İhalenin Feshi


Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
2020/143
2020/1432
2020-02-18





Özet:

  • Satış dosyasının incelenmesinde; ortaklığın giderilmesi sureti ile yapılan ihalede hissedarlardan şikayetçinin en yüksek pey sürerek ihalede taşınmazı satın aldığı, ihale bedelini yatırmaması üzerine 2. en yüksek pey sürene muhtıra tebliğ edildiği, kabul edilmemesi üzerine İİK’nın 133. maddesine göre yapılan ihale öncesi satış memurluğunca şikayetçinin %20 teminatla ihaleye girmesi yönünde karar verildiği anlaşılmıştır. 
  • İcra dairesi, süresinde satış bedelini ödemediği için ihalenin feshine sebebiyet veren birinci alıcının bu ihaleye katılmamasına karar verebileceği gibi birinci alıcının ihaleye peşin para ile girebileceğine de karar verebilir. 
  • İcra dairesi, birinci alıcının ihaleye katılmasına karar verirse birinci alıcının bu ihaleye katılabilmesi için yeniden teminat göstermesi gerekir. Çünkü birinci alıcının daha önce göstermiş olduğu teminat İİK’nun 133/2. maddesi gereğince sorumlu bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulmuştur. 
  • Bu durumda satış memuru kararında yasaya aykırılık bulunmadığı ve ihalenin usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.
 
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Şikayetçinin, 28.06.2018 tarihinde yapılan ihalede taşınmazı satın alıp ihale bedelini ödememesi nedeni ile ihalenin feshine sebep olduğu gerekçesi ile 08.01.2019 tarihinde İİK 133. maddesine göre yapılan tamamlayıcı ihaleye katılma talebinin icra müdürlüğünce %20 teminat yatırması şartına bağlandığı, bu nedenle ihaleye katılımının engellendiği,satışa konu taşınmazdaki miras payının %20 teminat bedelini karşıladığı halde ihaleye katılımının engellenmesinin yasal olmadığı iddiası ile ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, davanın reddi ile %10 para cezasına hükmedildiği, şikayetçi tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ortadan kaldırılarak davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Satış dosyasının incelenmesinde; ortaklığın giderilmesi sureti ile 28.06.2018 tarihinde yapılan ihalede hissedarlardan şikayetçi Veli Tekin’in en yüksek pey sürerek ihalede taşınmazı satın aldığı,ihale bedelini yatırmaması üzerine 2. en yüksek pey sürene muhtıra tebliğ edildiği, kabul edilmemesi üzerine İİK’nın 133. maddesine göre yapılan ihale öncesi satış memurluğunca şikayetçinin %20 teminatla ihaleye girmesi yönünde karar verildiği anlaşılmıştır. İcra dairesi, süresinde satış bedelini ödemediği için ihalenin feshine sebebiyet veren birinci alıcının bu ihaleye katılmamasına karar verebileceği gibi birinci alıcının ihaleye peşin para ile girebileceğine de karar verebilir. İcra dairesi, birinci alıcının ihaleye katılmasına karar verirse birinci alıcının bu ihaleye katılabilmesi için yeniden teminat göstermesi gerekir. Çünkü birinci alıcının daha önce göstermiş olduğu teminat İİK’nun 133/2. maddesi gereğince sorumlu bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulmuştur. Bu durumda 08.01.2019 tarihli satış memuru kararında yasaya aykırılık bulunmadığı ve ihalenin usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.

Öte yandan İİK'nun 133. maddesine göre yapılan ihalelerde, fesih isteminin reddi halinde para cezası öngörülmemiş olup, bu hususta para cezasının uygulandığı aynı Kanun'un 134. maddesine yapılan bir atıf da bulunmamaktadır.

Bu durumda; başkaca fesih nedeni de olmadığından ilk derece mahkemesinin fesih isteminin reddine dair kararı yerinde olmakla birlikte şikayetçinin para cezasına mahkûmiyeti isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince %10 para cezası çıkarılmak sureti ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Davalının temyiz itirazlarını kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 21.10.2019 Tarih 2019/2382 E.- 2628 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2020 gününde oy birliği ile karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)