Güvence Hesabının Rücu Alacağı - İcra Takibi


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/12881
2016/12881
2019-05-13





Davacı vekili;davalı ...’ın maliki ve sürücüsü olduğu aracın 04/01/2010 tarihinde, yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan ...’a çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ...’ın vefat ettiğini, ...’ın hak sahiplerine 15.07.2014 tarihinde hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının, davalının maliki ve sürücüsü olduğu aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi olmaması sebebiyle müvekkili kurum tarafından ödenmesinin gerçekleştirildiğini, aracın kusurlu sürücüsüne, işletenine, ve diğer sorumlularına müvekkilinin rücu hakkının bulunduğunu bu sebeple ödeme yapılan bedelin davalılardan tahsili için aleyhlerinde icra takibi başlatıldığını, ödeme emri tebliğine rağmen, borç ödenmediği gibi borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olup, iptalinin gerektiğini ileri sürerek borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...;ceza yargılamasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini,ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarında, kazanın meydana gelmesinde mütevefanın asli kusurlu olarak belirlendiğini, mütevefanın hak sahiplerine kendisi tarafından fazlasıyla ödeme yapıldığını ve hak sahipleri tarafından ibra edildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının davasının kabulüne, ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, likite koşulları oluştuğundan asıl borç miktarı olan 21.819,00 TL’nin %20'si olan 4.363,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

1-Dava, trafik kazası sonucu vefat eden kişinin hak sahiplerine ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarar sorumlusu olduğu iddia olunan araç maliki/ sürücüsü davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davalı vekili, icra takibine yapmış olduğu itirazında ve yargılama aşamasındaki beyanlarında Kazada vefat eden mütevefanın yakınlarına müvekkilinin maddi ve manevi olarak fazlasıyla yardımda bulunduğunu, mütevefanın bakiye Bağ-Kur borcunu ödeyip,aileye yeni bir ev inşaa ettiğini, müvekkili ile mütevefanın mirasçıları arasında müvekkilinin ibra edildiğine dair ibraname imzalandığını, davacı tarafça araştırma yapılmadan mükerrer ödeme yapıldığını beyan etmiştir. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davalının savunmasına esas feragat ve ibraname başlıklı tarihsiz belgenin dosya içerisinde yer aldığı, davalı tarafından ödeme yapıldığının, mütevefanın mirasçıları tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece, davalının savunması ve delilleri araştırılıp tartışılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir.

O halde mahkemece, takip dosyasında sunulan feragat beyanları, ödeme belgeleri ve tarihleri, ödeme beyanları ile davacının ödeme tarihi dikkate alınarak, davalı tarafından yapılmış bir ödeme olup olmadığı, var ise bu ödemenin ne kadarının maddi tazminata ilişkin olduğu, mütevefanın Bağ-Kur pirim borcu ödemelerinin kim tarafından yapıldığı, davalının yaptığının iddia ettiği evin kim tarafından ne zaman yapıldığının, bu ödemeler nedeni ile borcun sönmüş olup olmadığı, davacının dava tarihinde dava açma hakkının bulunup bulunmadığı ve davacı tarafından yapılan ödemenin mükerrer ödeme olarak kabul edilip edilemeyeceği, araştırılıp nedenleri ile gerekçede tartışılarak sonucuna göre karar vermek gerekmektedir.

Kabule göre de;dava konusu tazminat miktarı likit (belirli, muayyen) olmayıp hükmedilecek tazminat miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.