Çocuğun Cinsel İstismarı - Çelişkili Beyanlar


Yargıtay 14. Ceza Dairesi
2019/7013
2020/944
2020-02-06





Özet:

  • Mağdurenin yaklaşık beş yıldır devam ettiğini iddia ettiği eylemleri, ailesinden gizlice çalışmaya başlaması ve erkek arkadaşıyla görüşmesi nedeniyle sanık babası tarafından dövülüp okuldan alınarak dini eğitim veren bir yurda yerleştirildikten sonra arkadaşı ile annesine taciz olarak kısmen anlatması ve sonraki süreçte okul idaresi tarafından durumun adli makamlara bildirilmesi şeklindeki olayın intikali ve zamanı, 
  • Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma, mağdurenin mahkemedeki "... Annem bana baban kötü, onun yanına gitme diye uyardı, mahkemeye gelirken de bir şeyler söylemişti ancak hatırlamıyorum, ablama bir şey yaptığına tanık olmadım, ablam bana duruşmaya gelirken bana yapmaya başladığı zaman sana da yapmaya başlamış diye söyledi." şeklindeki beyanı, tanık anlatımları, 
  • Yapılan anal muayenede kronik ya da akut fiili livatanın bulgularına rastlanılmadığının tespit edilmesi ve ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi karşısında, mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddedilmesi kanuna aykırıdır.
 
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:

Sanık hakkında mağdure ...’ye yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanık hakkında atılı suçtan dolayı ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hüküm temyiz edilmiş ise de, atılı suç için kanunda öngörülen ağırlaştırıcı nedenler nazara alınmaksızın temel cezanın üst sınırının 10 yılın altında olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g. maddesi gereğince kesin olduğundan, anılan hükme ilişkin katılan ... vekili ile Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. maddesi uyarınca REDDİNE,

Sanık hakkında mağdure...'e (...) yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Mağdurenin yaklaşık beş yıldır devam ettiğini iddia ettiği eylemleri, ailesinden gizlice çalışmaya başlaması ve erkek arkadaşıyla görüşmesi nedeniyle sanık babası tarafından dövülüp okuldan alınarak dini eğitim veren bir yurda yerleştirildikten sonra arkadaşı ile annesine taciz olarak kısmen anlatması ve sonraki süreçte okul idaresi tarafından durumun adli makamlara bildirilmesi şeklindeki olayın intikali ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma, mağdure ...’nin mahkemedeki "... Annem bana baban kötü, onun yanına gitme diye uyardı, mahkemeye gelirken de bir şeyler söylemişti ancak hatırlamıyorum, ablama bir şey yaptığına tanık olmadım, ablam bana duruşmaya gelirken bana yapmaya başladığı zaman sana da yapmaya başlamış diye söyledi." şeklindeki beyanı, tanık anlatımları, yapılan anal muayenede kronik ya da akut fiili livatanın bulgularına rastlanılmadığının tespit edilmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi karşısında, mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddedilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.06.2018 gün ve 2018/1352 Esas, 2018/1132 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanığın atılı suçtan TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmesine, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

kaynak:  (www.corpus.com.tr)