen suçlamaya ilişkin yürütülmekte olan savcılık soruşturmaları,hatta davalılara hali hazırda hala tebligat dahi yapılamamış olması karşısında alacağın varlığına ilişkin miktar ve alacağın varlığı noktasında kanaat verici yeterli düzeyde belgelerin mevcudiyeti anlaşılmaktatır.Kaldı ki davalılara atfedilen haksız bir fiile dayalı tazminat davasında dava dilekçesine konu olan alacağın olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği,rehinle temin edilmediği, esasen davacının somutlaştırdığı ve yukarıda açıklanan deliller bir bütün olarak dikkate alındığında da muacceliyet hususunun gerçekleşmiş olduğu kabul olunmalıdır.Bu itibarla davacının davalılar aleyhine talep etmiş olduğu ihtiyati haciz talebinin yukarıda açıklanan gerekçe karşısında kabulü mümkün olduğu gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun uygulamaları ve bu uygulamaları benimseyen BAM ilam içerikleri karşısında da talebe konu alacak miktarları ile sınırlı olmak, taşkın hacze yol açmamak ve davacının talepleri ve davalılardan talep olunan alacak miktarları ile sınırlı şekilde ihtiyati haciz talebini kabul etmek gerekmiştir.(Yargıtay HGK 2015/21-3372E.2018/766K.sayılı ilamdan hareket edilmiştir.)..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekilince, İİK'nın 265. maddesi uyarınca itiraz edilmiştir.İlk derece mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 09.05.2022 tarihli ara kararıyla, kararda gösterilen gerekçelerle, davalının mahkememizce verilen ihtiyati hacze yönelik tüm itirazlarının tümden reddine, karar verilmiştir. Davalı ... vekili tarafından bu ara karar istinaf edilmiştir. Dairemizin 2023/175 Esas, 2023/243 Karar ve 16.02.2023 tarihli kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Eldeki istinaf başvurusuna konu karar, bundan sonraki aşamada verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU ARA KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesi, davalı ... vekilinin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik 17.06.2025 dilekçesinin değerlendirildiği 17.07.2025 tarihli ara kararında; "...Mahkememizce alınan 27.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı ...'in denetim ve gözetim yükümlülüğü bulunmadığı, geçerli delegasyan nedeniyle nedeniyle ipoteksiz olarak verilen krediden dolayı sorumlu tutulamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Değişen delil durumuna göre 01.02.2022 tarihli ihtiyati haciz kararına dayanak gerekçedeki kanaat verici belge durum ve şartındaki değişiklik nedeniyle ihtiyati haczin mağduriyete ve ileride telafisi mümkün olmayacak nitelikte zarara neden olmamak bakımından hali hazırdaki mevcut delil durumuna göre davalı ... yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, davalı ... hakkında verilen 01/02/2022 tarihli ihtiyati haciz kararının değişen koşullar karşısında ve davalı ... ile sınırlı olmak üzere kaldırılmasına, karar vermiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, haczin kaldırılması ile müflis bankanın hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını, dosyada alınan eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini, raporun hukuki değerlendirme yönünden hatalı olduğunu, raporda davalıların sorumluluğu hakkında değerlendirmeler yapıldığını, 24.04.2012 tarihli Genel Müdürlük Kredi Komitesi kararında ...'in imzasının bulunduğunu, ayrıca mali sorumluluğu bulunan kişiler ve sorumluluk nedenlerinin belirtildiğini, görüldüğü üzere ...'in ... ... Bankası AŞ'de Mayıs 2011- Ocak 2013 tarihleri arasında Ticari Pazarlama Müdürü olarak görev yaptığını, 250.000,00 EURO limit artırım onayında olumlu görüşünün bulunduğunu, kredinin tahsil şartlarında gayrimenkul ipoteği alınması öngörüldüğü halde davalıların eylemleri ile ipotek alınmasının sürekli ötelendiğini, alacağın teminatsız bırakıldığını, iddianın yaklaşık olarak ispat edildiğini, davalı ...'in banka zararından sorumluluğunun bulunduğunu, yargılama sonuna kadar tedbir ve haczin kaldırılmaması gerektiğini iddia ederek, ara kararın kaldırılıp ihtiyati haciz kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, banka zararının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davalı ... vekilinin talebi üzerine 01/02/2022 tarihli ihtiyati haciz kararının değişen koşullar karşısında ve davalı ... ile sınırlı olmak üzere kaldırılmasına karar verilmiş; verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı müflis banka tarafından, davalı banka çalışanlarının görev süreleri içerisinde zarara neden oldukları ve bu zararın raporlarla tespit edildiğini iddia ederek, bankanın uğramış olduğu zararın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Dava dilekçesi ile birlikte ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Yukarıda ayrıntılı şekilde özetlendiği üzere mahkemenin 01.02.2022 tarihli ara kararı ile 990.436,10 TL alacak miktarı üzerinden davalılar aleyhine İİK 257 maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Söz konusu karar davalılardan ... vekilinin istinaf edilmesi üzerine davalının istinaf talebi Dairemizin 16.02.2023 tarihli kararı ile reddedilmiştir. İhtiyati haciz talebine yönelik itiraz süreci tamamlanmıştır. Yargılama aşamasında dosyaya 27.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu ibraz edilmiştir. Raporun sonuç kısmında, davalılardan ...'in yatay bağlamda bir denetim, gözetim yükümlülüğü bulunmadığı, geçerli delegasyon nedeniyle ipoteksiz olarak verilen krediden dolayı sorumlu tutulamayacağına dair görüş belirtilmiştir. ... vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı 17.06.2025 tarihli dilekçe ile beyanda bulunulmuş ve beyan dilekçesinin sonuç kısmında, ihtiyati haczin devamı durumunda telafisi imkansız zararlar doğacağı iddiaları ile birlikte verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, istinafa konu edilen 17.07.2025 tarihli ara karar ile yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, 01.02.2022 tarihli ihtiyati haciz kararının değişen koşullar karşısında ve ... ile sınırlı olmak üzere kaldırılmasına karar verilmiştir.

Derdest davada, İİK'nın 257 vd maddeleri gereğince talep edilen ihtiyati haciz kararı ve söz konusu ara karara itiraz ile itiraz üzerine verilen ret kararının kesinleşmesi söz konusudur. Bu durumda, tarafların da kabulünde olduğu üzere ihtiyati haczin kaldırılmasının tartışılması gerekecektir. İİK'nın 266. maddesi uyarınca, "Borçlu para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra yetki, icra mahkemesine geçer." düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 341/1.b maddesinde istinafa tabi kararlar açıkça sayılmıştır. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yine, İİK'nın 258/son maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddi kararlarına; 265/son maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf kanun yolu açılmıştır.

Somut olayda, mahkemece verilen 17.07.2025 tarihli ara karar İİK'nın 266.maddesi uyarınca verilen bir karardır. İhtiyati haczin şartlarına ve itiraz sebeplerine ilişkin olmayan ara karardır. Bu tür ara kararların istinaf edilebileceğine ilişkin kanunda herhangi bir düzenleme bulunmadığından, istinafı kabil kararlardan olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, istinaf incelemesine konu ara karar, istinafı kabil kararlardan olmadığından, caiz olmayan istinaf başvurusunun usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle;

Başvuru konusu ara karar, istinafı kabil kararlardan olmadığından, caiz olmayan istinaf başvurusunun usulden reddine,2-Davacı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU :HMK'nın 362/1.f maddesi uyarınca karar kesindir.

KARARI YAZDIR


Aşağıdaki arama terimleri ile ilgili kararlara etiketlere tıklayarak ulaşabilirsiniz :
İhtiyati Haciz Ara Karar İstinaf Yolu İİK Madde 266 HMK Madde 341 Bankacılık Zimmeti Bilirkişi Raporu Kesin Karar
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları